Gastronomi turizminin yükselen değeri Urla’da keşfettiğimiz Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi, gözü ve mideyi tatmin etmesinin yanı sıra felsefesiyle de gelecek için ümit veren bir deneyim vadediyor.

Bir kış hafta sonu kaçamağı için gittiğim Urla‘da uzun zamandır karşılaştığım en leziz yemekleri tatma fırsatı bulduk. Leziz yemeklerden önce Hiç Lokanta’nın hikayesi ile başlamak istiyorum.

Profesyonel hayattan kopup tarıma yönelen bir iş kadının tutkusuyla başlıyor hikaye. 2000 dönümden büyük bir arazi üzerinde; yağmur suyu havuzundan sağlanan suyundan, güneş enerjisiyle çalışan sulama sistemine doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir üretim anlayışı benimsenen bir zeytin ormanı… Zeytin ormanı tabiri bana Dave Jacke’nin permakültür üzerine yazdığı “Yenilebilir Orman Bahçeleri” kitabını hatırlattı. Buradan elde edilen zeytin-zeytinyağı ikilisi ve ormandan gelen birçok yenilebilir ot Hiç’teki lezzetlerin tabanını oluşturuyor. Bunun yanında kendi üretimleri seramik tabak-bardaklar ise oldukça şık bir görüntü sunuyor.

Hiç, Urla merkezde Sanat sokağında bulunan ve restore edildikten sonra kullanıma açılan 150 yıllık taş binada hizmet veriyor. Bir asma kat ile birlikte iki kattan oluşan oldukça ferah iç mekanı ve şık masalarıyla hoş bir ambiyansı var. Keyifli yemek deneyimimize eşlik eden son detay ise güzel bir görsel şölen sunan devasa şarap dolapları.

Menüleri aylık olarak yenileniyor ve oldukça fazla seçenek mevcut. Başlangıçlar ve ana yemeklerin bir kısmı yalnızca öğle yemeği için, diğer bir kısmı ise yalnızca akşam servis ediliyor. Bu özellikle akşam için seçenekleri biraz azaltıyor. Neyse ki, bizim iki menüden de seçme fırsatımız oldu, akşam yemeği için gitmemize rağmen.

Yemek olarak kaburga etli, kereviz püresi, peynir ve yeşillikler ile harmanlanmış taş fırında pişmiş pide, buharda pişirilmiş orman otları, pancar ve brüksel lahanası ile gelen kuzu pirzola tercih ettik. İkisi de oldukça lezzetli ve tatmin ediciydi. Her ne kadar yemeklerle doygunluğa ulaşsak da tatlı seçeneklerinden denemeden edemedik. Sufle görünümünde kestane ve çikolatalı bir tatlı denedik. Gerçekten çok lezzetliydi. Mekanın “Toprağımız” adını verdiği %90’ı kakaodan oluşan toprak görünümündeki tatlısını bir sonraki sefere bıraktık.

Şarap menüsü de çok zengindi, Urla şaraplarından başlayarak Türkiye’nin birçok bölgesinden şarap seçenekleri ile birlikte yabancı seçenekler de sunuyorlar. Biz Barbare Şarapçılığın Cabernet Sauvignon, Şiraz ve Merlot üzümlerinden yapılmış hem lezzetli hem de çok keyifli bir etiket tasarımı olan Ararat şarabını tercih ettik.

Websitesi

İlginizi çekebilir: Lisya Kalma’dan Od Urla

1,2,3, ve 6. fotoğraflar Hiç Tadım Atölyesinin Facebook hesabından alınmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN