Hayatın bize getirdiklerinden memnun olmadığımızda harekete geçmemiz ve ipleri elimize almamız gerekiyor. İhtiyaç duyduğumuz motivasyon, ilham, cevap ya da her ne isim veriyorsak onu bulmaya çalışmak için ise hayatımızı cevapları kabul etmeye hazır hale getirmeliyiz. Bu nedenle ritüeller ve aramak üzerine öğrendiklerimden bahsetmek istiyorum size bu kez. Kendi ilhamınızı kendiniz bulmanız için basit birkaç öneri için buyurun:

Ritüelinizi Oluşturun

Sizi tanımlayan alışkanlıklarınızın olması, kendinizi iyi hissedecek ya da mutlu edecek yöntemlerinizin olması ilham ekseninde kalmanıza her zaman yardımcı olan en önemli şeylerden birisi. Bu alışkanlıklar ve ritüeller yaşadığınız “an”a iz bırakmanıza ve zamanın genişliğini artırmanıza yardımcı oluyor. Yeter ki size has, sizinle anılan, kendinizle özdeşleştirdiğiniz bu alışkanlıkları bulun ve hayatınıza yerleştirin.

Örneğin benim ritüellerimden birisi, evde daima taze okaliptüs dalları bulundurmak. Keyifle geçirdiğim bir günün sonunda çiçekçiye uğrayıp solan okaliptüslerimle tazelerini değiştiriyorum. Bu benim yaşama sevinci bulma yöntemlerimden birisi. Ya da uykudan önce mümkünse yarım saat kitap okuyorum. Bu da benim uyku ritüellerimden. Sabahları ise güne güzel şarkılar ve meditasyonla başlarım ki bu da benim sabah güne hazırlanma ritüelimdir. Bir diğer örnek ise şu, zamanım varsa banyoda mum yakıyorum ve güzel müzikler açarak rahatlamayı tercih ediyorum. Eğer siz de sizi mutlu edecek ritüeller oluşturabilirseniz hayatınızın daha anlamlı olduğunu hissedebilir, aslında bu küçük alışkanlıklarla algınızı hep açık tutarak kendi ilhamınızı yakalayabilirsiniz.

Çünkü ritüellerin iyi yanı, onları yaşarken yalnızca kendiniz için yaptığınız özel bir an yakalamış olduğunuzu hissetmeniz oluyor. Kendinizle baş başa olmayı ihmal edenlerdenseniz başta bu konuda zorlansanız da, zaman içinde bu anlarda algınızın çok daha açık olduğunu ve yeni fikirlere, çözümlere, kendi içinize her zamankinden çok yakın olduğunuzu fark edeceğinize eminim.

Aramayı İhmal Etmeyin

Size iyi gelecek bir şeyler ya da sorularınıza cevap arıyorsanız bulmayı gerçekten istemelisiniz. İnsanlar gerçekten cevap aradıklarında bizim şu an algıda seçicilik dediğimiz şekilde bir yolla önlerine o konuyla ilgili cevaplar, o onu ile ilgili seçenekler çıkıyor. Örneğin bir kursa başlamak istiyorsunuz; sürekli araştırıyor, kararsız kalıyor ve adım atamıyorsunuz ancak buna rağmen bu konu hep aklınızda. İşte o zaman bazen yolda tesadüfen karşılaştığınız bir arkadaşınız sayesinde ya da yeni tanışacağınız gizemli bir yeni kişi sayesinde aradığınız kursu, aradığınız cevabı bulabilirsiniz. Aslında bu sizin aramanızla ilgili bir durum. Newton’un, başına bir elma düştüğünde aylar boyu çalıştığı bir konu hakkındaki cevabı bulması aslında ne kadar çok aradığıyla ilgili. Cevaplara ne kadar yoğunlaşırsanız, şaşırtıcı yollarla da olsa, o kadar çabuk ulaşırsınız.

Özellikle yaşadığımız şu dönemde etrafımızda o kadar bilgi var ki, biz yalnızca sorularımıza cevap olanları algılayabiliyoruz. Doğru soruları sorduğumuzda ve aramayı bildiğimizde ilham, cevap, ona ne dersek diyelim bulacağımız aşikar. Yüzyıllar önce Mevlana Celaleddin Rumi’nin söylediği ve günümüzde de çok popüler olan söz gerçekten çok doğru: Ne ararsan onu bulursun (What you seek is seeking you).

Hayal Gücünüzü Kullanın

Günlük yaşamda stres ve rutinlerin en zarar verdiği şey aslında hayal gücümüz. Oysa ne zaman hayal gücümüzü kullanmadığımız hakkında konuşsam insanların aklına sanatçı olmak, çılgın resimler çizebilmek ya da şarkılar bestelemek geliyor. Bu bile aslında hayal etmekten, hayal gücümüzden ne kadar uzakta olduğumuzun kanıtı gibi maalesef. Oysa yolda hayal kurmak, planlar yapmak, her gün gittiğimiz yoldan farklı bir yol kullanabilmek, defterimize o gün farklı renk kalemle yazı yazmak bile yaratıcılık demek.

Günlük işlerimize farklı soluk getirebilecek ufak değişiklikler, hayal gücümüzü kullanabildiğimiz anlar arasında yer alıyor ve bu anlar sizin için şimşeklerin çakmasını, çok farklı insanlarla tanışmanızı sağlayabiliyor. Farklı şeyler yapmak dahasını yapma istediğinizi doğuruyor ve yalnızca defterde farklı bir kalem kullanmaktan başlayan sizin yolculuğunuz, belki bullet journal yazmaya, bu nedenle yeni çizimler yapmaya ve kendinize o deftere yazacak yeni hedefler ve ilhamlar bulmaya itiyor.

İlhamı yakalayabilmek, anı yakalayabilmek ve şu ana odaklanmak aslında zaman akarken ve biz boğulmamaya çalışırken fark etmesi zor kavramlar. Ancak durup düşününce çok önemli olan ilhamı yakalama konusu için benim uyguladığım yöntemler bunlar. Etkisini her zaman gördüğüm bu basit önerilerin sizin de çok işinize yarayacağına eminim.

Herkese bol keşifli günler! :)

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN