Museum Folkwang: Oskar Kokoschka ve Frau in Blau
Bazı müzeler vardır ki onları adeta sanatla dolu bir kaçış destinasyonu olarak tanımlayabiliriz. Almanya’nın Essen şehrinde bulunan Folkwang müzesi de bu müzelerden bir tanesi olabilir. Köln şehrine sadece bir saat uzaklıkta bulunan bu küçük şehirde, tren istasyonun yürüme mesafesinde bulunan Folkwang müzesine girişler ücretsiz. Zaman zaman açılan süreli sergilere 10 euro civarında bir giriş ücreti belirlense de, Almanya’da her ayın ilk pazar günü tüm müzeler kapılarını ziyaretçilerine ücretsiz olarak açıyor.

İçerisinde Gauguin’dan, Van Gogh’a ve Salvador Dali’ye bir çok tanınmış sanatçıya ait eserleri görebileceğiniz bu müze’nin çok özel bir mimarisi bulunuyor. Buradan görebileceğiniz gibi müze tüm gün ışığını alıyor ve sessizliği, huzur ile bütünleşen bir atmosfer’de sanat eserleri ile buluşma imkanı sağlıyor. Yine de, bu müze’nin gözde eseri kapak fotoğrafında da görmüş olduğunuz Frau in Blau (Mavili Kadın).

1919 yılında Avusturyalı sanatçı Oskar Kokoschka tarafından yaratılan bu Ekspresyonist eser, kendisinin fotoğrafta gördüğünüz Mavili Kadın’a yani Alma Mahler’e olan takıntılı hislerinin bir yansıması. Kokoschka ve özellikleri sadece bununla sınırlı değil elbette! Bu tablo ve hikayesi, onun sadece bir parçası. Kokoschka, hayatını özgürlüğe adamış ve faşizme savaş açmış bir sanatçıdır, ve adeta faşizme sanat ile direnen bir kişilik! Bu özelliği sebebiyle zamanında Naziler tarafından ‘yozlaşmış’ ‘Entartete kunst’ olarak tanımlanmış ve sanatçının Almanya müze ve sergilerinde bulunan 417 tablosu Nazi rejimi tarafından “dejenere edilmiş sanat”ı temsil ettiği iddiasıyla depolara kaldırılmış ve bir çoğu yok edilmiş. Eserlerini bugün Almanya müzelerinde görmek, zamanın bize kimin yozlaşmış ve kimin ölümsüz olduğunu göstermesi sebebiyle manidar!

Bu gördüğünüz eser, Oscar Kokoschka’nın Nazi rejimine tepki olarak yarattığı bir self-portresi. Sanatçı’nın kollarını bağlaması, sanatın ve sanatçının bastırılmasına, kısıtlanmasına bir tepki ve sanatçının bu baskıya direnişinin bir ifadesi niteliğinde. Arkadaki av ve avcı figürleri ise kaçma ve kovalamaya ve sanatçının kendini bir avcı olarak nitelendirmesine atıfta bulunuyor.
Oscar Kokoschka’dan ve Mavili Kadın’dan bahsettikten sonra kapanışı Folkwang Müzesi’nde bulunan Gauguin’in bu çok beğendiğim eseri ile bitirmek istiyorum. Aslında Dali ve Van Gogh’un da birer eseri de burada sergilenmekte ve elbette her biri paylaşmaya değer fakat içlerinde en beğendiğim eseri sizlerle paylaşmak istedim. Üzerinde Yunan görünümlü elbisesi olan Polinesian bir kızın resmedildiği bu eser ayrıca görülmeye değer!
Bu yazıyı okuduktan sonra umarım içimizden birilerinin yolu Essen’a ve Folkwang müzesi’ne düşer. Tarih’in ve yaşanmışlıkların, müzedeki ışık ve huzura eşlik edeceği bu ziyaretinizde hepinize şimdiden bol keyifli zamanlar dilerim.
Kapak Fotoğrafı: Museum Folkwang
İlginizi çekebilir: Büşra M. Öztürk’ten Sanatın Büyülü Şehri

Esma Esra Hamurcu 







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!