Geçtiğimiz senenin en leziz, en unutulmaz keşfini İstanbul’da değil, Urla’da yaptım. Urla merkeze birkaç kilometre uzakta, binlerce zeytin ağacının arasındaki Od Urla, mimarisi, sunduğu eşsiz yemek deneyimi, lokal ve iyi malzeme felsefesiyle yalnızca Urla’nın değil, tüm Türkiye’nin en özel restoranlarından biri olmaya aday. 

31 Aralık sabahı Urla‘da keyifli bir gezi yaptıktan sonra, öğle yemeğimizi yemek için Od Urla’nın yolunu tuttuk. Toprak yolları aşıp, koskocaman, zeytin ağaçlarıyla kaplı bir cennete vardık. Arabamızı park ettik ve nereye geldik diye bakınmaya başladık. Bir anda karşımıza mimarlık belgesellerinde gördüğümüz, dışı tamamen cam duvarlı, yüksek tavanlı, ultra modern, tek katlı bir bina çıktı. Uzun zamandır bir mekana girerken bu kadar heyecanlanmamıştım. Ne de olsa restoran değil mi, ne kadar heyecanlanabilirim? Od Urla öyle böyle değil işte. Ortasındaki koskocaman açık mutfak, etrafında onlarca yüksek sandalye, yüksek tavandan sarkan modern aydınlatmalar, her detayı düşünülmüş bir dekorasyon insanda büyük bir merak uyandırıyor.

Bir süre ortamı inceledikten sonra köşedeki masamıza oturduk ve yemekleri merak eder olduk. Mekanın şarap menüsü gayet geniş ve yalnızca Türk şarapları mevcut. Çünkü Od Urla’nın şefi Osman Sezener, bulunduğu coğrafyanın malzemesini kullanmayı ve sunmayı tercih ediyor. Yalnızca şaraplarda değil, menüdeki her yemekte lokal ürünlerin kullanıldığı görebiliyorsunuz. Od’un mutfağındaki ürünler yerel Ege pazarları ve üreticilerinden tedarik ediliyor.

Lafı uzatmadan Od Urla’nın menüsüne geçelim. Öncelikle menü mekanı canlı tutmak adına her ay değişiyor. İzmirlileri kıskanıyorum; her ay ayrı bir heyecanla gidebilirler Od’a. Onun dışında menü; Tadım Menüsü ve Paylaşımlık Menü olarak ikiye ayrılıyor. Biz akşam başka bir mekana rezervasyonumuz olduğundan paylaşmayı tercih ettik. Ancak bir dahaki sefere kesinlikle şarap eşleşmeli tadım menüsünü deneyeceğim.

Menüdeki “Soğuklar” bölümünden “şeker domates- beyaz peynir ve külde ceviz”, “karides-nareciye-antep fıstık” ve “köz biber-isli yoğurt-biberiye”yi seçtik. Bildiğiniz gibi kışın domates pek güzel olmaz, asıl yazdır domatesin mevsimi. Merak ediyorum; kışın ortasında yediğim domates bu kadar lezzetliyse; yazın burada nasıl bir lezzet şöleni olacak! Şeker domates zaten tadım menüsünde de var. Kullandıkları zeytinyağı kendi bahçelerinden. Kısacası, en baştan feth ediyor kalbinizi Ud Urla’nın mutfağı.

Karidesli olan ikinci soğuğa gelirsek; bu üçlüyü tattığınız anda, karides, narenciye ve antep fıstığı nasıl bir araya gelmiş ve bu kadar birbirine yakışmış diye düşünüyorsunuz. Karideslerin kıvamı zaten müthiş; diğer iki tatla bir araya gelince ortaya harika bir şey çıkmış. Giderseniz tercihleriniz arasında olsun.

Aynı şekilde isli yoğurt ile beraber yediğiniz köz biber de bu hissi veriyor. Köz biber ne kadar lezzetli olur diye sorguluyor olabilirsiniz. İsli yoğurt ve köz biber ikilisi gerçekten müthiş bir uyum sağlamış. (Yazın gittiğim San Sebastian tatilinde yediğim biberler için de ilk başta aynı şeyi söylemiştim ve seyahatin her restoranında o biberlerden sipariş etmiştim.)

Od Urla’nın menüsündeki “Sıcaklar” bölümünden ise “ayı mantarı-izmir dolumu-arpa şehriye” ve “istiridye mantarı-arapsaçı-lavaş”ı paylaşımlık olarak sipariş ettik. Bir not düşeyim ayı mantarı aslında bildiğimiz porçini mantarının halk arasındaki adı. Ülkemizde gerçekten İtalya’da yiyebileceğiniz lezzette porçini mantarları yetişiyor. Geçen ay Şile’de Casa Lavanda’da o bölgenin porçini mantarını denediğimde de aynı şeyi düşünmüştüm; Od Urla zaten lokal yemek konusundaki bakış açımı daha da genişletti.

Arpa şehriyenin içerisinden gelen biberiyenin lezzetini uzun süre unutamayacağımı söyleyebilirim. Aynı fikirlerim istiridye mantarı için de geçerli; yumuşacık, incecik, leziz bir bonfile kıvamında, ağızda resmen eriyor.

Od Urla’da tatlı konusunda da yüzümüzü güldürdü. Dayanamadık; menüdeki 3 tatlıyı da paylaşımlık istedik. Ev yapımı fındık dondurması, fındık kreması ve fındıklardan oluşan 3 Fındık tatlısı tek kelimeyle dillere destandı. “Nar karamel-çikolata-zeytinyağ-deniztuzu” ve “Arapsaçı dondurma-kıl biber-limon” tatlılarını da Od’a gitmişken denemenizi tavsiye ediyorum. Ayrıca, harika bir lezzet olan nar karamelin Od’un bahçesindeki narlardan yapıldığının altını çizmek istiyorum. Od Urla’da “butik peynirler” bölümünden Canruba, Tarzı Siyah, Aşiran gibi coğrafyamıza ait nefis peynirleri da tadabilirsiniz.

Od Urla’nın kurucusu ve şefi Osman Sezener’i ayakta alkışlıyorum. Deneyimlediğim tatlar, kibar ve bilgilendirici servisi, ortamı, harika sunumları… Her şey gerçekten kusursuzdu. Od Urla umarım senelerce kendini geliştirerek Mikla gibi dünyaca ünlü bir mekana dönüşür ve gururumuz olur. Kim bilir belki Michelin yıldızı bile alır… En kısa zamanda Urla’ya yolunuzu düşünürün, her biri bir sanat eseri olan yemeklerin tadına bakın. Eşsiz bir yemek deneyiminin ne olduğunu zeytin ağaçları arasında tekrar hatırlayın.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN