Kapadokya ve Nemrut Dağı’nın tarihle doğayı iç içe geçiren güzellikleri, Safranbolu ve Cumalıkızık’ın karakteristik evleri, Divriği ve Selimiye camileri, binlerce yıllık Efes, Bergama ve Truva antik kentleri… Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan bu birbirinden etkileyici yerlerin adlarını duymamış olmanıza imkan yok. Hatta sadece Türkiye’de yaşayanlar değil, gezmeyi ve dünyanın önemli kültürel ve tarihi zenginliklerini görmeyi seven binlerce insan da bu yerlerin adına aşina. Çünkü bu saydıklarımızın da yer aldığı, Türkiye’deki 17 yerin ortak özelliği, UNESCO’nun detaylı bir inceleme ve prosedür sonucunda hazırladığı ve her yıl genişlettiği Dünya Mirası Listesi’nde yer almaları. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin önemi yalnızca listeye giren yerlerin hem ulusal hem de uluslararası taahhüt ve destekle koruma altına alınması değil, aynı zamanda özellikle kültür turizmine öncelik veren turistlerin rotalarına dahil olarak bir anda çok daha fazla ilgi görmeye başlaması. İşte listede yer alan ve Türkiye sınırları içerisinde kalan 17 yerin üzerine geçtiğimiz günlerde 18.si eklendi: Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

Dünyanın İlk Tapınağı: Göbeklitepe

Göbeklitepe, sadece ülkemizin en önemli antik kentlerinden biri değil, aynı zamanda yakın zamanda arkeolog ve tarihçilerin insanlık tarihi adına bildiği birçok şeyi tekrar gözden geçirmesine neden olan bir keşif. Şanlıurfa’ya 15 km uzaklıkta bulunan Göbeklitepe’nin en önemli özelliği, kazılarda günümüzden 12 bin yıl önce inşa edildiği tespit edilen tapınaklar bulunmuş olması. 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğiyle başlayan kazılar sonucunda, bir tepe üzerine inşa edilmiş çok sayıda yuvarlak yapı bulunmuş ve toplam 20 adet olduğu belirlenen ve dini amaçlı yapıldığı bilinen bu yapıların altısı gün ışığına çıkarılmış. Göbeklitepe’nin Taş Devri’nden kalma tapınaklarının hepsi, T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş, merkezlerinde de iki T biçimli sütunun karşılıklı yer alıyor.

Fotoğraf: Göbeklitepe Project | © DAI, Göbeklitepe Project

Dünyanın bilinen en eski tapınaklarını barındırması bir yana, Göbeklitepe’nin gizemli bir yanı da var; tüm bu tapınakların binlerce yıl mükemmel korunmuş şekilde kalmasının nedeni, yapılışından yaklaşık bin yıl sonra onlarca ton toprak ve çakmaktaşıyla tamamen gömülmüş olmaları! Bazılarının hem binlerce yıl öncesine ait olması hem de gizemli ve dini yanları olması nedeniyle İngiltere’deki Stonehenge’e benzettiği Göbeklitepe’nin belli daha çözülecek birçok gizemi var. Hakkında son yıllarda artarak süren araştırmalar ve devam eden kazılar bir yana, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenmenin getireceği koruma, ilgi ve tanıtımla Göbeklitepe’nin çok daha büyük kitlelerin ilgi odağı olacağı kesin.

Fotoğraf: Göbeklitepe Project | © DAI, Göbeklitepe Project

 

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Türkiye

İlk kez 1978 yılında 7 ülkeden 12 yerle oluşturulan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Türkiye’nin adı, ilk kez 1985 yılında, 3 yerle birden dahil olmuş. Bu yerler, Tarihi Miras listesine eklenen İstanbul’un Tarihi Bölgeleri (İstanbul), Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) ve Karma Miras kategorisine eklenen Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) olmuş. 80’li ve 90’lı yıllarda ayrıca listeye Hitit başkenti Hattuşa (Çorum, 1986), Nemrut Dağı (Adıyaman, 1987), Xanthos – Letoon (Antalya ve Muğla, 1988), Pamukkale – Hierapolis (Denizli, 1988), Safranbolu Şehri (Karabük, 1994), Troya Antik Kenti (1998, Çanakkale) eklenmiş. Yani çocukluğumuzda bizim de ülkemizde en çok merak ettiğimiz, en çok bildiğimiz, kültürel ve turistik bir merakla en çok ziyaret etmek istediğimiz yerlerin bunlar olması kesinlikle tesadüf değil!

