Herkesin mutluluk anlayışı farklı. Kimi spor yaparak, kimi de tatlı yiyerek mutlu olmayı tercih eder. Peki mutluluk bir kutuya sığabilir mi? Eğer bu kutunun içerisinde birçok brownie, cookie ve lolipop kek varsa neden olmasın. Pandemi döneminde mutlu olmama yardımcı olan, birbirinden lezzetli İstanbul Patisserie keşiflerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Çünkü “Mutluluk paylaştıkça çoğalır.” Hazırsanız başlayalım.

İstanbul Patisserie Keşifleri | Fotoğraf: Oleg Magni (pexels.com)

İstanbul Patisserie Keşifleri

Yegâne Ru

Rümeysa Hanım tarafından kurulan bu marka İstanbul’da adını yavaş yavaş duyurmaya başladı. Yegâne Ru’nun yıldızı ise kesinlikle brownie. Sade ve frambuazlı brownie çeşitleri ile harika yaratan Rümeysa Hanım bu konuda çok iddialı. Öyle ki bu brownie hem ıslak bir kıvama, hem de yoğun aromaya sahip. Bugüne kadar yediğim en lezzetli brownie olduğunu söyleyebilirim.

img_4853
Brownie ve Elmalı Kurabiye – Yegâne Ru | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Sadece brownie ile sınırlı kalmayıp elmalı kurabiyenin de tadına bakma şansımız oldu. Bol malzemeli, puf puf ve hafif bir kurabiye ile karşılaştık. Şeker ve yağ oranı da çok dengeliydi, yani arka arkaya 3-4 tane kurabiyeyi rahatlıkla yiyebilirsiniz. Yegâne Ru, lezzetinin yanı sıra özenli paketlemesi ve zamanında teslimatıyla da bizleri çok sevindirdi.

Bake Art İstanbul

İki MSA mezunu ve Ege Bilgin ve Tuğçe Kürkçüoğlu tarafından kurulan Bake Art İstanbul, butik pastacılık ve kurabiye ağırlıklı olmak üzere fark yaratacak tatlar tasarlıyor. Biz seçimimizi bir kutu dolusu brownie ve kurabiyeden yana kullandık.

Kurabiye kutusu adeta bir mutluluk kutusu. İçeriğine bakacak olursak: Fit, PBJ (yer fıstığı ve marmelatlı), çikolata parçacıklı brownie, cevizli ve matcha aromalı kurabiyeleri var. Alışılagelmiş kurabiye tatlarının dışına çıkarak, cesur içeriklerle harika kurabiyeler yaratmışlar.

img_5006-kopyasi
Bake Art İstanbul | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Beyaz çikolatalı frambuazlı brownie’leri çok başarılıydı. Genel kanı beyaz çikolatanın tatlıları ağırlaştırdığına yönelik olsa da bu brownie ferah ve çok hafifti.

Baking Room İstanbul

Fransa’nın renkli sokaklarında yürürken belki hepimiz bir kere de olsa Choux yemişizdir. Bu lezzetli minik toplar Fransız mutfağının temelini oluşturan bir hamur çeşidi olup kökeni 16.yüzyıla kadar dayanıyor. Fransız mutfağında Pâte a Choux olarak geçen bu minik toplar ayrıca profiterol yapımında da farklı dolgu malzemeleriyle kullanılıyor.

img_1788-2
Baking Room | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Madem Fransa’ya gidemiyorum ama Choux yemek istiyorum diyorsanız o zaman Baking Room İstanbul’a göz atabilirsiniz. Sevil Gündüz tarafından kurulan markanın arkasında ciddi bir tecrübe var. Sevil Hanım, Paris’te Le Cordon Bleu’dan sonra bir de pastacılık eğitimi alarak gerçek Fransız lezzetlerini İstanbul’a taşımış.

