A24 ve HBO Max’in belgesel ve reality türlerini iç içe geçiren yeni dizisi Neighbors, ABD’nin farklı noktalarında çileden çıkartıcı ya da sudan sebeplerle komşularına savaş açmış insanlara odaklanırken, aslında günümüzde insan doğasının bir parçası haline gelmiş kutuplaşma hevesini ve intikam arzusunu merkezine alıyor.

Neighbors

İnançlı bir insan olmasam da sınırlı dinî bilgimle dahi kutsal kitapların hemen hemen hepsinin komşularımızla iyi geçinmemizi öğütlediğine emin gibiyim. Ama ya komşunuz hiçbir yerin ortasındaki evinizle medeniyeti bağlayan yolu kilitli bir kapıyla kaparsa? Ya da şehrin ortasında küçükbaş hayvan yetiştirmeye karar verirse? Ya da evinizin karşısına metrelerce yüksek bir duvar örerse? Diyelim bu kadar ekstrem durumlara gerek yok… Size ait ufak bir toprak parçası ısrarla kendisininmiş gibi davranıyor ya da sizi her gördüğünde telefonuna görüntülerinizi kaydediyorsa?

Neighbors

Evlerimize kapandığımız pandemi dönemi, komşularımızla belki de uzun süredir olmadığı kadar muhattap olduğumuz, mecburen de olsa en yakınımızdaki insanların onlar olduğu bir dönemdi. Bu dönemde iyi komşulara sahip olmak yalnızlığı azaltan, kolektif travmayı paylaşmayı kolaylaştıran ve yardıma ihtiyacımız olduğunda işimizi kolaylaştıran bir nimetti sanki. Ama kötü komşulara sahip olmak… Gürültü, pislik ya da özel alan ihlali 24 saatimizi evde geçirdiğimiz o dönemde daha bir çekilmez, dayanılmazdı. Üstelik çıkan anlaşmazlıklar içinden çıkılmaz bir hal aldıkça çağın sonucu (hatta belki de bir gerekliliği) olarak internete, sosyal medyaya yansıyordu.

Harrison Fishman ve Dylan Redford da, pandemi boyunca birbirlerine adeta savaş açmış komşuların sosyal medyada viral olmuş videolarını saplantılı bir şekilde izleyenlerden… Bu videolardan yola çıkarak yerel gazeteleri, Facebook’taki mahalle gruplarını, ufak anlaşmazlıklara bakan mahalli idare mahkemelerinin kayıtlarını incelemişler ve nihayetinde ortaya A24 ve HBO ortaklığında hayata geçirdikleri, reality ve belgesel türlerini harmanlayan dizi Neighbors çıkmış.

Neighbors

HBO Max’te yayınlanan Neighbors, her bölümünde ABD’nin farklı iki köşesinden dört komşuyu merkezine alıyor ve her bir ikilinin arasında alevlenmiş tartışmaları ve düşmanlığın kökenlerini iki tarafa da eşit mesafede durarak inceliyor. Öznelerini olabildiğine ciddiye alışı, adanmış bir belgesel gazetecilikle işlediği konularıyla bir belgesel dizi bu esasında ama öte yandan ses efektlerinden kurgusuna tüm teknik seçimleri, olabildiğine ciddiye aldığını söylediğim o özneleriyle dalga geçtiğini gizleyememesine yol açıyor ve bilinçli bir şekilde Neighbors‘ı bir reality show’a da yakınlaştırıyor.

Sıradan insanların sıradan hayatları o kadar umrumuzda oluyor, bizi o denli taraf seçmek zorunda bırakıyor ki ortaya çıkan şey saçma bir çılgınlık olmasına rağmen bağımlılık yaratıyor — bu noktada dizinin A24 tarafındaki yapımcıları olarak Josh Safdie ve Roland Bernstein‘in isimlerini anmak gerekiyor çünkü Neighbors tam da Safdie Kardeşler filmlerindeki baştan çıkarıcı tempoyu ve saykedelik tuhaflığı yakalıyor.

Neighbors

Neighbors sonuç ve çözümle ilgilenmiyor; uzlaşma ya da barış umrunda değil. Olayların başını bilmediğimiz gibi sonunu da bilmiyoruz. Dizi de tam olarak bunu istiyor, amaçlıyor. Dünyayı kasıp kavuran, toplumsal ve küresel boyuttaki tüm tartışma ve krizlerin kaynağında olan kutuplaşma ve fanatikliklerin mikro ölçekteki bir metaforu var karşımızda. İçinde bulunduğumuz dünya düzeninin neden beslendiğini, bizi tanımadığımız insanların bizi etkilemeyen meselelerinde taraf edip kutuplaştırarak birinci elden gösteriyor, hatırlatıyor Neighbors. Bu açıdan günümüzün izleyicisine ayna tutan, gerçekle daha gerçek arasında köprü kuran işlerinden, son yılların en özgün fikirlerinden…

İlk bölümü Türkiye’de 14 Şubat’ta HBO Max’te yayınlanan Neighbors‘ın 6 bölümlük ilk sezonu 21 Mart’ta sona erecek.