San Francisco’da Dünya Mutfakları: Gastronomi Rotasının Peşinde
San Francisco dendiğinde akla ilk ikonik Golden Gate Köprüsü, rüzgârlı tepeleri, dik yokuşları ve özellikle yaz aylarında şehrin üzerine çöken sisli sabahları geliyor. Ancak bence San Francisco her köşesinde farklı bir mutfakla sizi karşılayan, her lokmada yeni bir hikâye keşfetmenize olanak tanıyan muhteşem bir şehir. Bu sefer San Francisco sadece hafızamda değil damağımda da unutulmaz izler bırakan bir şehir oldu. İşte San Francisco maceramın en unutulmaz lezzet durakları ve tadı damağımdan uzun süre silinmeyecek mutfakları!
San Francisco’da Dünya Mutfakları
Ozumo Sushi: Uzak Doğu Esintileri
Ne zaman yurt dışına çıksam lezzet keşiflerime Japon mutfağıyla başlamak bir geleneğe dönüştü diyebilirim. San Francisco’nun en keyifli bölgelerinden biri olan Embarcadero’da yer alan Ozumo Sushi de şehirde sushi yiyebileceğiniz en keyifli yerlerden biri bence. Sofistike atmosferi ile dikkat çeken Ozumo Sushi’de geleneksel çeşitlerin yanı sıra kendi spesiyalleri olan yaratıcı sushi çeşitleri de sizi bekliyor. Biz başlangıç olarak gyoza tercih ettik. Hafif çıtır dışı ve yumuşacık iç malzemesi ile gyoza ne kadar muhteşem bir yemeğin bizi beklediğinin habercisi gibiydi. Ozumo’nun Sushi menüsü az ve öz. Bizim favorilerimiz ‘Ozumo Roll’ ve ‘Eel Cucumber Roll’ oldu. Eğer seviyorsanız nigirileri de oldukça lezzetli. Tatlı olaraksa dondurmalı mochilerini es geçmemelisiniz!
Burma Love: Myanmar’dan Ruhu Dolu Bir Mutfak
Biraz da daha önce denemediğim mutfakları keşfetmek istediğim için bir akşam yolumuz Burma Love’a düştü. Her yemeğin kendine özgü bir ruhu varmış gibi hissettiren Burma Love, Burma ya da daha bildiğimiz adıyla Myanmar Mutfağı’nı deneyimleyebileceğiniz bir yer. Burma Mutfağı, Hint, Çin ve Tayland mutfaklarının izinde şekillenmiş gibi ama bence çok kendine özgü. Mesela körili yemekleri alıştıklarımızdan oldukça farklı. Daha hafif, az baharatlı ve acı değil. Biz başlangıç olarak tadım tabağı tadında içinde farklı geleneksel lezzetlerin pek çoğu olan tabağı seçtik. Sonrasında ise Burma Mutfağı’nın en meşhur yemeği olan ‘Mohinga Çorbası’ ve tavuklu ‘Burmese Curries’ ile devam ettik. Yediğimiz her şey çok lezzetliydi ama o lime aromalı acılı karidesin tadı bir hala damağımda.
Thai Spice: Tay Mutfağı’ndan Körinin Enfes Rahiyası ile Şenlenen Damaklar
Bir diğer Uzak Doğu durağımız ise her daim favori mutfaklarımdan olan Thai Spice oldu. Her lokmada tatlı, ekşi, tuzlu ve acının muhteşem dengesini hissettiren Thai Mutfağı baharatlarla şov yapıyor desem yeridir. Pirinç eriştesi ile yapılan Pad Thai’nin dengeli aroması, yanında pilav ile servis edilen kırmızı körili acılı Panang’ın damakta bıraktığı muhteşem rahiya tek kelimeyle efsaneydi. Daha uzun kalsam tekrar tekrar gitmek isteyeceğim bir yer Thai Spice. Thai Mutfağı’nı seviyorsanız Thai Spice’ı şiddetle tavsiye ediyorum!
Rasa Rasa: Popülerliği Giderek Artan Endonezya Mutfağı
Son zamanların yükselen yıldızlarında biri de Endonezya Mutfağı. Daha önce pek duymadığım ama tadınca hayran kaldığım bir mutfak oldu Endonezya. Bu farklı deneyim için ise adresimiz Rasa Rasa oldu. Menüde yer alan her tabak Endonezya’nın renkli kültüründen bir parça taşıyordu desem yeridir. Baharatların taze otlarla olan uyumu, etin lokumu gibi kıvamı, insanın içini alev gibi yakan ama yerken kendinizi asla durduramadığınız sosları ile Endonezya Mutfağı favori mutfaklarım arasında yerini aldı. Başlangıç için yanında bol acılı soslarla gelen krakerlerden ve ‘Gulai Green’ denilen yeşil körili nefis sebze yemeği tercih ettik. Ana yemek olaraksa Endonezya Mutfağı’nın en geleneksel yemeği sayılan ‘Beef Randang’i yanında Hindistan cevizli sütü ile haşlanmış sarı pirinç ile denedik ve bayıldık. Farklı mutfaklar denemeyi sevenlerle yeni tavsiyemdir Endonezya Mutfağı.
Flour & Water: Taze İtalyan Makarnalarına Modern Bir Yaklaşım
Bence insanı asla mutsuz etmeyen yemekler arasında ilk sırada geliyor makarna. Flour & Water’da makarna deyip geçmemek gerektiğini bir kez daha hatırlatan muhteşem bir yer. Menüsündeki her şey o kadar lezzetli duruyordu ki asla karar veremedik ve ortaya çeşit çeşit makarna söylemeye karar verdik. Peş peşe gelen her makarnanın tadı bir öncekiyle yarışıyordu. Taze makarnaların özenle yaratılmış soslarla birleşimi tam anlatılmaz yaşanır türdendi. Bizim tercihlerimiz ‘Black Pepper Bugatini’, ‘Taleggio Scarpinocc’, ‘Saffron Sorprese’ ve ‘Pea Leaf Garganelli’ oldu. Favorim ise balzamik sirke dokunuşlu ‘Taleggio Scarpinocc’. Makarnadaa balzamik sirkenin ne işi var demeyin. Beklentimizin çok çok üzerinde bir lezzetti.
San Ho Won: Kore Usulü Barbekünün Michelin Yıldızlı Hâli
Kore usülü barbekü özellikle Kaliforniya Bölgesi’nde oldukça yaygın bir kültür. Ancak 2024 yılında bir Michelin Yıldızı kazanan San Ho Wan bilinen Kore Barbekü restoranlarından oldukça farklı. Burada kendiniz pişirmiyorsunuz. Her şey önünüze hazır olarak geliyor. San Ho Wan’a giderseniz bence her şeyi ortaya söylemelisiniz. Başlangıçlardan patatesli taze soğanlı ‘Korean Pancake’ ve yanında nefis bir sosla gelen etli dumpling favorim. Ara sıcak diyebileceğim tuzlu pirinç kekli, sebzeli, etli ‘Tteokbokki’ ise tam bir efsaneydi. Etler ise lokum gibi ağızda dağılıyor. Bu kadar yumuşak olmasının sebebinin ise lichi meyvesinin ağacından elde edilen kömürde pişiliyor olmasıymış. Etlerin yanına minik bir atıştırmalık isterseniz de hafif acılı mısırdan denemenizi öneririm.
Waterbar: Bir San Francisco Klasiği
Bay Bridge manzaralı okyanus esintili bir restoranda lezzetli deniz ürünleri yemek isterseniz Waterbar güzel bir alternatif olacaktır. Tazecik balıklarla hazırlanmış başlangıçlar, ana yemekler ve çok daha fazlası Waterbar’da sizi bekliyor. Eğer seviyorsanız Waterbar’ın menüsünde nefis istiridyeler var. Aklınızda bulunsun!
Biraz ters bir sıralama olacak ama kahvaltı önerilerimi sona sakladım. Çünkü bu muhteşem yemekler arasında biraz sönük kalacaklardı.
San Francisco’dan Kahvaltı Önerileri
Boichick Bagel: Klasik Bir Amerikan Kahvaltısı
Boichick’te önce bagel’ınızı ardından içine ekleteceğiniz malzemeleri seçiyorsunuz. Benim favorim biraz sade: Arası krem peynirli susamlı bagel. Siz isterseniz bagel’ınızı somon füme, yumurta, avokado gibi seçeneklerle de taçlandırabilirsiniz.
Earth Bar: Güne Sağlıklı Başlangıç
Güne ‘super food’ olarak bilinen ve son yıllarda ülkemizde de oldukça popüler olan açai bowl ile başlamak isterseniz de Marina Bölgesi’de yer alan Earth Bar güzel bir alternatif olacak. Hem göze hem midye hitap eden fresh bir başlangıç için açai bowldan şaşmayın.
Bonus: Sonoma
Eğer vaktiniz kalırsa yarım gününüzü de üzüm bağları ile meşhur Sonoma’ya ayırın derim. San Francisco’nun sisli havasından uzaklaşmak Sonoma’nın sıcağına sarılmak çok iyi geliyor. Sonoma’nın minik şehir merkezinde dolaştıktan sonra Sunflower Cafe’de yumurtalı nefis bir kahvaltı edebilir, ardından da rotanızı şarap bağlarına çevirebilirsiniz. Bu noktada minik bir tavsiyede bulunacak olursam bütçenize ve rotanıza uygun bağı seçtikten sonra mutlaka rezervasyon yaptırın. Yoksa kapıdan dönebilirsiniz. Bizim tercihimiz Hamel Bağları oldu.
San Francisco, öyle sıradan bir şehir değil bence unutulmaz gastronomi deneyimleri yaşatan harika bir destinasyon. Her sokağında farklı bir doku, her restoranında farklı bir hikâye saklı gibi. Bu şehirde geçireceğiniz her an, damağınızda ve kalbinizde unutulmaz izler bırakacak. Umarım bu lezzet rehberi, sizin de San Francisco’daki kendi unutulmaz anılarınızı yaratmanız için küçük bir ilham kaynağı olur.
Kapak Fotoğrafı: Sıla Uçan
İlginizi çekebilir: Gigi Aytan’dan San Francisco Yemek Tarihi ve Şarapları

Sıla Uçan














Aile Tadında
Ne kadar yalın ve güzel anlatmışsınız. Uzak olmasa atlayıp gidesim geldi 😊 Klavyenize sağlık.
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim🙂