Rita Moda, son zamanlarda keşfettiğim yerler arasında en sevdiğim, bu kesin! İstanbul kültürünü tam anlamıyla yansıtan Moda’da 100 yıllık bir köşk içindeki Rita’nın hem atmosferi hem de Asude Akınlı ve ekibinin elinden çıkan lezzetler hep mutlu ediyor beni. Böylesi mutlu olduğum bir yerde theMagger sayesinde büyük usta Mehmet Başkaya eşliğinde “Ustaların Çilingir Sofraları” etkinliğinin olduğunu öğrenince harika bir gece geçireceğimi anladım ve sahiden enfes bir akşam oldu.

Etkinlik haberi ilk geldiğinde önce menü ilgimi çekti, sonrasında rakı konusunda büyük bir üstad olan Mehmet Başkaya eşliğinde, ‘’Ustaların Karışımı’’nı tatmak, bu rakının oluşumunu sağlayan bir ustadan rakı hakkındaki tüm bilgileri edinmek de apayrı bir heyecan verdi bana. Gecenin başından sonuna değin de bu heyecan içinde lezzetlerin tadına bakıp, Mehmet Başkaya’yı dinledik. 30 yılı aşkın süre Tekel’de çalışmış olan Mehmet Başkaya, gerçek bir ‘’Rakı Uzmanı’’. Kendisinin keyifli anlatımı ve engin bilgilerinden kısa bir parça paylaşacak olursam; rakının beş yüz yıllık bir geçmişi varmış. Arapça ‘arak’ kelimesinden (Türkçesi “ter”) geliyormuş ve ilk olarak razaki üzümlerinden elde edilmiş. Suma ve anason tohumu ile imbikle 48 saatte üretilmekteymiş.

Biz rakının tarihini keyifle dinlemeye dalmışken, etkinliğin en önemli parçası olan “Ustaların Karışımı” masaya geldi. Ustaların karışımı, üç çeşit rakının karışımından oluşuyor. Mehmet Bey’in bu rakının yapımında birebir rolü olduğundan, rakılarımızı beraber yudumlamak, bir yandan da yediğimiz mezelerin rakıyla uyumunu konuşabilmek çok hoş oldu. Ustaların karışımında Ala’nın verdiği anason ve Yeni Rakı’nın sağladığı yakıcı tat bir harikaydı. “Şerefe!” diye kadeh tokuştururken Mehmet Başkaya, bunun ‘’Şeref sözü veriyorum ki, burada konuşulan burada kalsın ‘’ demek olduğunu söylüyor, burada konuşulanlar burada kalacak belli :) ama lezzetler paylaşılmalı!

Menüde başlangıç olarak el açması yufka ve patlıcan püresi, peynir, kavun topları, lakerda, Girit kabak dilimleri ve ılık peynir, enginar fava ve Antakya tuzlu yoğurt gibi mezeler mevcuttu. Özellikle biber reçeli ile servis edilen Antakya tuzlu yoğurdunu enfes buldum. ‘’Ustaların Karışımı’’ en çok da bu mezeye uyuyordu bence. Üstüne gelen zeytinyağlı pazı sarma da harikaydı; ama bence masanın yıldızları tatlı patates ile sunulan fesleğenli mini kadınbudu köfte, İzmir usulü kuzu kokoreç ve tarhunlu cevizli çıtır balıktı!

Yemek sonunda gelen fıstık ve çıtırlı gül soslu Rita künefe ise damaklarımızda son bir şenlik yarattı diyebilirim. Rita Moda’da gerçekleşen, ‘’Ustaların Çilingir Sofraları’’ hem leziz yemekler hem de Mehmet Başkaya gibi bir üstattan aldığımız bilgilerle fazlasıyla keyifliydi. Umarım bunun gibi etkinlikler çoğalır şehirde!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN