27 Mart 2022’de gerçekleşecek 94. Akademi Ödülleri için adaylar belli oldu. Adayların yanı sıra hiçbir dalda adaylıkları bulunmayan filmlerin beni daha çok şaşırttığını belirtmeliyim. Bu nedenle haklarının biz sinemaseverler tarafından yenmemesi adına bu yazıda Oscar’a tutunamayan filmleri hep beraber inceleyelim istiyorum. 

 

The French Dispatch

youtube play youtube play

Beş filmi ile daha önceki Oscar ödüllerine aday gösterilen ama henüz bir ödüle kavuşamayan Wes Anderson’la başlayalım. Wes Anderson, muhteşem oyuncu kadrosu ve özgün senaryosuyla geçtiğimiz yıl izleyiciyle buluşan The French Dispatch filmiyle 94. Akademi Ödülleri‘nde herhangi bir kategoriye aday gösterilmedi. Birbirinden bağımsız üç ilginç hikâyeyi anlatan ve bir temel ana öyküsü bulunan bu filmi her ne kadar “En iyi Wes Anderson filmi” diye nitelendiremeyecek olsam da eğlenceli karakterleri ile izlerken bulunduğu dünyadan farklı bir hayatı tattıran bu kaliteli yapımı herkese öneriyorum.

C’mon C’mon

youtube play youtube play

Mike Mills tarafından yönetilen ve izleyenler tarafından çok beğenilen C’mon C’mon da Oscar’a aday gösterilmeyen filmler arasında yer alıyor. Açıkçası bunun nedeninin Joaquin Phoenix‘ın performansından kaynaklandığını düşünüyorum. C’mon C’mon, Johnny’nin (Joaquin Phoenix) kız kardeşi tarafından geçici süreliğine ona emanet edilen yeğeni Jesse ile birbirlerine alışma süreçlerine odaklanıyor. Film sadeliği ve şiirsel anlatısı ile insana varoluşu sorgulatan bu senaryoya sahip.

Last Night in Soho

youtube play youtube play

Edgar Wright tarafından yönetilen keyif verdiği kadar seyircisini psikolojik olarak geren Last Night in Soho’nun Oscar kategorilerinde en az bir adaylığının olmasını beklemiyordum desem yalan olur. Senaryonun beklenmedik yönde gelişimi ve sonunun yaşattığı şaşırtmalar doğrultusunda izleyenlerin beğenisini büyük ölçüde toplayan bu filmde Ellie rolünde Anya Taylor-Joy’u izliyoruz. Film gerek günümüz Londra’sı ile 1960’ların Londra’sını yansıtma biçimi, gerekse sahneler arası geçişiyle teknik adaylıklardan en az birinde olmalıydı diye düşünüyorum. Bu arada Last Night in Soho’yu izleyeceklere önerim filme başlamadan önce telefonunuza mutlaka Shazam indirin, zira filme dahil edilen müzikler çok güzel!

Zola

youtube play youtube play

Zola, büyük kitlelere hitap etmeyen, alışıldık kurgudan uzak ve bolca kara mizah barındıran bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Viral tweetlerden uyarlanan, iki kadının 48 saatlik bir zaman diliminde deneyimlediklerine odaklanan ve Janicza Bravo tarafından yönetilen Zola’nın en iyi film dalında adaylığının bulunmamasına şaşırmasam da Elvis Presley’nin torunu olarak da bilinen Riley Keough’un en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinde adaylığının bulunmaması ise gerçekten şaşırtıcı.

Matrix Resurrections

youtube play youtube play

Serinin ilk filmlerindeki gibi Matrix Resurrections’ta da Neo gerçek dünya sandığı bir evrende “tam” hissetmediği bir hayata uyanıyor ve kırmızı haplarını bekliyor. Seyirci için hayal kırıklığı olarak değerlendirilen serinin dördüncü filmi olan Matrix Resurrection’ın Oscar’a adaylığının bulunmamasına şaşırmasam da 2022’nin en çok beklenilen filmlerinden biri olmasından ötürü yazıda yer vermek istedim. Neden sevilmediğini az çok anlasam da romantik/bilimkurgu türünde hissettiren bu filmi beğenen azınlıktayım. İçinde bulunduğumuz sistemi eleştirmesiyle bilinen seri, bu filmde izleyenlere yüksek sesle “All you need is love” diyor ama sanırım sorunların çözümünü başka yerlerde bulacağımıza inandırılmış olan bizler bu çözümü beğenmeyerek filmi olumsuz eleştiriye boğuyoruz…

Kapak Fotoğrafı: rollingstone.com

İlginizi çekebilir: Emre Eminoğlu’ndan 94. Akademi Ödülleri Adayları