Tel Aviv’e ilk gidişim 1990’larda orada yaşayan ailemi ziyaret içindi. Tel Aviv, bizi denizi, sahili, sıcak iklimi, falafel ve humusu ile kendine bağlamıştı ve ailecek o kadar sever olmuştuk ki bu güzel şehre her sene gitmeye başladık… İki hafta önce 6 arkadaş Gezi Parkı olaylarının 10. gününde çok önceden Pegasus ile bilet aldığımız Tel Aviv’e gittik. Gerçekten çok keyifli bir tatil geçirdik, gezdik, denize girdik, kumlarda yürüdük, şehri bisikletle gezdik, bol bol yemek yedik, Kudüs’e gittik…

“Gezi Parkı olaylarının 10. Gününde” dememin büyük bir nedeni taksicisinden garsonuna herkesin olayları belki genel Türkiye’den daha iyi bilmesiydi. Türk olduğumuzu duyan herkes, “ülkenizde çok üzücü olaylar oluyor, biz sürekli okuyoruz ve haberlerden izliyoruz…” diyorlardı. Hepsinin dileği -İstanbul, İzmir, Antalya’ya gelmiş olup, Türkiye’ye hayran olduklarından- demokrasinin, laikliğin ve bu kadar güzel bir ülkenin hiçbir anlamda bozulmamasıydı. Tanıştığım her kişinin Türkiye hakkında bu kadar iyi düşünmesi ve ülkeyi bu kadar çok sevmeleri çok hoşuma gitti…

Parade

Neyse biz dönelim tatilimize. Öncelikle şunu söylemeliyim, Tel-Aviv sandığınızdan çok daha modern ve açık görüşlü bir şehir. Size yazımın devamında birçok neden sunacağım… İşte ilk neden. Bizim gittiğimiz hafta sonu Tel Aviv’de Gay Pride Parade kutlanıyordu. 20.000’i turist 100.000 kişi bizim gittiğimiz hafta sonu festival havasında gay ve lezbiyen olmanın gururunu yaşıyorlar ve bunu kutluyorlardı. Etrafta o kadar gay ve lezbiyen vardı ki straight olanlar azınlık olarak kalmışlardı :) Bu sene 15. si kutlanan Gay Pride Parade, seneye 13 Haziran 2014’te yapılacak. Eşcinsel evliliği de savunan kutlamanın Tel Aviv’de olması bu şehir için muhteşem bir gurur bence… Okan Bayülgen’in sorusu üzerine Melih Gökçek’In “gay’liği bitereceğiz” tarzındaki saçma ve anti-modern cevabından sonra düşününce Tel Aviv halkının ne kadar açık görüşlü ve eğitimli olduğunu görebiliyorum…

Tel Aviv

Tel Aviv’de Denize Girmek ve Tel Aviv Beach’leri

Tel- Aviv’e hem gezmeye hem de denize girmeye rahatça gidebilirsiniz. Bu şehir biraz İzmir- Çeşme’ye bile benziyor diyebilirim. Harika upuzun bir sahili var, sahil farklı farklı bölümlere ayrılmış durumda. Sahilin başında köpeği olan insanların diğer köpek sahipleriyle rahatlıkla sosyalleşebileceği, köpeklerin birbirleriyle sürekli olarak koşuşturabileceği bir bölüm burası. Onlarca köpek, sahipleriyle ve arkadaşlarıyla denize giriyor, bütün gün kumlarda enerjilerini atıyorlar.

Köpek plajından biraz devam edince, Tel Aviv’deki dindar insanların yani Dati’lerin plajına varıyorsunuz. Plaj diğerlerine göre dışarıdan daha az görünüyor, sağı – solu ahşaplarla kapalı ama asıl olayı kadın ve erkeklerin farklı günlerde girmesi. Örneğin erkekler pazartesi, kadınlar salı girebiliyorlar; bu böyle tüm hafta devam ediyor…

Tel Aviv Dog Beach

Diğer plaj ise Gay beach diye geçiyor. Gay’lerin rahatça diğer gay’lerle sosyalleşebileceği bu plaja herkes girebiliyor, plajın bayrakları gökkuşağı renklerinden oluşuyor. Eğer straight’seniz ve yanlışlıkla bu plaja girerseniz erkeklerin size olan bakışlarını rahatça yakalayabilirsiniz :)

Sahilin devamı ise hep açık…  Kumda güneşlenen 1000’lerce insan Tel Aviv’de hafta sonları plaja geliyor ve tatil günlerine deniz-kum-güneş üçlüsünden yararlanarak geçiriyorlar. Hayat onlara güzel!

Tel Aviv’de Gece Hayatı ve Sushi Restoranları

Tel Avivliler gece hayatına, café ve restoranlara, yemek zevklerine İstanbul’daki bir kesim gibi çok düşkün. Sushi’nin en popüler olduğu 3. şehir olan Tel Aviv’de her tarafta sushi bulabiliyorsunuz. Güzel sushi yemek isterseniz size 3 mekan önerim var: Birincisi hayatımda ilk olarak New York’ta gittiğim hem sushilerine hem de bar atmosferine bayıldığım sushi samba New York, Miami, Londra gibi şehirlerden başka Tel Aviv’de de bulunuyor. Sushi yerken aynı zamanda içki içmek ve güzel müzik eşliğinde eğlenmek istiyorsanız burayı not alın derim.

İkinci sushi mekanım, çok rahat bir yer. Tel Aviv’in Rothschild caddesine bulunan Bistro Balcon. Burada bira içerken sushi yiyebiliyorsunuz. Bu mekan tarz olarak biraz bizim Asmalı’daki Balkon’umuza benziyor, Balkon’da otururken lezzetli sushi yediğinizi düşünün. Öyle bir moddaysanız burası tam size göre!

Üçüncü sushi mekan ise; 32 Yermiyahu‘daki FU Sushi; “Tel Aviv’deki en iyi sushi” gibi yorumlar alan FU Sushi’yi, yemeklerinin lezzeti, menünün çeşitliliği ve güzel dekoru ile çok seveceksiniz.

Cafe Europa, Tel Aviv resimleri
Bu Cafe Europa fotoğrafı TripAdvisor’ın izniyle kullanılmıştır.

Diğer bir mekan önerim ise, Tel Aviv’in en popüler caddelerinden biri olan Rothschild’in (Buranın Abdi İpekçi’sine benziyor) üzerinde bulunan Café Europa. Café Europa, uzun ince bahçesi bulunan, kuzulu torteliniden istiridyeye kadar birçok lezzeti bulabileceğiniz bir mekan. Modern bir yer olmasına rağmen, çalan birkaç şarkıyı duysanız kulaklarınıza inanamazsınız. Biz ordayken en az 2 kez Erkin Koray’dan “Cemalım” şarkısı çaldı :) Europa’nın yemekleri güzel; karidesli noodle, risotto, karışık et tabağı…her şey lezzetliydi. Ancak bizim hatamız, 6 kişi olup her şeyi ortaya söylememiz oldu, çok sayıda başlangıç gelmiş olsa da hiçbirimiz doymadık. Bu yüzden size tavsiyem buraya giderseniz herkesin kendine bireysel bir yemek söylemesi, ortaya da 2-3 başlangıç almanız.

Şimdiki önerim ise çikolata severler için! Yine Rothschild üzerinde bulunan Max Brenner adlı café/restoranda çikolata hakkında yok yok. Çikolatalı pizzadan çikolatalı fondüye kadar leziz tatları yiyebileceğiniz ve çikolataya olan aşkınızın daha çok kabaracağı bir mekan Max Brenner. Meyveler ve marshmellow’la gelen fondüyü hatırlayınca hala ağzım sulanıyor!

Mizlala

Şimdi gelelim Tel Aviv’de en çok beğendiğim mekana… Mizlala adlı café/restoran beni yüksek tavanları, modern mimarisi, yemekleri güler yüzlü garsonları ve uzun barıyla tavladı. Modernleştirilmiş sunumlarda gelen Ortadoğu yemeklerini, ayrıca dünya mutfağından lezzetli örnekleri burada bulabiliyorsunuz. Yemeklerin her biri cidden çok lezzetli; etli risotto, avokado ve zencefil eşliğinde gelen somon ve caprese, domuz confit Mizlala’da size önerebileceklerimden. Yemek yerken sohbetinizi böylemeyecek seviyede house müziğin çaldığı, ortamının çok genç olduğu bu mekan, Tel Aviv’de çok tercih ediliyormuş. Mimari değil de tarz olarak biraz son aylarda çok popüler olan  Karaköy’deki restoranımız Unter’e benziyor Mizlala.

Benedict - TripAdvisor

Tel Aviv’de Kahvaltı

Tel Aviv’e geldim kahvaltı etmek istiyorum diyorsanız… Pazar sabahı gittiğimiz Benedict adlı 7/24 açık olan kahvaltı mekanını size önerebilirim. Şakşuka’dan İspanyol omleti Fritala’ya birçok seçenek sunan Benedict’te tek yememeniz gereken “Scrambled egg”, ben onu seçtim ve tüm yemek boyunca yanımdakilerin yemeklerini izlemek zorunda kaldım :)

Cumartesi akşamüstü Tel Aviv’in yine ünlü bir caddesi olan Dizengoff’u gezdikten sonra gittiğimiz Basel meydanına siz de uğrayın. Güzel café ve restoranların olduğu Basel’da Rustico adlı bir İtalyan restoranı var, biz denedik, beğendik. Deniz mahsüllü spagettiyi tavsiye ederim. Basel’a giderseniz Vaniglia adlı dondurmacıyı sorun ve bulun. Onlarca çeşidin arasından 10 top alsanız yeridir. Ben tiramisu ve muzlu aldım, harikaydı!

Tel Aviv’de cumartesi günü bisiklet kiraladık ve bisikletle şehri dolaştık. Tel Aviv’de sokaklar geniş ve birçok kişi yollarda bisiklete rahatça biniyor. Palmiyelerle dolu, geniş yollarda bisiklet sürmek gerçekten çok keyifliydi. Bisiklet kiralama sistemi karışık görünse de değil. Birçok semtte karşınıza çıkan bisiklet istasyonlarına kredi kartnızı ATM gibi yerleştiriyorsunuz, kartınız bisikletinizi diğer istasyona bırakana kadar saat başı bir fiyat çekiyor. Tel Aviv’de çok fazla yerde bahsettiğim istasyonlardan var, o yüzden bulamam diye hiç düşünmeyin.

Falafeli nerde yiyebilirim diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Tel Aviv’e giderseniz, yemeniz gereken 3 adet yemek var: Falafel, humus ve tarama. Geziniz süresince bunlardan bol bol yiyin, açıkınca kaşık kaşık humus yiyorduk :) Falafel’I en iyi Dizingoff caddesi’inde bulabilirsiniz, etrafta küçük büfelerde çekinmeden yiyebilirsiniz, hepsi sağlıklı ve lezzetli! Aman dikkat! Tüm İsrael’de Musevi’lerin kutsal günü olduğu olan Shabbat’ta cuma öğleden sonra birçok yer kapanıyor ve kapananlar cumartesi güneş batınca açılıyor. Falafel yemek istiyorsanız, cumartesi gününü değil pazar gününü tercih etmelisiniz.

Benny the Fisherman - Namal, Tel Aviv

Son olarak Tel Aviv’in merkezinde olan Namal adlı marinaya uğramalısınız. Namal’da gezebilir, cafe’lerde oturabilir, sea-food restoranlarda kalamar ve onlarca Ortadoğu mezesi yiyebilirsiniz. Son gece canımız deniz mahsülü çekti ve yanımızda bulunan 100 cl’lik Tekirdağ Rakısı ile Namal’a gittik. Benny the Fisherman adlı restorana oturduk, humustan kızarmış karnıbahara birçok meze yedik. Restorandan izin alıp rakımızı da açtık, harika bir gece geçirdik…

Benden bugünlük bu kadar… Ama aslında yazım daha bitmedi. Tel Aviv seyahatimizde bir günümüzü tüm dinler için kutsal olan Kudüs yani Jerusalem’e ayırdık. Orada neler yaptık, nereleri gezdik o da bir sonraki yazımda.

Tel Aviv’e gitmek istiyorsanız, Pegasus’tan uygun bilet bulabiliyorsunuz; vize de çok rahat bir şekilde alınabiliyor, istenilen evrakları toplamanız yeterli. Otel konusuna gelince… Sahil şeridinde birçok otel var; Ritz, Hilton, Sheraton, Orchid, Melody merkezde kalabileceğiniz otellerden birkaçı. Farklı bir kültür, farklı bir şehir görmek aynı zamanda denize girmek istiyorsanız Tel Aviv’i kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Herkese sevgiler!

theMagger’da Tel Aviv tatilimde ziyarettiğim Kudüs (Jerusalem) ve Ağlama Duvarı yazım…

theMagger’da Ortadoğu’nun Ritmine Aldırmayan  Şehir: Beyrut yazısı…

Cover photo: Alonicko, instagram
Benedict & Europa: Trip Advisor
Mizlala: Official Site
Parade: gaytlvguide.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Tel Aviv bana her zaman çok gizemli bir yer izlenimi veriyor ve gerçekten çok merak ediyorum. Böyle güzel bir sahili olduğunu bilmiyordum. Yaz tatili olarak da degerlendirilebilcek bir yer olduğunu da öğrenmiş oldum. Bu günlerde kafamızı dağıtmamızı, hayal kurmamızı sağlayan bu güzel yazı için teşekkürler…

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?