Film müzikleri (soundtrack) ile ilgili yazmayı uzun zaman önce kafaya koymuştum. Film müzikleri iki açıdan bana çok etkileyici geliyor. Birincisi, filme özel bestelensin ya da bestelenmesin, mutlaka filmin görsel bütünlüğü ile uyumlu olması gerekiyor. Çoğu zaman şarkıyı sevseniz bile filmin doğru anında çalmadığını ya da o anla bütünlük sağlamadığını düşünebiliyorsunuz. İkincisi de, özellikle 80’lerdan sonra video kliplere verilen önem ve 90’lardan sonra konserlerde şarkıları görseller ile (audiovisual) destekleme akımıyla birlikte müziğin izleyicilere çok daha geniş bir perspektifle ve derinlikle ulaşabilmesi.

Özellikle devasa stadyumlarda en arkadaki seyirciyi bile kaybetmemek ve konsere dahil edebilmek adına The Rolling Stones ve U2 dev LED ekranları ile stadyum konserlerinin tarihini değiştirdiler. Massive Attack gibi gruplar da küçük mekanlarda olsalar bile şarkıların sosyal ve politik mesajlarını sadece sözler ve enstrümanlarla ifade etmek yerine, gittikleri yerde lokal dile çevrilmiş şekilde görsel olarak da izleyicilerine yansıttılar. Şahsi fikrim her üç grup da bu konuda öncü ve son derece başarılıydı.

Geriye dönüp bakınca film müziklerinin bu konudaki etkisini de yadsınamayacak kadar önemli buluyorum. Film müziklerine olan ilgim de sanırım müziğe olan tutkum kadar eski. Gerek sadece filme özel bestelenen şarkılar ya da tema müzikleri (theme), gerekse filmin içeriğine ve anlarına özel seçilen şarkılardan oluşan karma albümler, ya da her ikisinin karışımı olan albümler içinde her üç kategoride de çok sevdiklerim oldu.

“Platoon (‘Müfreze,’ 1986)” beni ilk etkileyen filmlerden olmuştur. “Apocalypse Now (1979)”la birlikte savaş konulu filmler içinde en başarılı film müziklerine sahip olan iki filmden biri olduğunu düşünüyorum. Filmde zaten sonuna kadar geriliyorsunuz, hemen sonra ne olacağını düşünürken bazı noktalarda kalp atışınıza hız veren sadece merak ya da Marlon Brando veya Willem Dafoe’un inanılmaz oyunculukları değil, aynı zamanda ustalıkla seçilmiş ve arka plana sanki alt belleğinize hükmedecek şekilde yerleştirilmiş şarkılar…

“Star Wars” üçlemesindeki “imparatorluk” şarkısı ile de kendinden geçen çok sayıda insan tanıyorum. Ancak tamamı filme göre bestelenen enstrümantal albümlere göre, içinde biraz da film anına uygun yakalanan ve özellikle film için bestelenmemiş şarkıların olduğu albümler sanırım daha fazla çaba ve emek gerektiriyor, ancak başarılı olanlar mutlaka daha sihirli oluyor.

“Reality Bites (1994)”daki dörtlü benzinlikteki süpermarkete girdikleri sırada radyonun sesini sonuna kadar açıp “The Knack – My Sharona” ile dans ederlerken Ethan Hawke’ın surat ifadesi aklıma kazınmış durumda. Yine filmin sonlarına doğru “U2 – All I Want is You” çalarken Winona Ryder’ın “alo” deyişi de aynı şekilde… Bu iki anı YouTube’dan rahatça bulabilirsiniz, ben halen arada bir yapıyorum…

“Heat (1995)” hayatımda en sevdiğim filmlerden biri… Hiçbir anında ön plana çıkmayan ama özellikle gece çekilen sahnelerinde kasvetli ve ışıltılı şehir görüntülerini ya da oyuncuların ruhsal durumlarını tam anlamıyla yansıtan inanılmaz iyi şarkılara sahip bir müzik albümü var. Albümü sevmezseniz bile Michael Brook’un “Ultramarine” şarkısını dinleyin, beni en çok etkileyen enstrümantal şarkılardan biri… Filmin hangi kısmında çaldığını söylemeyeceğim, filmi çok sevenler hatırlayacaktır.

Bu birkaç örnek dışında bana çok enteresan gelen bir albüm daha var… “Passengers – Original Soundtracks 1”. U2, Brian Eno ve daha birçok müzisyenin farklı kült filmler ve belgeseller için özel olarak yaptıkları şarkılardan oluşan bir – böyle bir deyiş var mı onu bile bilmiyorum ama – film müzikleri toplaması sanırım (soundtrack compilation.) “Beach Sequence” adlı şarkı Michelangelo Antonioni ve Wim Wenders’ın “Beyond the Clouds (1995)” filminde John Malkovich’in kumsalda yalnız başına dolandığı ve salıncakta sallandığı an için yazılmış. Bu videoyu da YouTube’da bulmuştum, eğer hala duruyorsa mutlaka izleyin / dinleyin… Hatta izlettirin / dinlettirin.

Son olarak, kendinizde iz bırakan anlarda hatırladığınız şarkılar var…

Hayatımdaki bazı iyi ve kötü anıları tanımlayan, onları hayal ederken arka planda duyduğum şarkılar var. Belki bende bir arıza vardır onu bilemiyorum ama bazen bu anıları hatırlamak için bile o şarkıları dinleyebiliyorum. Sanırım herkesin kendine özel bir soundtrack’i vardır, kendi hayatımızın müzikleri. Özel (iyi ya da kötü olsun) anlar için yazılmış ya da bu anları çok iyi ifade eden şarkılar… Kendi soundtrack’inizi bir CD yapıp arada dinlemenizi öneririm.

Bu arada, eğer ilginizi çekerse, aşağıdaki film müziklerini de şiddetle öneriyorum:

– Ocean’s Eleven (2001)

– Get Shorty (1995)

High Fidelity (2000)

– Vanilla Sky (2001)

– Green Card (1990)

– Rain Man (1988)

– In the Name of the Father (1993)

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN