Jordi Galceran’ın Grönholm Methodu oyunu 1 perde 1 saat 35 dakika olarak sahneye konmuş. Herkesin çokça beğendiği, benim içinse orta değerdeki oyun hem komediyi hem dramı göğüsleyebilen Cüneyt Mete, Ünsal Çoşar, Deniz Gökçe Yersel ve Nur Yazar’ı; Sinan Pekinton rejisinde bir araya getirmişti. Birkaç sene önce Semaver Kumpanya’nın Ankara turnesinde Metot adıyla izlediğim ve çok beğendim bir oyun olduğu için ve iyi bir kadroyla sahnelendiği için, bu versiyonu da beğenirim diye düşünüyordum ama öyle olmadı. Önemli bir pozisyon için yarışan 4 farklı kişiyi bir araya getirip, sınırlarını zorlatan ve onları şaçma sapan hallere sokan bir hikayeye sahip metin. Metni okumadığım için tam bilmiyorum ama Serkan Keskin’in rejisiyle çok beğendiğim, çok güldüğüm ve sonunda da beni çok düşündüren bir oyundu Metot. Üstelik hâlâ aklımda oyun. Fakat Ankara Devlet Tiyatrosu versiyonunu fazlasıyla köşeye sıkışmış buldum. Güçlü ve enerjik bir oyuncu kadrosuna sahip olmasına rağmen ikna kabiliyeti çok yüksek değildi oyunun. Ayrıca tam bir komedi de değildi. Kuru kahkaha attırmak bana öne çıkarılmış geldi. Diğer yeni oyunlara göre başarılı olsa da beklentimin altında kaldı.

Ortanın bir üstü olarak değerlendirdiğim oyunsa Julie Jensen’in kaleme aldığı, İpek Atagün Gezener’in rejisiyle sahneye konan Annemin Son Çılgınlıkları oyunuydu. Alzheimer’ın pençesindeki annelerinin, gün gün çöküşünü izleyen bir kızkardeşin hikâyesi. Annenin gün geçtikçe kaybolan hafızası, bir yandan babanın dönülmez yolda ilerleyen hastalığı, evi çekip çevirme görevi üstlenen abla ve ona uzaktan destek olan, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan kız kardeş… Oyunu Aysel Çakar Kara, Özlem Gündoğdu ve Derya Keyf Doğruöz sırtlıyorlar. Ana karakterler iyi çizilmiş ve hayat veren oyuncular rollerinde inandırıcıydılar. Hafızanın gün gün eridiği, aynı sözlerin yüzlerce kez tekrarlandığı bir hastalıkla mücadele eden anne rolünde Aysel Çakar Kara çok başarılı, çok etkileyici bir performans sergiledi. Aynı zamanda anlatıcı rolünü üstlenen Özlem Gündoğdu (abla rolünde) ile de paslaşmaları çok yerinde ve güzeldi. Arka planda sahneye hareket verilmek üzere konumlandırılmış genç oyuncular vardı. Ki beğenmediğim bir parçası oldu bu oyunun. Bir-iki sahne için olabilirdi fakat sürekli sahnede olmaları, dramatik bir anda sahneye girip çıkmaları beni rahatsız etti. Bunun haricinde 1; perde 1 saat 15 dakikalık süresinde insanı hem hastanın hem de yakınlarının psikolojisine sokabilen başarılı bir oyun diyebilirim Annemin Son Çılgınlıkları için.