We Were Liars: Unutulanlarla Yüzleşmek Üzerine
Son yıllarda Culpa film serisi ve Maxton Hall dizisi gibi gençlik yapımlarıyla dikkat çeken Amazon Prime Video, yine roman uyarlaması olan yeni bir diziyi orijinal yapımlarına ekledi. 2014 yılında E. Lockhard tarafından kaleme alınan “We Were Liars” kitabının aynı isimli 8 bölümden oluşan dizi uyarlaması, yakın zamanda platformdaki yerini aldı.

Editör Notu: Yazının devamında diziye dair spoiler yer almaktadır.
We Were Liars, ilk bakışta klasik bir gençlik draması gibi dursa da izleyicisini adım adım bir gerçeğe sürüklüyor. Bir sırrın etrafında şekillenen hikâyesi ve bu sırrın finale kadar ortaya çıkmaması sayesinde seyircinin merak duygusunu son ana kadar diri tutmayı başaran dizinin, özellikle gizem türünü seven izleyicileri tatmin edeceğini söyleyebilirim. Dizinin hikâyesi, Sinclair ailesi ve Yalancılar grubu etrafında gelişiyor. Ana karakter Cadence (Emily Alyn Lind) hem Sinclair ailesinin en büyük torunu hem de Yalancılar grubunun parçası.
Kusursuz Ailenin Çatlakları
Sinclair ailesi, hikâyede önemli bir ekseni oluşturuyor. Çünkü aile içindeki fırtınalar, Cadence’ın dönüşümünde kuvvetli bir etkiye sahip. Dizi, Sinclair ailesine ait olan ve ailenin her yaz tatilini geçirdiği Kayın Adası’nda şekilleniyor. Sinclair ailesi, dışarıdan bakıldığında yüksek refahın canlı bir temsili gibi. Nesillerdir süregelen zenginlik, sahip oldukları Kayın Adası… Bunlara eşlik edense dışarıdan mükemmel gözüken aile birliği.
Ancak ne yazık ki aile, büyükbaba Harris Sinclair‘ın (David Morse) gölgesinde şekillenmiş; dışarıya mükemmel görünen, içeride ise çatırdamaya başlayan bir düzende varlığını sürdürmekte. Harris, ailenin hem mal varlığını hem de kararlarını elinde tutan figür. Kızları Carrie (Mamie Gummer), Penny (Caitlin Fitzgerald) ve Bess (Candice King) ise babalarının mirasından pay alabilmek için onun onayını kazanmaya çalışan piyonlara dönüşmüş durumda. Harris’in gözüne batabilecek her davranıştan kaçınan kız kardeşler, çocuklarına da büyükbabalarına itaat etmeleri konusunda baskı yapıyor. Çünkü Harris Sinclair, onların kurtarıcısı. Bu miras çatışması, “kusursuz” ailenin görünmez çatlakları derinleştirerek aile içindeki gerçek dinamikleri görmemizi sağlıyor. Aile birliği ise mirastan en büyük payı alabilme “kutsal” amacı uğruna hiçe sayılıyor.
Dizide Cadence’ın ve 16. yaşının yazı ve 17. yaşının yazı arasında geçişler görüyoruz. 16. yaşının yazının sonunda geçirdiği bir kaza, genç kızın o yaza dair neredeyse her şeyi unutmasına sebep oluyor. 17 yaşının yazında, bir şeyleri hatırlama umuduyla Kayın Adası’na dönen Cadence’a çevresindeki kimse bir şey anlatmıyor. Telefon ile bağlantısı ise migrenini tetiklediği gerekçesiyle çok önceden kesiliyor; bu yüzden Cadence her şeyi kendi başına çözmeye çalışıyor. Dizi boyunca onun bu eksik parçaları birleştirme çabasını izliyoruz.
Yalancılar’a gelirsek… Yalancılar grubu; Cadence, kuzenleri Mirren (Esther Rose McGregor), Johnny (Joseph Zada) ve grubun Sinclair olmayan tek üyesi Gat’ten (Shubham Maheshwari) oluşuyor. Gat, Johnny’nin annesinin partnerinin yeğeni. Dışarıdan güçlü görünen ancak içten içe çatırdayan yetişkin dünyasının ortasında, Yalancılar grubu dizinin gerçek merkezini oluşturuyor.
Grubun 16. yaşlarının yazına gidelim mi? Her şey yolunda gibi gözükürken; Cadence, Mirren ve Johnny’e bu yaz şunu öğreniyor: Anneleri, çıkarları uğruna aile birliğini umursamayan insanlardır. Kayın Adası’nda ise artık hiçbir şey mükemmel değil. Cadence’a ise annesi çok tatlı (!) ek bir bilgi veriyor: Kayın Adası zaten hiçbir zaman her şeyin kusursuz ilerlediği bir masal diyarı olmaktan uzak. Sadece Cadence ve kuzenleri, bir sorun olduğunda adadan uzaklaştırılmış ve sorunları görmemeleri sağlıyor. Ancak artık yeteri kadar büyüdüklerinden sorunlardan kaçmak gibi bir opsiyonları da kalmıyor. (Yetişkinlerin dünyasına hoş geldiklerini söyleyebilir miyiz?)
Cadence, Mirren ve Johnny’nin büyüklerin kurduğu düzeni sorgulamalarında, kendi gözlemleri kadar Gat’in etkisi de belirleyici oluyor. Doğduğu yer olan Hindistan’a yaptığı ziyaret, Gat’in toplumsal adalet, eşitsizlik ve ayrıcalık gibi meselelere farklı bir perspektiften bakmasını sağlıyor. Bu sorgulayıcı yaklaşımı ise Harris Sinclair’e dair düşüncelerini kökten değiştiriyor. Aynı zamanda, 16. yaşlarının yazında, çok sevdiği Yalancılar üyelerine Harris’in gerçek yüzünü gösterme fırsatı buluyor ve bu fırsatı elbette ki kaçırmıyor.
Yalancılar içerisinde açıkça başkaldıran ve Harris Sinclair’ı sorgulama cüreti gösterebilen en etkili kişi Cadence. Annesinin tüm uyarılarına rağmen, muhakkak ki ilk torun olmasının ayrıcalığını da hissederek davranan Cadence’ın isyanında Gat’e gizliden gizliye yapılan ayrımcılık da çok etkili oluyor. Çünkü Gat, onun hem en yakın dostu hem de hayatının aşkı.
Etrafındaki her şeyi gözlemleyen Harris, Cadence ve Gat’in artık sevgili olduğunun tabii ki farkında. Öte yandan politik bir figür ve hiçbir zaman açık açık Gat’i istemediğini söylemiyor. Ancak mesela, ırkçı bir söylem kullanarak sinir uçları ile oynamayı tercih ediyor.
Yetişkinlerin hırsına kapılmayı reddeden Yalancılar, aralarındaki çatışmalara rağmen, 16 yaş yazının sonunda birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmayı başarıyor. Tam bu noktada, Yalancılar’ın 17. yazına gidelim. En son, beyin hasarı geçiren Cadence’ı sorgulamalarla bırakmıştık. Cadence’ın aklında gerçeği öğrenene kadar en çok şu iki soru yankılanıyor: “Bana ne oldu?” ve “Yalancılar neden hastaneye gelmedi ve beni neden hiç aramadılar?” Elbette onunla birlikte seyircinin de aklını en çok bu iki soru kurcalıyor. Cadence hem onlara hem de annesine soru sormayı hiç bırakmıyor. Hatırladıkları ile kriz geçirecek noktaya gelse de, gerçeği öğrenmek onun için her şeyden önemli.
Ana karakterimiz, dizi ilerledikçe 16. yaşının yazında yaşadıklarını tek tek hatırlarken biz de onun hafızasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Ancak Cadence’in hatırladıkları arttıkça yalnızca olayları değil, kayıplarını, korkularını ve en çok da suçluluğunu yeniden yaşıyor. Hikâye, hafızanın hem bir savunma mekanizması hem de bir işkence aracına dönüşebileceğini etkileyici bir şekilde aktarıyor.
Trajedinin Perdesi Aralandığında…
Cadence, yaz boyunca hatırlamaya çalıştığı gerçeğe dizinin finalinde ulaşıyor ve hem kendisini hem de bizi bir trajediyle yüzleştiriyor. Hayatta en çok sevdiği yer olan Kayın Adası’nın bir masal diyarı olmadığı gerçeğiyle miras savaşları ve hırsların gölgesinde yüzleşen Cadence, aileyi paramparça eden, kardeşleri birbirine düşüren maddi şeyleri yok etmek istiyor. Hedefinde ise Kayın Adası’ndaki Harris Sinclair’ın yaşadığı, onun otoritesini ve gücünü yansıtan, Cadence’a göre nefret üzerine inşa edilmiş ana bina Clairmont var. Aslında amaçlarından biri büyükbabasına ve onun mirası için birbirine giren Sinclair kardeşlere ders vermek. Adada yalnız kaldıkları o akşam Cadence Yalancılar’ı ikna ediyor ve Clairmont’u yakmaya karar veriyorlar. Ancak bu plan çok başarısız oluyor. Yangında önce ailenin köpekleri Franklin and Eleanor hayatını kaybediyor.
Ne yazık ki Cadence’ı bekleyen ilk yıkılış bu değil. Gerçekler açık bir kapı bulup zihnine sızmaya başlamıştır ve maalesef hiç iyi değiller. Mirren, Johnny ve Gat o yangından sağ çıkamamışlar. Yangından sadece Cadence yaralı olarak kurtulmuş. O yazın ardından, yani 17 yaşının yazında Cadence’in adaya döndüğünde onlarla geçirdiğini sandığı zamanlar, aslında zihninin yarattığı hayaller.

Bu kırılma anı, yalnızca dizinin gizemini değil, izleyicinin de duygusal algısını altüst ediyor. We Were Liars, burada hafıza, suçluluk ve yas üçgenini çarpıcı bir biçimde ortaya koyar. Oldukça sarsıcı ve en azından benim açımdan şaşırtıcı da bir son.
Finalde ise Cadence’ı Kayın Adası’ndan ayrılırken ve “Artık masallarla ilgilenmiyorum.” derken buluyoruz. Ondan uyduğumuz dış sesin ilk cümlesi ise şudur: Ben Cadence Eastman. Cadence, Yalancılar’ı içinde yaşatmaya devam edecektir ancak ait olduğu düşünülen aile yapısına veda etmiştir. Masal artık sona ermiştir…
Not: Cadence adaya, Harris Sinclair’a ait bir tekneyle veda etmese daha anlamlı olurdu diye düşünüyorum…
Kapak Fotoğrafı: E! News
İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Amazon Prime Dizileri

Ayşe Ulusoy 



















Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!