Baking Room İstanbul, Pâte a Choux konusunda İstanbul’daki açık ara en iyi mekân olabilir. Tüm ürünler günlük olarak hazırlanıyor, bir ısırık aldığınızda tazeliğini çok net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Choux’nun içerisinde yer alan dolgu malzemeleri hem aromatik hem de ferah bir lezzete sahip.

img_2616
Baking Room | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Paketlemesi de o kadar şık ve özenliydi ki hem kendinize hem de sevdiklerinize hediye almak isteyebilirsiniz.

Bite O’clock

Yatmadan önce sütün yanında, çay ve kahve eşlikçisi olarak bir şeyler yemek istediğimizde akla muhakkak cookie gelir. Zeynep Tayfur tarafından kurulan Bite O’clock, cookie sevenlerin beklentilerini karşılayan birbirinden lezzetli tatlar hazırlıyor.

bd4f5c9e-58c5-4d73-9662-f4243bb461a1
Bite O’clock Kurabiye Çeşitleri | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Biz tercihimizi kutu içerisinde yer alan yedi çeşit kurabiyeden yana kullandık ve hepsi çok lezzetliydi. Lotus kremalı, cevizli çikolatalı, yer fıstığı kremalı, nutella, duble çikolatalı, disco ve birthday cake çeşitlerini denedik. Bol malzemeli olan bu kurabiyeleri yemeden önce fırında 10 dakika ısıtmayı unutmayın. Paketin içerisinde de bu bilgilendirme yazıyor, ısıtıldığında fırından çıkmış gibi, taptaze oluyor. Paketlemesi de bir o kadar kullanışlı ve tatlı. Hızlı ve özenli teslimat ile kurabiyeler zarar görmeden evinize ulaşıyor.

3008 Bakery

Kozyatağı’nda iki arkadaş tarafından kurulan 3008 Bakery kısa zamanda muhite adını duyurdu. Eve servis olmasına rağmen kruvasan sıcacıktı ve soğumadan hızlıca kahvaltımıza yetişti. Kruvasan eve girer girmez direkt odaya kokusunu yaydı. Kaliteli bir tereyağı kullandıkları ilk ısırıkta çok net bir şekilde anlaşılıyordu.

img_2554
3008 Bakery | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Kahvaltıdan sonra kahvemizi Kannelbullar ve San Sebastian ile taçlandırdık. San Sebastian’daki şeker oranı makul seviyedeydi ve akışkan bir kreması vardı. Kannelbullar, Türkçe adıyla tahinli çörek, keskin tarçın kokusuyla beni bir an İsveç’e kadar götürdü. Kendimi 4-5 saniyede olsa Fika’da hissetim. Fika, İsveç kültüründe aslında çok önemli bir yere sahip. Hem mola hem de kahve arası gibi. İkisinin arasında bir anlama sahip.

Pandemi sonrası muhakkak gideceğimiz yerler listesinde ilk sıralarda yer alan 3008 Bakery’nin fırından taze çıkan tatlarını, özellikle Berliner’i denemek için sabırsızlanıyoruz.

Duut Patisserie

Sevdiklerinize şık bir Patisserie kutusu armağan etmek ister misiniz? Dilediğiniz tatları ekleyebileceğiniz bu kutular tamamen sizin zevkinize göre şekilleniyor. Bizim tercih ettiğimiz setin içerisinde hem yeni yıl, hem de sevgiler günü ruhunu aynı anda yaşamamıza yardımcı olan ürünler yer alıyordu.

img_2267
Dut Patisserie | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Bu ürünler; kurabiye, makaron ve cake pop çeşitlerinden oluşuyordu. Kurabiyelerin üzerindeki şeker hamuru çok hafifti. Ginger cookie ise hem şeker oranı ve hem zencefil tadı açısından çok dengeliydi.

img_2325
Dut Patiserrie | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Gerek kutu tasarımı, gerekse ürünlerin tazeliği ve lezzetiyle iyi ki yolumuz Duut Patisserie ile kesişmiş dedik. Dükkanları Kalamış’ta, kısıtlamalar kalktığı zaman mekânında da kendilerini ziyaret edeceğiz.