Fotoğraf: Francesco Bandarin | © UNESCO

10 yılı aşkın bir aranın ardından 2011 yılında Türkiye’nin değerli mirası yeniden listede kendine yer bulmaya kaldığı yerden devam etti: Son yıllarda listeye eklenen diğer yerler, Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne, 2011), Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya, 2012), Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir, 2014), Bursa ve Cumalıkızık (Bursa, 2014), Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri (Diyarbakır, 2015), Efes (İzmir, 2015), Ani Arkeolojik Alanı (Kars, 2016) ve Afrodisias (Aydın, 2017). Ve şimdi Göbeklitepe (Şanlıurfa, 2018)…

Fotoğraf: Umut Özdemir | © General Directorate for Cultural Heritage and Museums

Bugün 167 ülkeden, 832’si Kültürel Miras, 206’sı Doğal Miras, 35’i ise Karma Miras listesinde toplam 1073 yerin yer aldığı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde zirvede 54 yerle İtalya ve 53 yerle Çin otururken, Türkiye 15. sırayı Kanada ve Yunanistan’la paylaşıyor. Bu sayının önümüzdeki yıllarda artacağı kesin gibi; çünkü UNESCO tarafından her yıl değerlendirilen ve asıl listeye seçilmeye aday yerlerin yer aldığı Dünya Mirası Geçici Listesi’nde şu anda Türkiye’den 80’e yakın yer bulunuyor.

 

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2018’de Eklenenler

Biraz da gözümüzü dünyaya çevirelim: 2018’de listeye Göbeklitepe’nin yanı sıra 12 kültürel, 3 doğal, 3 karma yer daha eklendi. UNESCO kurulu, 4 Temmuz’a kadar oturumlarına devam edeceğinden, bu sayının artması bekleniyor.

Fotoğraf: Zhou Wenqing | © Office of the Leading Group for World Heritage Application of Tongren City

Doğal miras kategorisine katılanlar, Güney Afrika’daki, dünyanın en eski jeolojik şekillerini barındıran Barberton Makhonjwa Dağları, Fransa’daki, 35 milyon yıl önce Alp Dağları’nın oluşmasına neden olan yer hareketlerinin sonuçlarının gözlemlenebildiği Chaine des Puys – Limagne Tektonik Bölgesi ve Güneydoğu Çin’de, yüksekliği 500 ile 2570 metre arasında değişen ve akılalmaz bir bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliği barındıran Fanjinshan bölgesi. Karma miras kategorisine katılanlar, Kolombiya Amazon’unda yer alan, 20,000 yıl öncesinden kalma 75,000’den fazla mağara resminin yer aldığı Chiribiquete Milli Parkı, Kanada’da dört ayrı Amerikan yerli topluluğunun yaşadığı Pimachiowin Aki ormanları ve Meksika’da kaktüs çeşitliliği ve arkeolojik alanlarıyla dikkat çeken Tehuacán – Cuicatlán Vadisi.

Fotoğraf: M. Pijuán | © Madinat al-Zahra Archaeological Site (CAMaZ)

Kültürel miras kategorisine katılanlar ise insanlık tarihinin 4200 yıllık izlerini taşıyan, Batı Grönland’daki Aasivissuit – Nipisat Bölgesi, Suudi Arabistan’daki, neolitik çağlardan günümüze Körfez bölgesindeki en önemli yerleşimlerden biri olan ve dünyadaki en geniş vaha olan Al-Ahsa Vahası, Umman’daki Qalhat Antik Kenti,  Almanya’daki, 1. ve 2. yüzyıla ait ticaret izleri taşıyan Hedeby ve Danevirke Viking Yerleşimleri, İspanya’daki hilafet döneminden kalan Medina Azahara Şehri, Japonya’nın Nagasaki Bölgesinin Gizli Hristiyan Yerleşimleri, İtalya’daki, 1930 ve 1960’ların endüstriyelleşme hareketlerinden, İtalyan mimarisi ve tasarımından önemli izler taşıyan Ivrea Şehri, Almanya’daki Naumburg Katedrali, Kore’deki Sansa Budist Dağ Manastırları, İran’ın Fars bölgesinde yer alan ve 10’a yakın arkeolojik yapı barındıran Sassanid Arkeolojik Alanı, Kenya’daki Thimlich Ohinga Arkeolojik Alanı, Hindistan’daki 19. yüzyıl Viktorya döneminden kalma Bombay’ın Gotik ve Art Deco Yapıları.

 

Siz de seyahate çıkmadan önce, ziyaret edeceğiniz bölgede UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan bir yer var mı diye kontrol etmeyi unutmayın! Hatta kim bilir, bir de bakmışsınız, seyahat planlarınızı bu listeden olabildiğince fazla yeri görmek üzere kurgulamaya başlamışsınız…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?