2015 yapımı MINIMALISM (Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel) Belgeseli, bugün çok sayıda kişiyi etkilemiş minimalist yaşam tarzını ve minimalistleri konu alırken felsefenin temel insanî ve psikolojik yönlerine de değiniyor.

Matt D’avella yönetmenliğinde hazırlanmış bu önemli Netflix belgeseli, son zamanlarda günlük dilde de çok karşılaştığımız “minimalizm” kavramına odaklanıyor. Peki nedir minimalizm? TDK’da henüz bir tanımı bulunmayan minimalizm, etimolojik çağrışımından ötürü “az”, “küçük”, “öz”, “basit” şeylerden bahsedilirken kullanılsa da ilk anlamıyla yalnızca “az” anlamına gelmez. Örneğin: Görsel sanatlarda minimalizm; bir nesnenin salt nesne oluşuna vurgu yapmak ve kalabalık çağrışımlardan uzak tutup özü keşfetmek amacıyla kendini gösterirken müzikte melodi ve harmoni basitliğini ön plana çıkarmak gayesiyle kullanılır. Tasarım ve mimaride de yine en az kalabalıkla tasarımı tam anlamıyla öne çıkarmak, tüm gereksiz ayrıntılardan kurtarmak hedeflenir.

Yaşam tarzı anlamında kullanılan ve belgeselin de konusu olan minimalizm ise çok daha geniş kapsamlı bir düşünce biçimidir. Zihinlerde “less is more” culuk olarak yer etmesi bir bakıma yanlıştır zira minimalizm şeyleri az kullanmak değil, işlevine ve ihtiyacına uygun olarak kullanmaktır denebilir. Nitekim kitle kültürünün getirdiği tüketim anlayışı hep daha fazlayı ve ikinci ürünü işaret eder. Öyle ki bütün bir hayat sadece alışverişe ve harcamaya endekslenmiştir. Baudrillard’ın da bahsettiği gibi  “tüketim toplumu”  var olmak için nesnelere ihtiyaç duyar.  Belgeselde minimalizm serüvenini anlatan ve ünlü theminimalists.com sitesinin kurucularından Ryan NICODEMUS bu durumu şu sözlerle özetler: “Hayatımdaki boşluğu ıvır zıvırla doldurmaya çalıştım… eşya için yaşar olmuştum.” Bu cümleler sadece NICODEMUS’un değil hepimizin durumunu özetler mahiyettedir aslında.

“Hayatımdaki boşluğu ne ile doldurabilirim?” sorusuyla baş başa kalan hemen herkes, aslında tüm bu boşlukları yeni bir akıllı telefon, hiç ihtiyaç hissetmezken sadece indirimde diye alınan bir mutfak eşyası hatta okunmayacak kitaplar ve izlenmeyecek DVD’lerle doldurmaya çalıştığını görecektir.  Belgesel tam da Dan Harris’in bu duruma vurgu yapan “Hayatımızın çoğu, öylesine otomatik ve kovalamaca ile geçiyor ki hiçbir şey bizi tam tatmin etmiyor” sözleriyle başlar. Aslında problem hayattaki fazla ve işlevsiz nesnelerimizi otomatik alışveriş alışkanlıklarımızla aşırı sahiplenmek ve bu duygunun getirdiği fazlalık yüküdür. Modern hayatın getirdiği alışveriş kültürü, bireyleri sonradan kazandırdığı toplumsal koşullanmayla hep daha fazla “ihtiyaç” a teşvik eder.  Sonuç olarak bireyler birer “istifçi”ye dönüşür ve beraberinde anksiyete, kararsızlık, uzaklaşma isteği ve dolmayan ruhi boşluklarla baş etmek zorunda kalırlar.

Belgeselin iki temel minimalisti olarak bahsedebileceğimiz Ryan NICODEMUS ve Joshua Fields MILLBURN tam da kendi “american dream”lerini yaşarlarken aynı sorularla birlikte minimal bir hayata geçmiş ve bu yaşam felsefesini Spotify’daki podcastleri, sitelerindeki yazıları ve yazdıkları kitapla insanlara anlatma yoluna gitmişlerdir. Dünyada gün geçtikçe rağbet gören minimalist yaşam felsefesinin hayatın her alanında kendisini göstermesi oldukça zor fakat bireyler kendi gardrop, kütüphane, oda, ev, sosyal medya hesaplarından başlayarak bunu pekâlâ başarabilirler. Her anlamda sadeliğe yönlendiren minimalizm bugün sinemada, müzikte, tasarımda hatta modada kendini göstermektedir. Daha az parçayla daha çok kombin yapabilmek, yalnızca belli sayıda kıyafetle aylarca yaşayabilmek gibi hedeflerle kreativite ve minimalliğin kapıları aralanabilir. Bu sayede gerçekten ihtiyaca göre harcama yapmak, dayatılan alışveriş kültüründen ve daima bir klişe olarak kullanılan “kapitalizm kölesi olmak” tan uzaklaşmak denenebilir.

Bu anlamda belgesel, minimalistlerin serüvenlerine tanık olmak ve minimalizme en temel anlamıyla giriş yapmak isteyenler için etkileyici bir yapımdır.

theMagger’da İyi Bir Yaşamın Sırlarını Öğrenmek İçin İzleyebileceğiniz Belgeseller yazısına buradan ulaşabilirsiniz. 

Belgeselin web-sitesine buradan ulaşabilirsiniz. 

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

1- https://www.imdb.com/title/tt3810760/mediaviewer/rm2927763200

2- Jean Baudrillard, Tüketim Toplumu, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2017, s.47.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN