2024 yılının ilk günü pazartesiye denk geldiği için cumadan salıya yılbaşı seyahat planları yapmak kaçınılmaz hale geliyor. 2023’e girerken ailemle birlikte yaptığımız bu seyahati, alternatif rotalarla birlikte 2024 yılbaşı planlarınıza katkı sunacağını düşünerek sizlerle de paylaşmak istedim.  Google Haritalar’da yazımdaki rotayı paylaşıyor olacağım. Herkese iyi okumalar.

Rotaya Konya’dan başlamak, şehir dışından gelecek olanlar için hem maliyetleri hem de yol üstünde uğranabilecek görülmeye değer yerleri ziyaret etme şansı veriyor. Biz tüm süreçte kendi aracımızla seyahat ettik; ama gördüğüm kadarıyla Nevşehir’e uçuşlar Konya’dan daha pahalı olduğundan rotaya başlangıç olarak dışardan gelenler için de Konya daha avantajlı konumda. Konya Havaalanı araç kiralama adına da pek çok seçenek sunuyor. Tabii ki bu rota Konya’dan başlanarak düşünülse de ters istikametle Nevşehir’den de yapılabilir. Bu noktada Kapadokya  bölgesini en iyi şekilde keşfetmek için  arabayla yolculuk yapmanızı tavsiye edeceğim. 

Konya’dan Kapadokya’ya Yılbaşı Rotası

Kızören Obruğu ve Obruk Han: Tuz Gölü Alternatifi

a4892f8a-392e-48e1-99a6-c92a9ade5993
Kızören Obruğu ve Obruk Han | Fotoğraf: Elif Yıldız

Konya’dan Aksaray istikametine doğru İpek Yolu güzergâhını takip ettiğinizde   uçsuz bucaksız ovalar sizi Kızören Obruğu ve Obruk Han‘a çıkaracak. Son yıllarda bilinçsiz sulama sebebiyle özellikle bu bölge de kendi kendine ve aniden gerçekleşen obruk oluşumlarını haberlerden takip etmiş olabilirsiniz. Kızören Obruğu ise hem derinliği ve genişliği ile oldukça etkileyici  hem de 13. yüzyılda Anadolu Selçuklularından kalma olduğu düşünülen hemen yanındaki Obruk Han’a ismini vermiş. Her ikisi de yol üstünde iken uğramaya değer. Ancak geçen sene biz gittiğimizde hanın içini göremedik; anladığım kadarıyla yenileme çalışmaları halen devam ediyordu. Biz gezimizi iki gün olarak planladığımız için yolu uzatmayı tercih etmedik ama buralara kadar gelmişken obruktan sonra iki saatlik mesafedeki Tuz Gölü de sizin için bir seçenek olabilir. 

Sultanhanı Kervansarayı

c62cc03b-2b1d-4fbe-af3e-c3840e15cab1
Sultanhanı Kervansarayı | Fotoğraf: Elif Yıldız

Yolumuza İpek Yolu üzerinden devam ederek Aksaray’daki Sultanhanı Kervansarayı‘nı ziyaret ettik. 1229 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan Kervansaray, geçen sene biz uğradığımızda  yöresel motifli güzel halılara ev sahipliği yapıyordu. Avludan geçip  uçuşan kuşlar ve çalan mistik müzik eşliğinde içerde gezinmek ve kervansarayın özenle işlenmiş mimarisini izlemek çok keyifliydi. Bu tarihi dokunun 2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındığını da eklemeliyim. 

Zelve Ören Yeri 

4ccdfb4a-5bb0-4a97-b931-7b35bb701821
Zelve Ören Yeri  | Fotoğraf: Elif Yıldız

Biz buradan itibaren Hasan Dağı manzarası eşliğinde Aksaray’ın merkezine doğru devam ettik. Ancak dilerseniz yol üzerinde aynı bölgede bulunan Çanlı Kilise, Selime Katedrali ve Ihlara Vadisi üçlüsü sizler için bir seçenek olabilir. hem tarihi ve doğal dokudan aynı anda büyüleneceğiniz bu yerlere giderek Kapadokya coğrafyasına da adım atmış olacaksınız.

Biraz ileride yer alan Derinkuyu ve Kaymaklı Yer Altı Şehirleri’ne uğramayı düşünebilirsiniz. Yalnızca Konya’dan Nevşehir’e giden yol üzerinde bile o kadar çok önemli durak var ki bir günü bu yol güzergâhında harcamaya değer. Biz Aksaray merkezdeki Caffeine Cafe’de elektrikli araç şarj istasyonundan için mola verdik. Kahveleri lezzetliydi ve elektrikli araçlar için yol üstünde kolayca uğranıp dinlenilebilecek bir durak. 

Gelelim Zelve’ye… Daha önce ziyaret etmediyseniz önceliği Göreme Açık Hava Müzesi‘ne de verebilirsiniz tabii. Ancak biz Kapadokya havzasındaki ilk durağımız olarak olarak bu sefer Zelve’yi tercih ettik. Zelve – Paşabağlar mevkii  üç vadiden oluşuyor ve  peribacalarının en yoğun olduğu yer. Bana buradaki peribacaları daha çok yedi cücelerin şapkasını anımsatıyor. Bölge aynı zamanda Hristiyanların ibadet merkezi olma görevi de üstlenmiş ve  İkonoklastik dönemden kalma Balıklı, Üzümlü ve Geyikli kiliselerine ev sahipliği yapıyor.  Zelve ve Göreme ile beraber bundan sonra bahsedeceğim yerler aslında birbirine oldukça yakın ve iç içe oldukları için haritadan size uygun olan rotayı da tercih edebileceğinizi belirteyim.

Avanos: Nehir Kenarında Gün Batımı

Avonosa ilk kez beş yaşındayken gelmiştim. Geçen yıl 3. defa ziyaret etme şansım oldu. Akşamüstü gün batımı zamanı, Kızılırmak manzaralarıyla nehir kenarında yürümek ve çömlek atölyelerini ziyaret etmek için çok uygun. Turist yoğunluğu yok ve dükkanların çoğu halen açık oluyor. Beş yaşındayken ilk kez çömlek yaptığım ve ikinci ziyaretimde de yeniden uğrama fırsatı bulduğum çömlekçinin vefatı dolasıyla kapandığını üzülerek öğrendim bu sefer.

Ancak yol üzerinde Gaia Cappadocia seramik atölyesi ile karşılaştım. Normalde gördüklerimizden farklı ve orijinal ürünleri olan ve bildiğim kadarıyla bu konuda atölyeler de düzenleyen çok tatlı bir dükkan. Sevdiğim bir arkadaşıma aradığım yılbaşı hediyesini uygun bir fiyata aldım ve kendileri de bana anahtarlık hediye ettiler. Seramik sanatının gençlerle ve yeni dinamiklerle halen devam ettirilmesi de yaptıkları işin bir diğer güzel tarafı. Burayı da listenize eklemenizi şiddetle tavsiye ederim.

250f1ef5-a7b0-4b7e-abdf-fc98e12c537e
Gaia Capadocia, Avanos | Fotoğraf: Elif Yıldız

Bunun dışında Avanos’ta geleneksel çömlek atölyelerinde de çömlekçiliği ustalarından yardım alarak öğrenebilir; Saç Müzesi‘ne kendinizden bir hatıra bırakarak katkıda bulunabilirsiniz.

Konaklama ve Yılbaşı

Öncelikle söylemem lazım ki bu yazı halktan biri tarafından yazıldığından hiçbir reklam içermemektedir. Oteli ve programı kendimiz bulup gittik 🙂 Biz konaklama ve yılbaşı kutlaması için Avanos’taki Suhan Otel‘i tercih etmiştik. Herkesin eğlence anlayışı birbirinden farklı olduğundan bu konudaki araştırmayı sizlere bırakıyorum. Ancak kalabalıkla, göbek atmalı, yeme içmeli, canlı müzikli ve ailecek bir kutlama tercihinizse biz keyifli bir gece geçirmiştik. Aynı şekilde fiyatlar da günden güne değiştiğinden güncel program ve ücretlerini bölgedeki otelleri arayarak teyit edebilirsiniz. Bu rezervasyon işini son dakikalara bırakmamakta yarar var.

Devrent Vadisi, Üç Güzeller ve Kızılçukur Vadisi

image0-10
Devrent Vadisi, Üç Güzeller ve Kızılçukur Vadisi | Elif Yıldız

Yılın ilk gününe, aslında Avanos merkezde kahve içerek başlamak istedik ama aklınızda olsun 1 Ocak günü sabah saatlerinde yerel kafelerden açık bir yer bulamadık, sanırsam yalnızca Starbucks açıktı. Bu nedenle kahveyi sonraya bırakıp yola Devrent Vadisi ile devam ettik. Haritada “Imagination Valley” olarak da görebilirsiniz.

Şu peri bacaları sence neye benziyor?” oyununa doyduktan sonra istikametimiz yol kenarındaki Üç Güzeller oldu. Arkada Hasan Dağı‘nı önde Üç Güzeller’i izlemeye doyduktan sonra artık sabah içemediğimiz kahveyi içmek için Kızılçukur Vadisi‘ne geçtik. Vadinin sonunda karavandan bir kafe vardı. Herkes içeceğini alıp kanyon  manzarasının tadını çıkardı.  Vadinin sabah saatlerinde harika gün doğumunda balon manzaralarını izlemek için de güzel bir alternatif olduğu yazıyordu bloglarda aklınızda olsun. 

Son Durak: Uçhisar’a Doğru

image1-44
Güvercinlik Vadisi, Uçhisar | Fotoğraf: Elif Yıldız

 Kahvelerden sonra Uçhisar’a doğru yola koyulduk. İlk durak Uçhisar Kalesi‘ni karşıdan gören ve adının hakkını veren Güvercinlik Vadisi oldu. Instagram’da görmemiş olma şansınızın olmadığı nazar boncuğuyla dolup taşan dilek ağaçlarının bulunduğu yer tam da burası. 9. yüzyılda güvercin gübresi o kadar verimliymiş ki  topraklarında üzüm yetiştiren insanlara güvercin yetiştiriciliği yapmak farz olmuş. Halen de topluca havalanan güvercinlerin yemlerin sesini duyar duymaz vadiye inecek şekilde eğitildiklerine şahit olabilirsiniz.

Sonrasında Kapadokya‘nın zirvesi Uçhisar Kalesi’ne tırmandık ve bu muhteşem coğrafyanın  panoramik manzarasının tadına vardık. Kale adına kanmayın, kendisi aynı peri bacaları gibi rüzgar ve yağmur aşındırıp oyduğu kocaman bir kaya aslında. Uçhisar‘da son kez çömlekçileri turlayıp yemek yedikten sonra (mekanda fiyatlar tavan-hizmet taban olduğundan bahsedemeyeceğim maalesef) Konya’ya doğru geri dönüş yoluna geçtik ve gezimizi tamamladık. 

Biz bu gezimizde Ürgüp tarafına, yani meşhur Asmalı Konak ve şarap evlerinin olduğu bölgeye geçemedik ama linkini verdiğim haritada sizin için kaydettim. Umarım Kapadokya planı yapanlara faydalı bir rota olmuştur. Alternatifleri bir yana koyarsak kalan tüm durakları ailecek tadını çıkararak 2 günde tamamladık. Son olarak sizlere de bu rota için en az 3-4 gün ayırmanızı ve daha ekonomik bir gezi için artık online da edinilebilen Müze Kart satın almanızı tavsiye ediyor, yeni rota planlarında görüşmek üzere yazımı tamamlıyorum.

Kapak Fotoğrafı: unsplash.com/@raldoc

İlginizi çekebilir: Melike Büşra’dan Argos in Cappadocia