Düşünürsek son 5-6 yılda Fifth Harmony, Little Mix gibi Amerikan müzik piyasası temelli kadın müzik grupları ve Blackpink gibi K-Pop türünde müzik yapan gruplar son derece revaçta olmasına rağmen benim bildiğim kadarıyla yakın zamanda bilindik yerli bir kadın müzik grubumuz yok. Acaba böyle bir proje mi mevcut değil, yoksa böyle projeler var ve bir nedenle desteklenmiyor mu merak ettim.

Ruh hali gelgitli biri olarak son zamanlardaki favorim gün içerisinde ritmi yüksek, biraz boş ama eğlenceli şarkılar dinlemek. Zira metrobüste bezelye konservesi gibi yolculuk ederken, yanımda duran yaşlı teyze ikimiz de ayakta olmamıza rağmen ısrarla benim durduğum noktaya göz dikmişken ve arkamda duran birey bir görgü kuralı olarak çıkarması gerekirken asla çıkarmadığı sırt çantasını ülkenin sosyakültürel gerçekleriyle birlikte suratıma ritmik aralıklarla çarparken zihnimi dağıtabilecek bir şeye ihtiyaç duyabiliyorum. Yine bir toplu taşıma yolculuğu esnasında bir şekilde kendimi “Hepsi” dinlerken buldum.

Bilmeyenler ya da cool kimliğini koruyabilmek adına bilmiyormuş gibi davranmayı tercih edecekler için; “Hepsi” Gülçin Ergül, Cemre Kemer, Yasemin Yürük ve Eren Bakıcı isminde dört hanımdan oluşan 2005-2010 yılları arasında aktif olarak müzik piyasasında yer almış bir kadın pop müzik grubu. Türkiye’nin (benim tespit edebildiğim kadarıyla) tüm üyeleri kadın olan çok sınırlı sayıda gruplarından bir tanesi. 2005 yılında ilkokul dönemimde çok severek dinlediğimi hatırlıyordum. Hatta o dönemde bütün yaşıtım kızların grup üyelerinden birini seçerek ders aralarında şarkılara yaptıkları dahiyane (!) koreografilerle okul bahçesini dolduruğunu da hatırlıyorum. Bir adım daha öteye giderek belirtmeliyim ki şahsımın da grubun caz gırtlağı sahibi üyesi Gülçin’in rolünü üstlenerek ilkokul mezuniyetinde gerçekleştirdiği olağanüstü (!) performansın videoları ailenin tozlu arşivlerinde beni utandırmak üzere her an kullanılmayı bekliyor.

Bir yetişkin ve oyunculuğa ilgim dolayısı ile müzik ve dans dersleri içeren kısa bir eğitim almış biri olarak dinlediğimde ve kliplerini izlediğimde ise dikkatimi farklı şeyler çekti. Bir kere dört kadından oluşan R&B ve pop müzik grubu fikrini  sevdim ve neden şu anda gündemde yerli bir “girlband” olmadığını merak ettim. Düşünürsek son 5-6 yılda Fifth Harmony, Little Mix gibi Amerikan müzik piyasası temelli kadın müzik grupları ve  Blackpink gibi K-Pop türünde müzik yapan gruplar son derece revaçta olmasına rağmen benim bildiğim kadarıyla yakın zamanda aktif olan, bilindik yerli bir kadın müzik grubumuz yok. Acaba böyle bir proje mi mevcut değil yoksa böyle projeler var ve bir nedenle desteklenmiyor mu merak ettim.

Dikkat ettiğim ikinci şey ise grubun pop müzik grubu olması ve  dinleyici kitlesinin genel olarak 6-18 yaş arası genç kadınlardan oluşması nedeniyle sıklıkla şaka konusu yapılmasına rağmen şu anda pop müzik piyasında önümüze sürülen pek çok işten daha kaliteli olması. İlk olarak grup üyelerinin tamamı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü mezunu, dolayısıyla dans anlamında son derece kaliteli bir iş izliyoruz. İkincisi grubun kliplerinin çoğunun son dönemde pop müzik kliplerinde gördüğümüz bayağılıktan uzak bir estetik anlayışı var.

Fotoğraf: televizyongazetesi.com/

Ek olarak grubun o dönemde çalıştıkları stilistlerinin çoğunlukla iyi bir iş çıkardığını söyleyebiliriz, bu yazı için araştırma yaparken incelediğimde grup üyelerinin tamamında hoşuma giden temel şey, abartısız bir biçimde bakımlı ve modaya uygun olduklarını fark etmek oldu. Dürüst olmak gerekirse, son dönemde Instagram’da sıkça gördüğümüz abartılı estetik cerrahi uygulamaları ve günlük hayatta kullanılan maske makyajların aksine Hepsi kızlarının oldukça doğal ve sevimli bir halleri var. Bu da bana şunu düşündürdü; küçük bir kızken Instagram döneminde doğmamış olduğum için çok şanslıyım. Bilindiği üzere bu kadar gençken medyanın (ya da şu anda sosyal medyanın) size sunduğu kadın figürleri üzerinden hayaller kuruyorsunuz. Dolayısı ile 18 yaşından önce dahi pek çok estetik müdahale görmüş, ağır makyajlı genç kızları Paris’te poz verirken görmenin küçük halimde kıskançlık ve kendini beğenmeme hissi yaratacağını tahmin etmek zor değil. Bunun yerine daha doğal ve dans, müzik gibi ögelerinin ön planda olduğu rol modellerle büyümüş olmak benim için iyi oldu diye düşünüyorum.

Grupla ilgili ilginç olduğunu düşündüğüm son şey ise dönemi için yenilikçi sayılabilecek şekilde merchandise üretmesi (Hepsi grubunun resimleri basılı defterler, kalemler, silgiler satılması), büyük markaları reklamlarında yer almış olması (Sezen Aksu ile birlikte yer aldıkları Pepsi reklamı gibi) ve hatta grup ismini taşıyan televizyon dizilerinin 51 bölüm yayında kalmış olması. Günümüz dizilerinin yayında kalma sürelerine oranla bu oldukça ciddi bir rakam. Hal böyle olunca popülerliğe ulaşabilmesi itibariyle ticari olarak da ciddi bir gelir getirebilecek kadın müzik grubu projelerinin günümüz piyasında hiç yer almamasının nedenlerini insan merak ediyor.

Geçmişteki Yerli Kadın Müzik Grupları

Bunun üzerine internet araştırmalarımın el verdiği kadarı ile geçmişteki yerli kadın müzik gruplarını araştırdım ve ortaya üç grup çıktı.

Cici Kızlar

Fotoğraf: takvim.com.tr/

Bunlardan ilki ve benim takip edebildiğim kadarıyla en eskisi Cici Kızlar. Şebnem Aksu, Birnur Bilginoğlu ve Sibel Egemen’den oluşan Cici Kızlar aktif dönemlerini 1974-1975 yılları arasında yaşamış. Herkesin hatırlayabileceğini düşündüğüm en ünlü şarkıları “Ah Kalbim” başrollerini Tarık Akan ve Necla Nazır’ın paylaştığı Yeşilçam filminde de kendine yer bulmuş. Grubun filmdeki sahnelerinde de giydikleri kıyafetlere ve şarkıda sıklıkla geçen “belki” sözcüğünü dönemin güzel konuşulan Türkçe’si ile ince -e  kullanarak söylemelerine ise bayıldım.

