Schmigadoon!: Müzikal Hayranları İçin Yaratılmış Bir Dizi
Müzikal tiyatro, sanatın birçok dalını tek bir prodüksiyonda buluşturan, hatta kimi zaman sinema uyarlamaları aracılığıyla buna yedinci sanatı da ekleyen, başlı başına bir hayran kiltesi olan bir dünya. Apple TV dizisi Schmigadoon!, zaman zaman karanlık veya seksi de olmayı başarabilen bu rengarenk ve eğlenceli dünyanın külliyatından beslenen bir müzikal dizi olarak, özellikle de 20. yüzyılın ikinci yarısındaki Broadway müzikallerinin tutkunları için yaratılmış gibi…

Dünyanın Broadway ve West End müzikallerinin nadiren uğradığı bir köşesinde müzikal tiyatro tutkunu olmak zor. Seyahat etmediğimiz sürece, yıl boyunca konuşulan yeni müzikalleri hatta yıllardır sahnelenen, Tony’lere boğulmuş klasikleri sahnede izlemek neredeyse imkansız. Müzikalleri tiyatrodan çok sinemayla bağdaştırdığımız, müzikali bir sahne şovundan çok film janrı olarak düşündüğümüz bir kültürde yetiştiğimizi inkar edemeyiz sanırım. Bu yüzden de sahne müzikallerinin iyi kotarılmış uyarlamalarının ya da özgün müzikal filmlerin yeri bende ve benim gibilerde apayrı, görevi bambaşka.
Müzikal türü sadece sinemada değil, televizyonda da karşımıza çıkabiliyor ama 2-2.5 saatlik filmlere kıyasla, bir sezonluk dizinin her bölümüne özgün şarkılar yazmak büyük bir zahmet tabii ki. Glee ve Zoey’s Extraordinary Playlist gibi hikayesini cover şarkılarla anlatmayı tercih eden başarılı yapımlar bir yana, kendini bu çılgınlığa adamış yaratıcı insanlar sayesinde her bölümü dizi için yazılmış birden çok özgün şarkıyla bezeli harika dizilerle de karşılaşabiliyoruz: Crazy Ex-Girlfriend, Smash, Empire ve Central Park ilk aklıma gelenler. Bir de, hiçbir dizisini Türkiye’de yasal yollarla izlemek mümkün olmayan Apple TV’nin işi olduğu için görece az bilinen, benim de müzikal tutkuma rağmen oldukça geç keşfettiğim Schmigadoon! var.

Schimigadoon!, dijital platformlar çağında algoritmalar için değil, Broadway arşivi için yapılmış bir müzikal tarih turu gibi. Cinco Paul ve Ken Daurio‘nun yaratıcılığını üstlendiği dizi, Broadway müzikalleri tarihinin üç farklı dönemini ele alacak üç sezon olarak planlanmış fakat ne yazık ki son sezonu prodüksiyon aşamasındayken iptal edilmiş. Yine de bunun sizi diziyi izlemekten alıkoymasını istemem — her sezon, ana karakterler dışında tüm oyuncuların farklı rollerde yer aldığı, kendi içinde başlayıp sonlanan hikayelere sahip. Dizinin iptalinin, severek izleyenlerde yarattığı hayal kırıklığı dışında diziye bir etkisi yok.

Schmigadoon!‘un ilk bölümünde, oldukça romantik bir tanışma hikayesine sahip New York’lu iki doktor, Melissa (Cecily Strong) ve Josh (Keegan-Michael Key) tutkusunu yitirmiş, iletişimi zayıflamış ilişkilerini ve bağlarını güçlendirmek için bir doğa gezisine çıkmaya karar veriyorlar. Gezi ters tepiyor; belki de en şiddetli kavgalarını ediyor, üstelik kayboluyorlar. Yollarını bulduklarını sandıkları anda ise karşılarına küçük bir köy çıkıyor: Schimigadoon. Şakacı bir elf, herkesin şarkılar söylediği, 1910’ların Orta Avrupa’sından fırlamış gibi duran ve bağnaz insanlarla dolu bu köyden tek çıkış yolunun “gerçek aşkı bulmak” olduğunu söylüyor. Çiftimiz “gerçek aşkı” aramaya bu süreçte de hem diğer köylüleri hem de (yeniden) birbirlerini tanımaya başlıyorlar.
İkinci sezonun başında Melissa ve Josh’ı yeniden New York’ta, bu kez evli, fakat yine kavga ederken görüyoruz. Artık aralarını nasıl düzelteceklerini bilen ikili kendilerini yine Schimigadoon’da bulacaklarını düşünerek yola çıkıyor, fakat kendilerini köyde değil, büyük şehir Schmicago’da buluyorlar. İkinci sezon çok daha entrikalı, karanlık ve tehlikeli bir maceraya sürüklüyor onları. Elfe göre bu kez buradan kurtulmak için yapmaları gerekense daha zor: “Mutlu sona ulaşmak”.

İzlediğimiz iki sezon da odaklandığı dönemin ünlü müzikallerinin ruhunu, karakterlerini, şarkılarını ve hikayelerini yakalayan detaylarla dolu. İlk sezon Broadway müzikallerinin “altın çağını” yani Oklahoma!, The Sound of Music ve The Music Man gibi 1940’lar ve 1950’lerin ünlü müzikallerini, ikinci sezon ise daha karanlık, daha cesur ve daha seksi müzikallerin sahneye konduğu bir dönemin, 1960’lar ve 1970’lerin Cabaret, Annie, Chicago, Hair, Jesus Christ Superstar ve Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street gibi müzikallerini malzeme olarak kullanıyor. (Dizi iptal edilmesdeydi, Paul ve Daurio‘nun planı 1980’ler ve 1990’ların yani bizim de en hakim olduğumuz müzikallerin olduğu dönemi ve Cats, Les Misérables, The Phantom of the Opera gibi müzikalleri ele almakmış.)

Schimigadoon! gönderme yaptığı, referans verdiği, tiye aldığı ya da parodisini yaptığı müzikallerin ruhunu ve müzik tarzını yakalayan özgün şarkılarıyla olduğu kadar güçlü oyuncu kadrosuyla da hem Broadway’e selam çakıyor hem de izleycisini etkiliyor. Komedyen olarak tanıdığımız, başrollerdeki Key ve Strong‘a eşlik eden oyuncular arasında efsane isimler var: Wicked‘ın Glinda’sı olarak tanınan Kristin Chenoweth, Moulin Rouge! ile Tony kazanan Aaron Tveit, sahnelerde Nine ile tanınsa da bizim televizyonda Tina Fey ile işbirliklerinden tanıdığımız Jane Krakowski, Cabaret efsanesi Alan Cumming, Avenue Q‘nun Ann Harada‘sı ve Broadway’deki başarısını sinemaya taşıyıp West Side Story ile Oscar kazanan Ariana DeBose…

Çok bilinen müzikallere az çok aşinaysanız, müzikal tiyatro tarihinden izlerle dolu bu diziye bayılacağınıza eminim. Öte yandan yuukarıda adı geçen müzikallerden hiçbirinin hiçbir şarkısını bilmiyorsanız dahi Schmigadoon!‘un kendi hikayesi ve kendi şarkıları da sizi ekran başında tutmaya ve güldürmeye yetecektir diye düşünüyorum. Dizinin ilk sezonu 2025 yılında bir sahne müzikaline dönüştü ve 2026 içinde Broadway’de sahnelenmesi planlanıyor. Cinco Paul, gerçekleşemeyen üçüncü sezon dahil dizinin üç sezonunu bir müzikal üçlemesi olarak Broadway’e taşımayı umuyor.
Apple TV+ dizisi olan Schmigadoon!‘u, platformun Türkiye pazarına açılmama ısrarı yüzünden ne yazık ki ülkemizde yasal yollardan izlemek mümkün değil.


Emre Eminoğlu







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!