On yedi dünya ülkesi, otuzdan fazla şehir ve Türkiye’nin çok büyük bir kısmını gezmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki Reykjavik bütün bunların içinde kelimenin tam anlamı ile nefesimi kesen tek yer oldu. Bugüne kadar bu şehri çok anlattım, anlatmaya da devam edeceğim. Zira gördüklerimi sindirebilmem için anlatmam gerek. Keyifli okumalar sevgili theMagger takipçileri!

img_1432-2
Reykjavik | Fotoğraf: Nisa Sümertekin

Kuzey Işıkları hayatım boyunca görmeyi en çok istediğim şeydi. Bunun için birçok farklı lokasyon imkânı olsa da hâlâ en iyi noktanın İzlanda olduğunu düşünüyorum. Finlandiya ve İsveç’te oldukça iyi opsiyonlar bulunuyor fakat benim için İzlanda’nın geneli ya da Reykjavik kadar büyüleyici değiller. Bu arada İzlanda’ya gitmeden önce hayrandım da ondan bu kadar çok sevdim gibi düşünmeyin, bu hayranlık İzlanda’yı gördükten sonra oluştu. Ayrıca ben Erasmus stajım sırasında Polonya’dan aktarmasız uçuş ile gittim İzlanda’ya, Türkiye’den gidişin beşte bir fiyatına uçtum diyebilirim. Şehrin merkezinde konaklama için çok iyi imkânlarda mevcut. Anlatıldığı kadar pahalı bir ülke olmadığını da belirtmek isterim. Hatta bana kalırsa İsveç’ten çok daha ucuzdu.

Reykjavik Rehberi

Hallgrímskırkja

887973
Hallgrímskırkja | Fotoğraf: mbl

Otelime beş dakika yürüme mesafesinde olduğu için ziyaret ettiğim ilk nokta Reykjavik’in bu muhteşem ve devasa kilisesi oldu. 74,5 metre yüksekliğe sahip olan bu kilise o kadar büyük ki neredeyse şehrin her tarafından görebiliyorsunuz. Asansör ile yukarıya çıkıp İzlanda’nın bu masalsı şehrini tepeden izleme şansına da sahipsiniz ki gitmişken görmeden dönmeyin derim. Hazır önündeyken, Amerika’yı Colomb’dan 500 yıl önce bulduğu düşünülen meşhur Viking Leifur Eiríksson’un heykelini de mutlaka görün.

Skolavördistigur

img_1593-3
Skolavördistigur | Fotoğraf: Nisa Sümertekin

Bu muhteşem kiliseden çıktıktan sonra hiçbir yere sapmadan dümdüz aşağıya doğru ilerlerseniz, yolunuz en ünlü sokaklardan birine, yani Skolavördistigur’a çıkacaktır. Ayağınızın altında uzayıp giden gökkuşağını gördüğünüz anda doğru yerde olduğunu anlayacaksınız. Bu sokak ve bu sokağa bağlanan daha birçok yolun üstünde muhteşem kafeler, restoranlar, hediyelik eşya dükkanları ve benzeri dükkânlara denk geleceksiniz. Capcanlı ve neşesi hiç eksik olmayan bu sokaklarda aklınız “Acaba hangisine girsem?” diye karışacak. Benim tavsiyem yürümeyi ve yorulmayı göze alıp bütün bu dükkanlara girmeniz, sabah kahvaltıları ve akşam yemeklerini her gün başka bir yerde yemeniz. İnanın ki pişman olacağınız tek bir yer yok. 

Kedi, Kedi, Daha Fazla Kedi!

pawsitively-the-queen
İzlanda’nın Kedileri | Fotoğraf: Nisa Sümertekin

Bu ülke en az benim kadar kedilere aşık. Hatta onları, sosyal medyanın birçok yerinde Cats of Reykjavík veya Cats of Iceland’s isimleri ile bulabilirsiniz. Çoğunun boynunda isminin olduğu bir tasma var. Bu şekilde onlarla daha samimi bir iletişim kurabiliyorsunuz. O kadar özgür ve mutlular ki aynı İstanbul’un kedileri gibi özgürce dolanıyorlar her yerde. Bugün bir kafede gördüğünüz kediyi yarın bir hediyelik eşya dükkânı vitrininde uyurken görebilirsiniz. Ayrıca yine Skolavördistigur üstünde birçok kediye ev sahipliği yapan kahve dükkanı Kattakaffihúsið bulunuyor. Burda vakit geçirmek oldukçe keyifli ve ruhu dinlendiriyor diyebilirim.

Hljómskála Park

5ae24cf061361f2640eb9c2f
Hljómskála Park | Fotoğraf: CLUB WOTA

Uzun bir yürüyüş ve yorucu bir günden sonra kahvenizi alıp Hljómskála Park’a gitmenizi öneriyorum. Yemyeşil bu park bir de göle ev sahipliği yapıyor. Üstelik yüzlerce kuşun da uğrak alanı. Reykjavik’in mis gibi havasını içinize çekmek ve kafa dinlemek için en ideal alan diyebilirim. Bu sırada minik ve renkli göl evlerine bakıp hayal kurmak da mümkün tabii…

Halk Plajı ve Sıcak Su Kaynakları

the-blue-lagoon-iceland-guide
Blue Lagoon | Fotoğraf: Shutterstock

Ekim ayında buz gibi okyanusa girmek pek benlik olmasa da fark ettim ki Reykjavik halkı bunu pek önemsemiyor. Yine de manzarayı seyretmek çok çok keyifli. Buna ek olarak İzlanda sıcak su kaynakları ile de epey ünlü. Reykjavik’in merkezinde bu kaynakların tadını çıkarabileceğiniz lüks yerler olduğu gibi halka açık ve ücretsiz olan birçok nokta da mevcut. Gitmişken mevsim ne olursa olsun mutlaka yanınızda mayo/bikini götürüp bu kaynakların birini deneyimlemenizi tavsiye ediyorum.

Vikingler, Troller ve Mitler

folklore-in-iceland-8
Islandia | Görsel: Barry Lawrence Ruderman Antique Map

İzlanda ve Reykjavik’in masalsı olarak nitelendirilmesinde, en büyük katkıyı şüphesiz ki gördüğüm ve duyduğum en zengin folklor içerikleri ve hikâyeler sağlıyor. Yıllardır süregelen ve hâlâ daha yeni nesillere büyük ciddiyetle anlatılan bu hikâyeler halk için önemli yere sahip. Şehrin her yerinde trollere ait minik evler, Viking inanışları ve İskandinav mitolojisinin önemli unsurlarını görebilirsiniz. Bütün bunlar şehrin göz kamaştıran dokusu, içinde bulduğu doğanın güzelliği ve tarihi ile birleşince her şeyi çok daha büyüleyici bir hale getirip sizi adeta masal kitabının içindeymiş gibi hissettiriyor.

Masal şehri Reykjavik için şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Umarım bir sonraki rotanız bu muhteşem şehir olur ve umarım benim kadar çok seversiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sağlıkla kalın!

Kapak Fotoğrafı: mbl

İlginizi çekebilir: Birevikiturizmci’den Rovaniemi’de Kuzey Işıkları