Haziran ayı, LGBTİ+ bireyler için çok özel, toplumun geri kalanının homofobiye karşı bilinçlenmesi adına çok önemli bir ay. LGBTİ+ kültürü ve LGBTİ+ aktivizmi ile ilgili her yerde ve her zamanda karşımıza çıkan Gökkuşağı Bayrağı özellikle bu ay dünyanın her yerinde sokakları, panoları ve fotoğrafları renklendiriyor. Peki kapitalizmin satılabilir ve ürüne dönüştürülebilir bir imge olarak son yıllarda çokça sömürmeye başladığı Gökkuşağı Bayrağı’nın ne anlama geldiğini kaçımız biliyoruz? Gelin, LGBTİ+ kültürü ve tarihi adına bu kadar önemli olan Gökkuşağı Bayrağı’nı, tarihini ve farklı kültür, topluluk ve alt-kültürlerdeki karşılıklarını öğrenelim, bilinçlenelim.

gökkuşağı bayrağı

Fotoğraf: Allie Smith

LGBTİ+ topluluğunun ve kültürünün tamamını temsilen bugün hâlâ kullanılan en yaygın simge Gökkuşağı Bayrağı. Bayrağın orijinal versiyonu olan, 8 farklı renkteki yatay çizgiden oluşan bayrak, ilk kez 25 Haziran 1978’de San Francisco’da kullanılmış. O dönemde Harvey Milk başta olmak üzere San Francisco’daki LGBTİ+ topluluğu, LGBTİ+ hareketinin simgesi olarak kullanılan pembe üçgeni artık kullanmak istemediği için yeni bir simge arayışı ortaya çıkmış. Çünkü pembe üçgen, tıpkı Yahudiler için Davut’un yıldızı sembolünün kullanıldığı gibi, Nazi Almanya’sında toplama kamplarına gönderilen eşcinsellerin neden orada olduklarını belirtmek için kollarındaki bantlarda kullanılan bir sembol olarak akıllara pek iyi ve pozitif çağrışımlar getirmiyormuş. Bayrağı tasarlayan eşcinsel aktivist Gilbert Baker, gençliğindeki ve gündemdeki birçok farklı imgeden ve olaydan esinlenmiş: LGBTİ+ aktivizminin sıfır noktası kabul edilen, 1969’daki Stonewall ayaklanmaları, 1960’lardaki barış yanlısı Hippie hareketinin gösterilerinde kullanılan Flag of the Races adlı renkli bayrak ve Judy Garland‘ın Over the Rainbow şarkısı…

Fotoğraf: Stavrialena Gontzou

Gilbert Baker, bayrağın 8 çizgili orijinal versiyonundaki her renk için bir anlam düşünmüş: Yukarıdan aşağıya pembe seks, kırmızı hayat, turuncu iyileşme, sarı güneş ışığı, yeşil doğa, turkuvaz sihir ve sanat, çivit mavisi huzur, mor ise ruhu temsil ediyor. San Francisco’da 1978’de kullanılan ilk iki dev bayrak, gönüllüler tarafından elle boyanmış ve dikilmiş. Gökkuşağı Bayrağı, Harvey Milk’in Kasım 1978’de bir süikast sonucu ölümünün ardından önce tüm ABD’ye, ardından tüm dünyaya yayılmaya ve kabul görmeye başlamış. Bugün kullanılan en yaygın Gökkuşağı Bayrağı, orijinal bayraktan farklı olarak 8 değil, 6 renkli ve 3 ana ve 3 ara renkten ibaret: Yukarıdan aşağıya kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor. Fakat bazı farklı versiyonları da yok değil; örneğin ilk kez 2017’de Philadelphia’da kullanılan Kapsayıcı Gökkuşağı Bayrağı. Bu bayrağın en üstünde yer alan siyah ve kahverengi, siyahi ve Latin Amerika kökenli LGBTİ+ bireyleri de kapsaması amacıyla tasarlansa da, 6 renkli Gökkuşağı Bayrağı’nın ırkı olmadığını ve zaten herkesi kapsadığını savunanlar çoğunlukta.

Gelelim diğer bayraklara… Onur yürüyüşlerinde ve LGBTİ+ etkinliklerinde sıkça rastlayabileceğiniz bayraklardan bir diğeri Biseksüel Onur Bayrağı. Bayrak, LGBTİ+’nin B’si ile temsil edilen biseksüellerin hem LGBTİ+ topluluğundaki hem de genel olarak toplumdaki görünürlüğünü arttırmak ve hatırlatmak amacıyla 1998’de Michael Page tarafından tasarlanmış. Daha önceleri biseksüelleri simgelemek için yıllar önce bir LGBTİ+ simgesi olarak reddedilen pembe üçgenin bir varyasyonu olan, kesişen pembe ve mavi ters üçgen kullanılıyormuş. 2000’lerden itibaren yaygınlaşan Biseksüel Onur Bayrağı, yukarıdan aşağıya kalın bir pembe çizgi, ince bir lavanta rengi çizgi ve kalınbir mavi çizgiden oluşuyor. Pembe aynı cinsiyete ilgi duymayı, mavi karşı cinsiyete ilgi duymayı, bir renk olarak ikisinin karışımı olan lavanta rengi ise her iki cinsiyete de ilgi duymayı, yani biseksüelliği temsil ediyor.

