Yılın en güzel günleri gelmişti: Haziranın ilk günleri… Bu tatili “yılın ilk 6 ayı el ele vermiş heyecanla senenin ilk uzun tatiline kavuşmayı bekliyordu” diye tanımlasam sanırım yanlış olmaz. Sakinliğin içinde eğlencenin ve lezzetin, denize eşlik eden güneş ve ayın keyfine varmak için seçilen Muğla rotası yıl boyunca kurulan hayallerin hakkını veriyordu. Hem dinlenmek hem de usul usul eğlenmek isteyenler için tavsiye niteliğinde olan bu yazıya hoş geldiniz. 😊

datca-yol-3
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

İlk Durak: Datça

Datça üç tarafı denizlerle çevrili, arabanıza atlayıp her gün farklı bir koyda deniz ile buluşmanızı sağlayabilecek doğa harikası bir yer. Ne tam Egeli ne tam Akdenizli. Bunu denizin tuzu, sıcaklığı; rüzgârın tonu, yemeklerinizin çeşitliliğine kadar bir çok noktada hissediyorsunuz. Güzelliği de bu kesişim noktası olmasından geliyor. Eski Datça ve Kumluk sahilde nabızlar yükselirken koylarında denizle buluştuğunuzda doğallığın ve sadeliğin güzelliğine kavuşuyor; dinlemenin tadını çıkarıyorsunuz.

Bizim Ev Datça

Bizim Ev Datça, soğuk kış günlerinde sosyal medyada karşımıza çıkan denize açılan ev videoları ile “manifest”lediğimiz; meditasyon yaparken “gittiğimiz o an” olarak akıllarda yer etmiş bir yer. Kargı Koyu’nda bulunan Bizim Ev Datça’dan yazının devamında “evimiz” diye bahsedeceğim çünkü hissettirdiği tam olarak bu.

ev-5
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

Evimiz’de hizmette sınır yok. Ruhumuzu doyuran, gün doğumuna ve denize açılan evin kapısı, güne zinde başlamamızı sağlayan kahvaltısı, birbirinden güzel imza kokteylleri ile barı ve günün her saati zengin lezzetler sunan mutfağı ile aradığınız her şeyi tek noktada bulabileceğiniz bir yer. En önemli ayrışan noktası ise tatilinizi gerçekten keyifli geçirmenizi isteyen harika bir kadrosunun olması.  

ev-2-3
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

Konaklama için odaları aylar öncesinden dolsa da restoran ve denizinin keyfini çıkarmak için gönül rahatlığı ile evimizi ziyaret edebilirsiniz: Bizim Ev Datça

Datça’dan Öneriler: Mekânlar

Mayan Cocktail Bar

Mayan, Karios Yat Limanının içinde bulunan kendisini “Maxican – inspired” olarak tanımlayan kokteyl bar. Sadece kokteyleri değil her sene daha da çeşitlendirdikleri yemek menüsü ile gün batımına birkaç saat kala gelip keyifli bir happy hour’ın ardından gün batımını izleyebileceğiniz samimi bir yer. Burayı kısa bir uğrak noktası olarak görmeden birkaç saat ayırmanızı farklı imza kokteylleri ve atıştırmalıkları denemenizi tavsiye ediyorum. Peachy, Thyme Collins ve Eastern’i en çok sevdiklerim oldu. Eğer Mezcal seviyorsanız menüde mezcalli imza kokteyller için ayrı bir yer olduğunu söylemek isterim. Taco, Bun ve Nachos’ları ise özenle hazırlanmış. Kendi yaptıkları bamya turşusunun ise gün batımına harika bir eşlikçi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim! 😊 Yolunuzu düşünürünüz: Mayan

mayan-2
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

İxir

Hem reçeteleri çok keyifli hem de Eski Datça’nın kalbinde olan otantik bir kokteyl bar burası. Datça’nın meşhur bademi ya bir atıştırmalıkta ya da bir kokteylin içinde sürpriz bir şekilde karşınıza çıkabilir, dikkat! 😊Eğer Datça’yı ilk ziyaretinizse mutlaka görmek isteyeceğiniz Eski Datça’da serin bir mola vermek için uğramanızı öneririm.

ixir
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

Kekik Restaurant

Datça’da bir akşamı keyifle en klasiklerinden biri olan Kekik’te geçirmek isterseniz karşınıza Eski Datça ve Kumluk Plaj lokasyonları olarak 2 farklı alternatif çıkıyor. Eğer müzik, meze ve gün batımının tamamıyla buluşmak isterseniz tercihiniz Kumluk seçeneği olabilir. Ne yerseniz bu atmosferde keyif alacağınıza eminim!

Datça’nın Koyları

Datça denince akla ilk gelen koy Palamutbükü, Ovabükü ve Kargı oluyor. Gün boyunca vakit geçirmek isterseniz sahil boyunca sayısız işletme bulunan Palamutbükü size göre. Hemen deniz kenarında olmasa da lokal bir kaç işletme bulabileceğiniz daha sakin bir koy arıyorsanız o zaman Ovabükü’ne uğramadan dönmeyin. Kargı bizim de konakladığımız, merkeze nispeten daha yakın olan bir kaç küçük işletme, otel ve “evimiz”in işletmesinden faydalanabileceğiniz daha küçük bir koy. Benim favorilerimden olan Gerence Koyu ise berrak ve sakin suyu ile tam bir “hidden spot” burada herhangi bir işletme bulunmuyor. Eğer gerçekten doğa ile başbaşa kalmak ağaçların arasında denize girmek istiyorsanız mutlaka uğrayın.

gerence-2
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

İkinci Durak: Akyaka

Geçtiğimiz yıllarda Datça tatilini İstanbul’a dönüş öncesi kısa bir Akyaka deneyimiyle birleştirmiş ve fazlasıyla hayran kalmıştım. Yazının devamına mutlaka eklemem gerektiğini düşündüm.

Ula – Akyaka -Gökova üçlüsü kendi içinde farklı deneyimleri yaşayabileceğiniz kompakt ve sizi şaşırtan alternatif bir tatil rotası. Neden mi bahsediyorum? Ula mimarisi ile kendinizi bir masal şehrinde hissedeceğiniz; gelenekselliğin içinde oldukça “bohem” mekânlar bulabileceğiniz, Azmak Nehri’nde kano ile tura çıkacağınız; yoga ve meditasyon için bir çok sınıflara katılabileceğiniz; kitesurf yapıp çam ağaçları altındaki koylarda denize girebileceğiniz; akşamları güzel bir müzikle eğlenecebileceğiniz sizi farklı rollere büründüren anlatırken bile şaşırtan bir yer. Bir de bonusu var. Eğer yazın uzaktan çalışma şansınız varsa burası güzel bir köy evi kiralayabileceğiniz en az bir kaç haftanızı geçirebileceğiniz hem sakin ve odaklı bir çalışma hem de işi bıraktığınızda sizi kucaklayan renkli bir dünya fazlasıyla olabilir.

Akyaka’dan Öneriler: Mekânlar

Fin Akyaka

Çeşitli oyunlarla eğlenmek, dans etmek ve güzel kokteyller içmek için tam bir buluşma noktası. Şehrin merkezinde ancak yarattığı ortam ile kendinizi farklı coğrafyalarda hissedebilirsiniz: Fin Akyaka

Yengeç Restraunt

Kendimden çok emin bir şekilde söylüyorum ki Gökova’ya defalarca gelme nedeni. Kömbesi, Hayriye’si, limonla pişirilmiş orkinosu, ızgara bamyası ve karidesli mantısıyla sadece isimlerini sayarken bile karnınızın acıkmasını sağlayacak klasik yerlerinden biri. Eğer Akyaka’dan buraya gelmek için yola çıkarsanız Aşıklar Yolu’ndan geçmenizi Akçapınar tostçusunda bir tost yemenizi tavsiye ederim.

yengec-2
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

Akyaka’dan Öneri: Yoga ve Sörf

Akyaka’da yoga ve kitesurf yapabileceğiniz çok fazla nokta bulunuyor. Seyahatinizden kısa bir süre önce sosyal medya hesapları üzerinden randevu almanız oldukça yeterli. Ben Akyaka ziyaretimde akyakaretreats ve lemongrassyoga’da yoga derslerine katılmış ve yarattıkları samimi ortam ile kendimi hemen topluluğun bir parçası hissetmiştim. Akçapınar, akpınar ve gökova’da yaşayan birçok farklı yaştan kişinin hayatının ciddi bir rutini haline geldiği gördüğüm yoga sınıflarını bu yolculuktaki “şans”ım olarak gördüm diyebilirim.

yoga-14
Muğla Rotası | Fotoğraf: Miray Süer

Eğer adrenalin odaklı bir şeyler ararsanız Kitebeachakya’da surf derslerine kaydolabilirsiniz. Eğer bunu tercih etmiyorsanız tüm gün müzik, deniz ve atıştırmalıklarla eğitim alan kişileri keyifle izleyebilirsiniz. Bu bile oradaki enerjiye dahil olabilmek için çok yeterli!

Farklı alternatifler arayışındaysanız Azmak Nehri’ne uğramanızı öneririm. Azmak nehrinin iki farklı yüzü var. Biri nehir kenarında ailece kahvaltıya gelebileceğiniz boylu boyunca uzanan yerleri; bir diğeri ise nehirde kano ya da tekne ile keşfe çıkabileceğiniz, düzenlenen aktivitelerle adrenalin yaşayacağınız deneyim alanları. Ben ikincisinden yanayım 😊 Siz de merak ederseniz Akyakaactive’i inceleyebilirsiniz.  

Yaz yeni başlıyor, henüz tatil planınız yoksa bu yazıdan sonra artık bir planınız var sayabilirsiniz. Herkese keyifli bir yaz diliyorum! Eğer ezel ve ebedin bir mevsimi varsa, yaz olsa gerek.

Kapak Fotoğrafı: Miray Süer

İlginizi çekebilir: Aysu Altaş’tan Roro Tribe