Sanki bu dünyadan değil gibi… Hala masum, hala bakir. Uysal, sakin, huzurlu ve güzel kokan sokakları ile mutlu sokak hayvanlarının verdiği dinginlik…

kaş

Kaş: Neye Benziyor?

Kaş, öyle daha ö gittiğiniz tatil beldelerindeki yerlere pek benzemez. Esnafı bile başkadır. Yüz lira verip elli kuruşluk su alırsınız ve en ufak bir tepkiyle karşılaşmazsınız. Paranız çıkışmadı mı? Yarın bir ara bırakırsınız lokantaya, manava veya dondurmacıya. Sabah alışveriş yaptığınız manav akşam yan masanızda siz eşlik edebilir.

Kaş’ta Ne Yapılır?

Kaş müdavimleri akşam ya Mavi’ye gider ya Effendi’ye. Olmadı önce bir Dejavu da iyi gider. Saat  22:00’den sonra Mavi’nin rengarenk sandalyeleri dışarı taşar, taşar, taşar. Belirli bir saatten sonra kaldırımda (Kaş meydanında uzun bir kaldırım, insanı oturmaya davet eden sıcak bir hali var) içenler mi Mavi’deydi yoksa Mavi’de içenler mi kaldırımda oturup içiyorlar anlamak mümkün olmuyor. Kafanızın şekere bağlayıp bağlamadığını anlamak için buzlu bademci ile göz göze gelmeniz yeterli olur. O andan itibaren masada buzlu badem varsa kafalar olmuştur, davem edebilirsiniz. Nasıl olsa biraz sonra midyeciye dalacaksınız. Oh, sabah olmuş bile.

Nuris Beach

Kahvaltıdan sonra (Kaş’ın belki de tek kusuru kahvaltıların çok zayıf olması. Mesela bizim kahvaltılar hep Migros takviyeli olmuştur) meydandan pancar motor teknelere binip pata pata sesleri eşliğinde Limanğzı Nuri’s Beach’e gidebilirsiniz. Ham’ın, şezlongun, minderin, çardağın, kanonun ve deniz bisikletinin kullanımı için paranın geçmediği koya vardığınızda sizi gülerek karşılayan insanlardan mı yoksa koyun kendine has sessizliğinden midir bilemem ama tatiliniz bittiğinde çok üzüleceğinizi hissedeceksiniz. Bu şirin koyda yemekten sonra tatlı niyetine ballı meyveli yoğurt üzerine kısa bir kestirme çok iyi gelecektir.

bi lokma

Akşam dönüş yolu ise aynı sabah başladığı gibi pata pata sesleri eşliğinde bu sefer Kaş’a doğru olacak. Kaş, sanki kollarını açmış sizi bekliyor gibi hissedeceksiniz ve sabah yaşamış olduğunuz his yine vuracak: Tatil bittiğinde çok üzüleceksiniz. Duş faslı ve odada atılan iki shot merasiminden sonra akşam yemeği için Bi Lokma’dayız. Nefis yemekler ve güleryüzlü çalışanlarla geçecek olan saatler sonrası, Mavi öncesi ilk durağımız olan Dejavu’dayız. Minik Kaş’a yukarıdan bakan mütevazi bir mekan. Bu arada popüler müzik dinlemek biraz zor Kaş’ta. Akşam sallana sallana otelinize dönerken Kahramanmaraşlı ustadan (meydandaki spor çay bahçesi içinde) dondurmalarınızı alıp sırıta sırıta otele dönüyorsunuz.

Kaputaş ve Kalkan

Sabah rotamız Kaputaş ve Kalkan. Kaputaş ölmeden görmeniz gereken yerlerden. Turkuaz rengi sularda dalgalarla boğuşurken aslnda bir tarafınızın hiç büyümediğini anlayacaksınız. Ve ikinci durak Kalkan ise Fedonvari vir hayat için model olabilir kafanızda. Pırıl pırıl sularda, nezih ve kibar bir köşe. Akşam emeği için bu akşamli rotamız Bahçe Balık. Biraz pahalı, ama değer. Leziz kelimesinin biraz hafif kalacağı mezeler ve nefis bir anason kokusuyla dolu akşam. Dönüş yolu belki Mavi’de yolluk niyetine bira.

Sabah, Küçük Çakıl’da Derya Beach’deyiz. Öğlen yemeğinde mutlaka Derya Beach’in nefis pizzasından yemelisiniz. Akşam ise Spaghettici’deyiz. Tavsiyem, Spaghetti di Mare ve yanında güzel bir şarap. Kaş’ta özel veya çeşit çeşit ekmek bulmak zor olduğundan sarımsaklı ekmeğiniz normal ekmek üzeri geliyor ama tadı çok iyi. Hesapla birlikte gelen, mekanın kendi ürettiği likörden de mutlaka içmelisiniz.

Kaçırmayın: Saklıkent Kanyonu

saklikent kanyonu

Sabah yeni rotamız Saklıkent Kanyonu. Gerçi burayı anlatmak için ayrı bir yazı yazmak gerekli ama ben yine de özet geçeyim: Sabah ilk durak Xanthos, kesin görmeniz gereken tarihi bir yerleşim yeri. İlk medeniyetlerin yaşamış olduğu bir antik kent. Bence büyülü bir yer. Sonrasında ise buz gibi (Eğer Haziran ayında giderseniz suyun en fazla olduğu dönem, Temmuz’un ikinci haftasından sonra azalıyor) akan suların içinde kanyonda bir yürüyüş. Yalnız buz gibi derken bu bir mecaz değil, karpuz çatlatan bir soğukluk. Kanyonda uzun yürüyüşe çıkmadan dikkat etmeniz gereken en önemli konukar, yanınıza ıslandığında zarar görmeyecek eşyalar almanız, suda yürümeye uygun ayakkabınızın olması (terlik, sandalet vs. gibi ayakkabılarla rahat edemezsiniz). Parkur zaman zaman zorlaşabiliyor. Ve en eğlenceli kısmı tabii biraz riskli ve cesaret işi olacak ama, suyun çıktığı yerden biraz aşağı yürüyüp kendinizi akıntıya bırakmak. Buz gibi suyun içinde kontrolün sizde olmadığı kısa ama çarpıcı bir yolculuk. Yanınızda daha önceden tecrübeli bir manyak olmadan veya aşağıda sizi tutacak birileri yoksa denemeyiniz. Bu gizemli yürüyüş sonrasında akan suların üstüne kurulmuş, sudan bir karış yükseklikte yer alan iskeleler üzerinde minderlere yayılıp yer sofrasında yiyeceğiniz yemek sonrasında suratınızda uzun bir gülümsemeyle dönüş yolculuğuna başlayacaksınız. Dönüşte büyük ihtimalle Patara Plajı’na uğrayacaksınızdır. Ben sevmedim, ancak oraya kadar gitmişken bir bakmakta fayda var. Belki siz seversiniz, uzun bir kumsal olması dışında bir özelliği yok bence.

Kesin Gitmeli: Kekova

Kekova

Sabah mutlaka gidilesi bir yer olan Kekova için yola çıkıyoruz. Yola çıkıyoruz derken, tur şirketiyle tabii. Meyanda Mavi’nin az ilerisinde bulunan (Latebreaks) bir tur operatörü var, onlarla gitmenizi tavsiye ederim. İşlerini biliyorlar. Kaş’ta Kekova turlarında kritik nokta, gezinin Kaş’tan tekneyle değil, Üçağız’dan tekneyle başlıyor olması. Tur şirketi sizi alıp Üçağız’a götürüyor ve akşam yine geri getiriyor. Hayran kalacağınızı düşündüğüm bu turda son Simena/Kaleköy’e vardığınızda neden burada yaşamıyorum ya da neden senede bir kez geliyorum diye içten içte ağlayacağınızı tahmin ediyorum. Yapmanız gereken mutlaka tepede yer alan Simena Kalesi’nde çıkmanız. O sıcakta zor gelir ama lütfen üşenmeyin. Kekova yolculuğu Kaş denilince ilk akla gelen rotalardan.

Bu yazıyı kendi tecrübelerim ve zevklerime göre paylaştım, takıldığınız ya da sormak istediğiniz bir nokta olursa seve seve yardımcı olmaya çalışırım.

Bir başka Kaş yazısı için Selin Tavaşi’nin Kusursuzluğu Keşfetmek İçin: Kaş yazısını buradan okuyabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?