Cim’s Cream & Puff

Ne zaman ekler yesem çocukluğum aklıma gelir. Büyükannemle gezerken bir pastaneye uğrayıp meyveli veya çikolatalı ekler alırdık. Doğum günlerimde pastanın yanında da muhakkak ekler olurdu. Cim’s Cream & Puff ile tanıştığımda da gerçekten çocukluğuma döndüm diyebilirim.

img_3485
Cream & Puff | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Eklerin kreması ve içerisindeki dolgu muazzam. Cim’S Cream & Puff eklerinin farkı içindeki kremanın aynı zamanda üstünde yer alması. Örneğin fındıklı ekler yenilirken bir yandan içindeki dolgu ağzınızda dağılıyor, üzerindeki fındık parçaları da kremaya eşlik ediyor.

Sadece ekler ile sınırlı kalmayan menüde; profiterol, makaron ve kavanoz cheesecake gibi farklı seçenekler de yer alıyor. Cim’s Cream & Puff’un eve servis paketlemesi de dikkatli ve özenli. Kavacık, Kalamış ve Caddebostan’da 3 şubeleri bulunan marka adeta Anadolu Yakası’nı fethetmiş durumda. Şiddetle uğramanızı ya da tatlı krizi anlarınızda eve sipariş etmenizi öneririz.

Choccasso

5 çayı için veya ders çalışırken kendinizi motive etmek için tatlı arayışlarına girenler için Choccasso biçilmiş kaftan. Hem de birçok farklı lezzet formuyla tatlı severleri mutlu edecek türden. Markanın merkezi Rumeli Hisarı’nda, Anadolu Yakası’na ise servisleri mevcut.

img_2458
Choccasso| Fotoğraf: Pelin Zorlu

Alışılan yuvarlak yuvarlak kurabiye şekli dışında, üçgen dilim formundaki kurabiyeleri denemek isteyenler Choccasso’yu tercih edebilir.

img_2410-2
Choccasso | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Biz mini kurabiye formatındaki karamelli ve çikolatalı çeşitlerini tercih ettik. Tek lokmalık kahvenin yanında ideal formdalar. Cookie olarak ise Raffaello’lu, çikolata parçacıklı ve duble çikolata parçacıklı çeşitleri bize eşlik etti.

Sipariş ederken de yerken de çok heyecanlandığım bir diğer lezzet ise pizza formundaki Kinder çikolatalı cookie oldu. Aralarındaki en lezzetli cookie kesinlikle bu parçaydı. Paketleme de oldukça özenli olup kurabiyelerin hiçbiri dağılmamıştı ve zamanında teslim edildi.

Croi Sandwich

Tamamen tesadüf üzeri karşımıza çıkan ve sayfalarında gezerken karnımızın hızlıca acıkması ile sipariş vermeye karar verdiğimiz Croi Sandwich, lezzetleri ile adeta aklınızı başınızdan alacak. Geniş ürün portföyü ve rengarenk ürünleri ile her kesime hitap ediyor.

img_1517-2
Croi Sandwich | Fotoğraf: Pelin Zorlu

Croi Sandwich’de kruvasanlar mini ve standart olmak üzere iki farklı seçenekte sunuluyor. Ayrıca hem tatlı hem de tuzlu alternatifleri ile de kruvasan deneyimi tüm güne yayılabiliyor.

Biz tercihimizi Yılbaşı paketinden yana kullandık ve gerçekten yok yoktu. Belçika çikolatası ile kaplanmış çilekler, Toblerone, frambuaz, lotuslu kruvasanlar, kayısılı ve üzümlü Danish, çikolatalı ve limonlu crumble tart ve daha niceleri.

Paketlemesinden bahsedecek olursak bir yılbaşı hediyesi edasıyla özenle hazırlanmıştı. Pandemi sonrası Kadıköy’e gittiğimizde ziyaret edeceğimiz ilk duraklarımızdan biri kesinlikle Croi Sandwich olacak.

Kapak Fotoğrafı: Gustavo Fring (pexels.com)

İlginizi Çekebilir: Istanbul Flaneur’dan Patisserie Aşkına