Cer Modern Ankara’daki modern sanat merkezlerinin önemlilerinden biri olarak, tarihin bildiğimiz akışını değiştiren ve 2019 yılına ismini veren Göbeklitepe’nin yüzyılın en önemli arkeolojik buluntusu olarak ortaya çıkarılmasını, buna yakışan bir heyecanla kutlamamıza yeni sergisiyle katkıda bulunuyor: Göbeklitepe, The Gathering.

Fotoğraf: cermodern.org/

“İnsanlık tarihinin karanlık ve ilkel tarafı” olarak andığımız çağlarda, toplumların aslında tahmin ettiğimizden çok daha karmaşık ve gelişmiş yaşam tarzı olduğunu anlamamızı sağlayan Göbeklitepe kalıntıları UNESCO tarafından 2018 yılı içerisinde dünya mirası listesine eklendi. Tarihin ve medeniyetin yeni sıfır noktası olarak kabul gören ve gelişmiş yerleşik toplumların başlangıcını 5000 yıl daha geriye atan yaklaşık 12.000 yıllık bu eşsiz bu arkeolojik buluntu, dünya ve insanlık tarihini yeniden değerlendirmemize yardımcı olacak gizemli bir kapıyı da aralamış oldu.

Dünyanın ilk tapınağının da içinde bulunduğu Göbeklitepe, dünya tarihini değiştirdiği gibi hala devam eden kazılarıyla da dünya arkeolojik gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor. 2018 yılında UNESCO dünya miras listesine girişini 2019 yılını Göbeklitepe yılı olarak ilan ederek kutladığımız buluntu için bu kez Ankara’da çok özel bir dijital sergi düzenlenmeye başladı. CerModern‘de  sanatseverlerle buluşan: Göbeklitepe, The Gathering!

Göbeklitepe, The Gathering

21 Eylül itibariyle Ankara, Cer Modern’de ziyarete açılan sergi Göbeklitepe’nin hikayesini Dada Tek Başına, İlk Toplanmalar, Toplanmaya Giden Yollar ve Toplanma temasına sahip 4 bölümde anlatıyor.

İlk bölüm olan Doğada Tek Başına‘da, karanlık ve ürkütücü görsel ve işitsel efektlerle süslenen doğada yalnız ve avcı toplayıcı olarak tek başına yaşayan insanlar simgelenmiş. Bu kısımda sergi alanının ince bir hatta bireyselliği öne çıkaracak şekilde kurgulandığını görüyoruz. Verdiği duygu açısından da bence en etkileyici kısımlardan birisi bu ilk giriş bölümüydü.

İkinci bölüm olan İlk Toplanmalar’da, daha genişçe bir alana ulaşıyor ve burada perdeye yansıtılan kavramlarla o dönemde kullanıldığı bilinen vücut boyama geleneğine gönderme yapıldığını görüyoruz. Burada dönem alışkanlıklarını yansıtan renkler ve objelerin baz alındığı görüntüleri izlerken, güneş ve ayın hareketlerini de gözlemleme şansı buluyoruz.

Çok daha modern bir bakış açısına sahip kesişen yollar temasına ilişkin video gösterisi bireysellikten sonra toplumsal hayata geçişteki ilk örnekleri temsil ediyor. Son bölümde 360 derecelik bir perdeye sahip büyük toplanma alanına ulaşıyor, kendimizi son toplanmayı anlatan sembollerin kullanıldığı görsellerin ve videonun yansıtıldığı sahnenin ortasında buluyoruz. Gökyüzündeki yıldızlardan şekil alan DNA sarmalının insanların toplumsal değişimi simgelendiği açılış sahnesinden sonra avcı toplumdan yerleşik tarım toplumuna geçen ve toprağı sahiplenen insanların bir araya gelişini ve elbette Göbeklitepe’nin temellerinin atılışını izliyoruz.

Toplanma bölümünde en dikkat çeken ayrıntılardan birisi de, alanın ortasında yer alan ve Göbeklitepe’de bulunan dairesel alanların çevresindeki 12 taştan yola çıkılarak düzenlenen el bölmeleriydi. Bu bölmeler, interaktif olarak sergiye katılabilmemizi ve 12 adet ziyaretçinin taşın etrafına dizilerek ellerini bölmeye yerleştirmesiyle günümüz insanı ile Göbeklitepe insanları arasındaki bir köprünün kurulmasını örnekliyorlar.

Fotoğraf: trthaber.com/

Sergiden, şaşkın, mutlu ve heyecanlı ayrılıyoruz. Hedefi Göbeklitepe ile ilgili sorulara cevap vermek değil, yeni sorular yaratmak olan Göbeklitepe: The Gathering sergisi, 31 Aralık’a kadar CerModern’de ziyaret edilebilir. Bizleri 12.000 yıllık bir seyahate çıkaran bu deneyim, gezerken hem çok heyecanlandıran hem de çok bilgilendirenlerden. Ankara’da iseniz kaçırmayın derim!

Herkese bol keşifli günler. :)

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN