Sanat ve Anlam Arayışı: Güç ve Sonuç Üzerine
Anlam, kişinin hayatında bir noktadan sonra onun inşası ile gelişiyor ve şekilleniyor. Anlam yaratmak tıpkı hayatta kalmak gibi modern insanın aslında ilk günden beri peşinden koşup durduğu bir kavram. Hatta bir oluş. Bunun da sosyal bir tür olmak ve iletişim kurmakla ilişkisi bulunuyor. Geçmişi unutulmaz kılıp geleceğe daha iyi bir şeyler bırakmak gibi de düşünebiliriz.

Geçmiş hatırlamak, ders almak, yenilemek, bazen tekrar etmek bazen de tekrar etmemek için orada aslında. Geçmişin anlam yaratmadaki yeri ise yine buradan yönleniyor. Farkındalıkla anlam yaratma çabasında olmasak bile bu duygu, kişinin ve toplulukların gölgesi olarak tarih boyu yanımızda yürümüştür.
Anlam kişinin hayatında bir noktadan sonra onun inşası ile gelişiyor ve şekilleniyor. Sanki en baştan beri var olan bu amaca kıyafet biçmek ya da rol yazmak gibi. Sartre’ın, insanın özünü kendi seçimleriyle kurduğunu savunan görüşü ile Camus’nün hayatın absürtlüğüne rağmen anlamı, yaşamı sevmekte ve yeniden yaratmakta bulduğunu vurgulayan yaklaşımı bu inşanın en temel fikirleri arasında yer alıyor. Bir bakıma var olan boşluklar “anlamın niteliğinden bağımsız” dolar, dolar… Burada kapitalizmin anlam yaratma yöntemlerine girmek istesem de bu başka metnin konusu, ayrıca kişinin oyalanmasına olan ihtiyacı karşılama hevesiyle durmaksızın yeni formlar üreten kapitalizmin çağımızdaki boyutunu da düşünmeliyiz, diyerek asıl konuya geri dönüyorum.
Amaçlar sıralanırken “güç” oldukça önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Onun varlığı, adil olması ya da sadece iyi için kullanılması ya da hiç kullanılmaması durumu temelde onu elinde bulunduranla ilişki taşıyor. Elbette kişinin karakteri şekillenirken yaşadıkları, çevresi ve diğer tüm etkiler de bunun yanında gelecektir.
Güç dünyanın hem sosyal hem de fiziksel olarak tarih boyunca kullanmakta hiçbir beis görmediği hata bazı durumlarda bunu teşvik ettiğine şahit olduk ve ne yazık ki olmaya devam ediyoruz. Kültür sanat da ne yazık ki her alan gibi bazen doğrudan bazen de dolaylı şekilde bundan etkileniyor. Yakın zamanda Trump’ın gündeme getirdiği bir konu var. Kısaca şöyle bilgi vermek istiyorum: ABD’de Donald Trump yönetimi, Ulusal Parklar Servisi’ne bağlı müze ve sergilerde yer alan tarihî bilgilendirme panoları ve görsellerin gözden geçirilmesini öngören bir yürütme emri yayımladı. “Restoring Truth and Sanity to American History” başlıklı bu karar, kölelik, ırkçılık ve yerli halklara yönelik zulüm gibi konuların “aşırı olumsuz” yansıtıldığı materyallerin kaldırılmasına imkân tanıyor.
Bu kapsamda gündeme gelen en dikkat çekici örnek, 1863’te çekilmiş olan “The Scourged Back” adlı fotoğraf aslında. Kölelikten kaçan Gordon (ya da Peter) isimli bir adamın sırtındaki kırbaç izlerini gösteren bu fotoğraf, Amerikan İç Savaşı döneminde köleliğin vahşetini simgeleyen en güçlü görsel belgelerden biri olarak kabul ediliyor.
Trump yönetimi, fotoğrafın Georgia’daki Fort Pulaski Ulusal Anıtı’nda sergilenen panolardan kaldırılmasını istedi. Bu karar, başta tarihçiler ve sivil toplum örgütleri olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekti. Eleştirmenler, adımı “tarihsel gerçeklerin sansürlenmesi” ve “utanç verici geçmişi silme girişimi” olarak nitelendiriyor. Fakat İçişleri Bakanlığı ve Ulusal Parklar Servisi ise sürecin “inceleme aşamasında” olduğunu belirtmiş, uygulamanın tüm parklarda ne şekilde hayata geçirileceğinin henüz netleşmediğini ifade etmiş.
Yukarıda gördüğümüz örnek aslında çok da uzak olduğumuz bir durum değil. Güç kendi tarafında bir amaca yöneldiğinde hakların da taraflı uygulanması ya da esnetilmesi ya da bir şekilde dilde değişiklikle kısıtlamalara gidilmesi aslında dünya tarihinde mevcut. Bazı durumlarda kültür ve sanatın birlikte anılmasının sebebi de bu aslında. İnsanlık olarak bir anlama ihtiyacımız var. Sanat kültüre dair kültür de sanata… Yaşam ve deneyimler bu iki disiplin için araç.
Bu anlam herkes için aynı şeyi ifade etmese de gerçeklikten ve hak odaklı olmaktan geri duramaz. Her ne kadar ona ağır misyonlar yüklemesek de bazen sanatın bir amacı olmasa da kişi faktörü oldukça önemli. İşte tam da bu sebeple muhakkak bir amacı var.
Kapak Fotoğrafı: Gor Davtyan – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Ece Zeren Aydınoğlu’ndan Hikâyelerin İzinde Sanatı Anlamak

Ece Zeren Aydinoglu 








Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!