Trans Onur Bayrağı, 1999 yılında kendisi de bir trans birey olan Monica Helms tarafından tasarlanmış ve ilk kez 2000 yılında Phoenix, Arizona’daki bir onur yürüyüşünde kullanılmış. Bayrakta sırasıyla mavi, pembe, beyaz, pembe ve mavi yatay çizgiler bulunuyor. Helms, renk seçiminde geleneksel olarak erkek bebekler için kullanılan mavi ve kız bebekler için kullanılan pembe renklerden esinlendiğini, ortadaki beyaz çizgininse cinsiyet geçişi dönemindekileri, cinsiyetini nötr olarak tanımlayanları ya da hiç tanımlamamayı tercih edenleri simgelediğini söylüyor. Bildiğiniz gibi, trans bireyler LGBTİ+’nin T’si ile temsil ediliyor.

LGBTİ+’nin İ’si olan interseks bireyler (biyolojik olarak iki cinsiyetin fiziksel özelliklerine sahip olarak doğmuş olan bireyler), 2013 yılından beri kendi bayraklarına sahip. İnterseks Bayrağı, Temmuz 2013’te Avustralya Interseks İnsan Hakları Derneği‘nden Morgan Carpenter tarafından tasarlanmış. Sarı bayrağın ortasındaki mor halka, kırılmazlık, lekesizlik ve bütünlüğü simgeliyor.

Panseksüellik (cinsel, romantik ya da duygusal bağ kurarken karşısındakilerin cinsel kimlik ya da cinsiyetini önemsemeyen bireyler), 2010 yılının ortasından beri ayrı bir bayrakla temsil ediliyor. Bayrağın tasarımcısı bilinmiyor. Pembe, sarı ve mavi yatay çizgilerden oluşan bayraktaki pembe cinsiyetini kadın, mavi cinsiyetini erkek olarak tanımlayanları, sarı ise diğer cinsiyetleri simgeliyor.

LGBTİ+ kültüründe sadece cinsel kimlik ve cinsiyet tanımlayan bayraklar bulunmuyor. Farklı alt-kültürler, cinsel yönelimler ve fetişlere ilgi duyanların oluşturduğu topluluklar da kendi bayraklarını kullanıyor ve bu bayraklara onur yürüyüşlerinde sık sık denk gelebiliyoruz. Bunlardan en önemlisi, 1960’lardan beri çok önemli bir altkültüre dönüşmüş leather topluluğuna (deri fetişi) ait. 1990’lardan beri kullanılan Leather Onur Bayrağı, yatay ortasında tek bir beyaz çizgi olan siyah ve lacivert çizgiler ile sol üst köşedeki kırmızı bir kalpten oluşuyor. Bayrak, Mayıs 1989’da Tony DeBlase tarafından tasarlanmış ve tasarımcı renklere ve şekillere bir anlam yüklemeyi tercih etmediğini söylemiş. (Ama siyahın deriyi temsil ettiğini tahmin etmek güç değil.) Leather Onur Bayrağı, aynı zamanda lateks ve BDSM gibi fetişleri olanlar tarafından da benimsenmiş durumda. Bayrağı kamusal alanda dalgalanırken görebileceğiniz en önemli yer, leather ve BDSM kültürüyle özdeşleşmiş mekanlardan olan, San Francisco’nun Mission bölgesindeki eski silah deposu binası.

Gökkuşağı bayrağı ve onur bayraklarının Aseksüel Onur Bayrağı, Poliamori Bayrağı, Akışkan Cinsiyet Bayrağı, Rubber Onur Bayrağı, Puppy Onur Bayrağı ve Pony Onur Bayrağı gibi daha birçok varyasyonu bulunuyor. Örneğin yukarıdaki bayrak, Uluslararası Ayı Kardeşliği Bayrağı; kıllı ve sakallı erkeklere cinsel çekim hisseden diğer erkekleri bir araya getiren bear topluluğunu temsil ediyor. 1995’te Craig Byrnes tarafından tasarlanan bayraktaki her yatay çizgi bir saç/kıl rengini simgeliyor: Koyu kahverengi, turuncu, altın sarısı, ten rengi, beyaz, gri ve siyah. Sol üst köşede ise bir ayı pençesi izi var.

Kısacası kendinizi hangi cinsiyet ve cinsel yönelimle tanımlıyorsanız tanımlayın (ya da tanımlamamayı tercih ediyorsanız edin), kendinizi hangi altükültürlere sahip hissediyorsanız hissedin, hangi renkle temsil edildiğinizi düşünüyorsanız düşünün, yalnız değilsiniz!

İlginizi çekebilir: Dünyadan Pride Etkinlikleri

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN