Galeri Selvin, Türk Sanat Tarihi için önemli bir kaynak olacak, 2009 yılından bugüne hazırlığı süren, İstanbul’un sanatçılarına adanmış bir kitap sundu. Türkçe ve İngilizce yayınlanan kitap, Türk çağdaş sanatı keşfetmek isteyenleri, sanatçıların yaratım süreçlerinin tam ortasına davet ediyor. Arter’deki tanıtım gecesine katılarak göz atma şansı yakaladığım bu kitap, her bir sanatçının biyografisi, sanata yaklaşımı hakkında bilgiler, atölyelerindeki doğal ortamları ve çalışma alanlarından fotoğraflarından oluşuyor. Yazımda bu geceden ve kitaptan söz etmek istiyorum.

Sanatçılar, Kitabı İncelerken | Fotoğraf: İlke Tulunay

Galeri Selvin 1985 tarihinde Selvin Cuhruk Gafuroğlu tarafından Ankara’da kurulmuş. Kuruluş amaçlarını ve hedeflerini sanatı tüm dallarıyla tanıtmak ve yaygınlaştırmak olarak belirlemişler. O günden bugüne bu hedeflerin belirlediği yolda, değişen tüm ekonomik, siyasal ve toplumsal hareketliliğe rağmen sanat adına özveri ile çalışmalarına Ankara’dan sonra 2006 yılında İstanbul’da Arnavutköy’de açtığı galeride devam ediyor.

İstanbul’da 50 Sanatçı 50 Atölye | Fotoğraf: İlke Tulunay

Kitap içerisinde yer alan büyüleyici fotoğraflar hem sanatçıların mutfaklarını tüm çıplaklığıyla hem de İstanbul’un semtlerindeki saklı güzellikleri bize tanıtıyor. Bu kitap büyüklüğü ve görsel baskınlığı ile bir Coffee Table Book’u andırıyor. Ancak Coffee Table Books: Tatlı Bir Mola yazımda tartıştığım üzere Montaigne’nin yakındığı gibi Coffee Table Book’lar sadece sergilenmek üzere alınan kitaplara mı denir yoksa gururla, kişiliğimizin bir parçası olarak evimizin baş köşesine koyduğumuz kitaplar mıdır bunlar? Hiç şüphesiz yazıya konu olan kitap bir ders kitabı niteliğinde ve sanatçıların çalışma alanlarını ölümsüzleştirmesi bakımından tarihi öneme sahiptir. Bu içeriği yanında evin baş köşesinde gururla sergilenme niteliğine de sahiptir.

img-20250429-wa0020

Sanatçıların Toplu Pozu | Fotoğraf: İlke Tulunay

Kitaptaki bu sanatçılar akademik eğitim süreçlerini tamamlamış, sayısız mekanlarda sergilere imza atmış, müzelerde işleri olan ve kendi sanatsal dilinde kendini kabul ettirmiş isimlerden oluşuyor. Kitapta her sanatçının biyografileri, sanata yaklaşımları, atölyelerindeki doğal ortamları görsel bir zenginlik ile sunuluyor. Kitapta Naile Akıncı, Mehmet Pesen, Adnan Çoker, Özdemir Altan, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Muhsin Kut, Mehmet Aksoy, Tomur Atagök, Neşe Erdok, Mustafa Pilevneli, S. Saim Tekcan, Nur Koçak, Seyyit Bozdoğan, Alaettin Aksoy, Ali İsmail Türemen, Ergin İnan, Halil Akdeniz, Koray Ariş, Can Göknil, Berna Türemen, Mustafa Altıntaş, Hüsamettin Koçan, Hanefi Yeter, Ekrem Kahraman, Bihrat Mavitan, Resul Aytemür, Yusuf Taktak, Şahin Paksoy, Nedret Sekban, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Murat Morova, Yunus Tonkuş, Nejdet Vergili, Rahmi Aksungur, Kezban Arca Batıbeki, Serpil Yeter, Bedri Baykam, Alev Ermiş Mavitan, Maria Kılıçlıoğlu, İrfan Önürmen, Temür Köran, Feridun Oral, Akın Yıldırım, Zerrin Tekindor, Mehmet Uygun, Mustafa Horasan, Filiz Öztürk Doğan, Serdar Tekebaşoğlu ve Malik Bulut yer alıyor. 

Ne yazık ki çok büyük emekler ve uzun yıllar süren çalışmayla ortaya çıkan bu kitabın hazırlık aşamasında vefat eden bazı sanatçılarımız olmuş. 2016 yılında kaybettiğimiz sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni yazar ve akademisyen Prof. Dr. Kaya Özsezgin de metinleriyle güç veriyor. “İstanbul’da 50 Sanatçı 50 Atölye” kitabının tasarımını ise Engin Kafadar üstleniyor.

img-20250429-wa0017
Selvin Cuhruk Gafuroğlu | Fotoğraf: İlke Tulunay

Kitabın yaratıcısı Selvin Gafuroğlu, 2009 yılında büyük bir tutku ve arzu ile başladığı bu özel kitap projesine dair şunları söylüyor: “Galeri Selvin olarak, çağdaş sanatın gelişimine katkıda bulunmak için 40 yılı aşkın süredir bir dizi etkinlik düzenliyoruz. Bu kitap da bu misyonu yerine getirme adına önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor. Sanat ortamında farkındalık yaratmak ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmak amacıyla bu projeye önayak olduk.

“İstanbul’da 50 Sanatçı 50 Atölye” kitabı, Türkiye için, İstanbul için ve dünya çapında sanatseverler için önemli bir kaynak olma yolunda ilerliyor. Bu çalışma, Türk plastik sanatlarının gelişimi için büyük bir adım olup, Türk sanatçılarını global sanat sahnesine daha da yakınlaştıracaktır.”

sahin-paksoy
Şahin Paksoy | Fotoğraf: İlke Tulunay

Sanatçıların günlük rutinlerini öğrenmek, defterlerinde ve yazdıkları notlarda yer alan küçük detayları keşfetmek, çalışma alanlarını görmek her zaman ilgimi çekmiştir. Örneğin, keyifle okuduğum Mason Currey‘nin Daily Rituals: How Artists Work  kitabı, 161 yazar, sanatçı, müzisyen ve düşünürün günlük alışkanlıklarını anlatıyordu. Franz Kafka’nın uykusuzlukla ilişkisi, Haruki Murakami’nin sabah koşuları, Simone de Beauvoir’nın kahve saatleri gibi detaylar benim için ilham verici bir bakış açısı sunmuştu. Bu nedenle, bu kitabın tanıtım gecesinde yer almak benim için çok özel bir deneyimdi. Sanatçının yaratım süreci, sadece yaptığı işle değil, nasıl yaşadığıyla da ilgili… Sabah kaçta kalktığı, hangi masada çalıştığı, ne dinlediği, aralarda neler yaptığı gibi şeyler çok önemli.

Sanatçının atölyesi, yalnızca bir çalışma alanı değil; onun hafızası, alışkanlıkları ve içsel dünyasıyla kurduğu bir iletişimin yeri. Atölyedeki dağınık fırçalar, notlarla dolu panolar, eski bir fincan gibi nesneler, sanatçının geçmişini ve yaşamını yansıtır. Bu yüzden atölyeye girmek, bir sanatçının dünyasına sessizce adım atmak gibidir. İşte bu kitap, resme baktığınızda o atölyeye ışınlanmanızı sağlıyor. 

Kapak Fotoğrafı: İlke Tulunay

İlginizi çekebilir: İstanbul Flaneur’den İstanbul Kitapçıları: Uğramanız Gereken Bağımsız Kitabevleri