Zarafetin, lüksün ve her detayında özenin hissedildiği bir dünya düşünün. Regnum The Crown Otel, Antalya’nın doğasında misafirlerine hatıra dolu bir konaklama deneyimi sunuyor. Sadelikle gösterişin, doğayla modernliğin mükemmel dengesini yakalayan tesis, konuklarına seçkin anlar yaşatmayı odağına alıyor. Bu yazıda, Regnum The Crown Otel’in sunduğu deneyimleri ve vadettiği ayrıcalıklı atmosferini anlatmak ve bu destinasyonun turizm anlayışına kattığı değeri paylaşmak istiyorum.

Regnum the Crown Otel | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Belek’te konumlanan otel, Regnum markasının amiral gemisi olan Regnum Carya’nın kardeş tesisi olarak 2025 yaz sezonunda kapılarını açmıştı. Biz de geçen yaz tamamen şans eseri bu oteli deneyimle fırsatı elde ettik. Aslında Regnum Carya’ya rezervasyon yaptırmıştık, çünkü uzun zamandır hayalimiz orasıydı. Otele vardığımızda Regnum the Crown’un da bu sezon açıldığı ve otelin tüm olanaklarından faydalanabileceğimiz yönünde bizi bilgilendirmişlerdi. İki oteli aynı anda deneyimleyebilme fırsatı güzel bir şans oldu. Durum böyle olunca biz de tatilimizin büyük çoğunluğunu Regnum the Crown’da geçirdik. Otelin her detayını anlatmam elbette mümkün değil ama sizler için yazımda bazı unutamadığım detaylara yer vereceğim.

Regnum Carya Standart Oda | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Konaklama detaylarından başlayacak olursam, söylediğim gibi, Regnum the Crown’da kalmadığımız için açıkcası odalar hakkında derinlemesine bilgi veremiyorum ancak gözlemlerimi paylaşmaya çalışacağım. Regnum The Crown’da odalar, aslında başlı başına ayrı bir deneyim gibi hissettirmek üzerine tasarlanmış. Tamamı süit ve villa konseptinde. Özel balkonlar ve geniş oturma alanları konforu artıran detaylar oluyor.

Regnum Carya’daki odamız ise deniz manzaralı standart oda konseptindeydi ve bizim için oldukça yeterliydi. Odaları oldukça geniş, odadan bağımsız bir giysi odası da bulunuyor. Bunlara ek olarak, keyifli vakit sürmek için de yeterli bir balkonu var. Tıpkı benim gibi, sizin için de kalacağınız oda birinci önceliğiniz olmayabilir; burada karar size ait.  

Seven Rooftop | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Otelin havuzları ayrıca konuşulmayı hak ediyor. İlk olarak, otelin en dikkat çekici alanlarından biri hiç kuşkusuz Seven Rooftop. Otelin çatı katında yer alan bu özel alan, yalnızca 18 yaş ve üzeri misafirlere hizmet veriyor. Akdeniz manzarasına karşı uzanan 900 metrekarelik sonsuzluk havuzu, gökyüzüyle denizin birleştiği noktada yüzüyormuş hissi uyandırıyor. Havuzun çevresinde konforlu şezlonglar, özel kabanalar, lounge alanları ve gün boyu hizmet veren bar bulunuyor. Güneş ufukta yavaş yavaş kaybolurken başlayan gün batımı partileri ise atmosferi daha da özel hale getiriyor. Müzik ve eşsiz manzara bir araya gelince Seven Rooftop gün içinde dinlenmek için, akşam saatlerinde ise sosyalleşmek için tercih edilen bir noktaya dönüşüyor. 

Crystal Cove Pool | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Otelin kalbindeki Blue Pool, genişliği ve ferah yapısıyla günün her saatinde keyifli bir ortam sunuyor. Havuz kenarında yer alan barın hemen önünde bulunan su içindeki oturma alanlarında serin sudan çıkmadan içeceğinizi yudumlayabiliyorsunuz. Bir yandan havuzun keyfini çıkarırken bir yandan sohbet etmek ve vakit geçirmek mümkün oluyor. Salty Bay Pool ise, deniz suyu deneyimini havuz konforuyla yaşamak isteyenler için tasarlanmış. Özellikle sıcak yaz günlerinde serinletme sistemiyle öne çıkan Crystal Cove Pool, sakinlik arayanların tercih ettiği köşelerden biri haline geliyor. Benim için de öne çıkan bu havuzu sosyal medya paylaşımlarında da sık sık görebilirsiniz. Dalgalı bir havuz deneyimi yaşatan Wave Pool, günün en hareketli noktalarından biri oluyor. Çocuklar için ayrılan özel havuzlar da ailelerin konforunu artırıyor. Son olarak, çocuklar gibi keyifli vakit geçirdiğimiz Aqualantis de otelin en eğlenceli alanlarından biri. 

Mexa | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Gelelim mutfak kısmına. Eşim tam bir boğa burcu olunca, bizim otel kriterlerimizin başında şüphesiz yeme-içme bölümü geliyor. Otelin Daphe Restoran‘ın açık büfesini anlatmayacağım ama kahvaltısından akşam yemeğine kadar tüm tabakların ve sunumların harika olduğunu söyleyebilirim. Ben sizlere fine dining restoranlarından bahsetmek istiyorum. Oldukça geniş yelpazede hizmet veren fine dining restoranları şu şekildeydi: Eva (Slav Mutfağı), Yan Ji (Pan/Asya Mutfağı), Nuage (Dünya Mutfağı), Maïa (Peru Mutfağı), Al-Waha (Arap/Levanten Mutfağı) ve El Tapeo (İspanyol Mutfağı). Plaj restoranlarında ise Nikos (Yunan Mutfağı), Riviera (Fransız ve İtalyan Mutfağı) ve Alia Beach Club (Akdeniz Mutfağı) karşımıza çıkıyor. Tüm bunlar rezervasyonlu olup ek ücrete tabi. Casual dining olarak da karşımıza Paris lezzetleri için Tartine, sağlıklı beslenme için Lotus ve Mexa çıkıyor. Meksika mutfağından lezzetler sunan Mexa, havuza yakın konumda olması sebebiyle çok uğradığımız mekân olmuştu, özellikle mangolu kinoa salatası hala aklımda. Konsept yemek kiosk’larında ise pizzalar, meyve, patates kızartması ya da kumpir, noodle, gözleme, döner gibi alternatifler bulmak mümkün.

Berliner | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Sırada eğlence kısmı var. Regnum denilince akla elbette Jennifer Lopez geliyor. Otelin açılış gecesinde sahne yine Jennifer Lopez’in olmuştu, bu da aslında otelin bu alana verdiği önem anlatmaya yetiyor bile olabilir. Dans gösterileri, akrobasi performansları, canlı müzik sahneleri ve yüksek prodüksiyonlu şovlar, izleyenleri sıradan bir otel eğlencesinin ötesine taşıyor. Çocuklu aileler için de bu saatler oldukça konforlu geçiyor. Çünkü otelin çocuk kulübü alanında oyunlar, etkinlikler ve eğitmenler eşliğinde çeşitli aktiviteler düzenleniyor. Böylece çocuklar kendi yaş gruplarına uygun eğlenceli vakit geçirirken ebeveynler de gönül rahatlığıyla gösterileri izleyebiliyor ya da otelin sunduğu akşam atmosferinin tadını çıkarabiliyor.

Sahne Şovları | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Regnum The Crown’da beni şaşırtan detaylardan biri de plajdaki beyaz kumlar. Antalya sahillerinde alışık olduğumuz koyu renkli kum ve çakıl görüntüsünden oldukça farklı duran bu beyaz kumlar, plaja daha ilk bakışta tropik bir ada havası kazandırıyor. Güneş ışığını yansıtması sayesinde kum fazla ısınmıyor ve çıplak ayakla yürümeyi daha konforlu hale getiriyor. Ayrıca hizmet anlayışının yalnızca otel içerisinde değil, deniz kenarında da fazlasıyla devam ediyor olması beni cezbetti. Şezlonguna yerleştiğinde gün boyunca yiyecek ve içecek servisi alabiliyor, denizin tadını çıkarırken bulunduğun yerden ayrılmak zorunda kalmıyorsun. Beni yine şaşırtan ve küçük ama çok “lüks” hissettiren detaylardan biri ise plajda devalı hizmet sağlayan görevliler oluyor. Özellikle güneş gözlüğünü temizleyen, ekran koruyucu gibi detaylarla ilgilenen ve şezlong düzenini kontrol eden görevliler sayesinde insan kendini gerçekten özel hissettiriyor. Hiçbir şey düşünmeden sadece dinlenmeye odaklanabiliyorsun.

Beyaz Kumlu Plaj Alanı | Fotoğraf: Hatun Vera Altunöz

Otelin sportif alanları, tatilin sadece dinlenmekten ibaret olmadığını hissettiriyor. Golf sahaları, bölgenin en dikkat çeken imkânlarından biri olarak öne çıkıyor ve profesyonel ya da amatör fark etmeksizin herkesin deneyimleyebileceği bir ortam sunuyor. Futbol, mini futbol, plaj voleybolu, tenis ve basketbola ek olarak son dönemde popülerleşen padel ve pickleball gibi yeni nesil sporlara yönelik sahalar da bulunuyor. Şahsen spor tutkularını otelde bile sürdürenlere hayranım!

Klasik otel spa’larını unutun. Amber Lagoon Wellness & Spa, otelin doğayla iç içe bir rahatlama alanı olarak tasarlandığını bizlere gösteriyor. Açık alanda konumlanan bu wellness bölümü, su ve yeşilin bir araya geldiği sakin bir atmosfer sunuyor ve adım attığınız anda tempo yavaşlıyor. Lagün formundaki havuzlar, çevresindeki dinlenme alanları ve doğayla bütünleşen tasarımıyla klasik spa deneyiminden daha farklı, daha açık ve ferah bir his yaratıyor. Tam da tatilin yoğun temposu içinde kısa bir mola vermek isteyenlere göre!

Her detayın düşünülmüş olması ve hizmetin her noktada kendini hissettirmesi, Regnum The Crown’un en ayırıcı yönü. Regnum Carya’nın güçlü mirasından beslenen bu yeni yüz, lüksün ve konforun birleşimiyle iyi hissettiren bir tatil hafızası bırakıyor.

Geçen sene deneyimleme fırsatı elde ettiğimiz bu otel bizlere unutulmaz bir anı bırakmıştı. Üstünden bir yıl geçmesine rağmen yine de yazmak, sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bir daha olsa yine gitmek isteyeceğim lokasyonlardan biri. Herkese bu yazı aracılığıyla iyi tatiller, bol keşifler diliyorum!

Kapak Fotoğrafı: Hatun Vera Altunöz

İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den Liberty Signa Tatil Deneyimim: Deniz, Gün Batımı ve Lezzet