Bununla birlikte grubun diskografisini incelediğimde, karşıma çıkan ve muhtemelen yazıldığı dönemin muhafazar etkisinden nasibini almış “i-ih” isimli 1974 yapımı şarkısının şu sözleri ise 2019 yılında dinleyen biri olarak beni oldukça rahatsız etti:

“hayır dersem belki demek

belki dersem evet anla

bir öpücük ver bana

yok yok ııhh ıhh

bir kez evet derim ben

nikah meğmurluğunda”

Zira şu sıralar kadına her türlü tacize karşı dünya çapında yürütülen başarılı kampanyalarda sıklıkla kullandığımız “hayır hayır demektir (no means no)” sloganı özellikle erkeklerin taşıdığı ve bu şarkıda da yer verilmiş algıyı kırmak için kullanılıyor.

Çıtır Kızlar

Çıtır Kızlar 1996 yılında Yonca Evcimik’in desteği ile kurulmuş Melda Gür, Ebru Kıran ve Serap Türk’ten oluşan bir müzik grubu. Ülkenin tamamı kadın üyelerden oluşan ikinci kadın müzik grubu olma özelliğini taşıyan grubun en ünlü şarkıları ise “Yaşanacaksa Yaşanacak” ile grupla aynı ismi taşıyan ve akıllarda “İyi kızlar cennete, kötü kızlar her yere” cümlesi ile yer eden “Çıtır Kızlar”. Çıtır Kızlar şarkısının sözleri açıkçası biraz kafamı karıştırdı çünkü

“Dağıtmaz mıyım sokaklarda,

Cilveler arka koltukta

Sevişmez miyim kumsallarda” gibi öncüleri Cici Kızlar’ın fazlasıyla muhafazar şarkısına kıyasla son derece cesur ifadelere yer veren şarkı, yukarıda bahsettiğim ikonik cümle ile devam ediyor. Dolayısı ile burada bir özgürlük çağrısı mı var, yoksa bu sayılanları yapmıyorum çünkü yalnızca iyi kızlar cennete gidebilir anlamını taşıyan ince bir “slut-shaming” mi var anlamak kolay değil.

*Slut-shaming, bir kişinin cinsel açıdan öne çıkarıcı davranışlar sergilemesinin, cinselliği çağrıştıracak durumlarda veya isteklerde bulunmasının önüne geçilmeye çalışılması, bu kişilerin toplumda suçlu veya aşağı hissettirilmesi eylemi.

Dikkatimi çeken ikinci şey ise üç kadın üyenin hepsinin saçlarının farklı renkte olması oldu. Bu da bana 2 Broke Girls dizisi karakterlerinden Max’in Caroline’a; “İki kadından oluşan bir grup varsa biri sarışın, biri esmer olmak zorunda ki erkek beyni iki farklı kadın olduğunu algılayabilsin.” dediği ikonik sahneyi hatırlattı.

Volvox

Sona ise bahsettiğim gruplar içerisinde kişisel favorim olan ve her ne kadar internet araştırmalarımda Çıtır Kızlar’dan daha önce, 1988 yılında kurulmuş olmasına rağmen ülkenin ikinci kadın müzik grubu olarak yer almayan Volvox. Şebnem Ferah tarafından kurulmuş olan hard-rock grubunun diğer üyeleri ise Duygu Karpuz, Ebru Bank, Gül Ağırca, Buket Doran ve son olarak gruba 1992 yılında dahil olan Özlem Tekin. Sıklıkla coverlar yapan grubun Şebnem Ferah tarafından yazılmış olan, en bilindik şarkıları ise ” Where Does Love Live Now”.

Üyelerinin müzikal yetkinliği ve aktif oldukları yıllarda kendi şarkı sözlerini üstelik de İngilizce yazabilmiş olması itibariyle kaliteli Volvox’u son derece etkileyici ve kaliteli buldum.

Özetle ülkedenin müzik piyasasının “girlband” geçmişi böyle.  Özellikle Volvox gibi kadın müzik gruplarının müzik piyasasına yeniden dahil olduğunu görebilmek beni çok mutlu eder. Belki bu yazıyı okuyan yetenekli bir kadınsınızdır ve başlangıcı siz yapmak istersiniz. Ne dersiniz?

İlginizi çekebilir: 90’lar Pop Müziği

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN