Erkek düşmanı, misyoner, hormonlarla ilgili o ya, sapkın, havadan da bulaşır, heterofobik, deli, proteinsiz… Okuması bile rahatsızlık verici olabiliyor, ama bunlar toplumun belli gruplara karşı sahip olduğu önyargıların sadece bir kısmı. Peki nasıl kıracağız bu önyargıları? Güzel soru, size biraz Yaşayan Kütüphane’den bahsedeyim o zaman…

Yaşayan Kütüphane

Yaşayan Kütüphane Nedir?

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yaşayan KUtüphane (@kocyasayankutuphane) on

Yaşayan Kütüphane, iki sene boyunca genel koordinatörlüğünü yaptığım, Avrupa’da çok yaygın olmasına rağmen ne yazık ki Türkiye’de henüz yeterince sesini duyuramamış bir sosyal gönüllülük projesi. Bu kütüphanede ‘kitaplar’, yüz yüze konuştuğunuz gerçek insanlar. Herkes okuyucu olabiliyor ve bana sorarsanız da olmalı.

Kitap dediğimiz kişiler toplumdan dışlanan, belki anlaşılmayan ama ortak özellikleri genelde önyargıya maruz kalmaları olan insanlar bu etkinlikte buluşuyor: LGBTQ+ bireyler, Yahudi, Ateist, çarşaflı, eski madde bağımlısı, seks işçisi, eski anoreksik, şizofren, tecavüz mağdurları… Bu kişiler Yaşayan Kütüphane’de karşınıza çıkabilecek ‘kitaplar’dan sadece bazıları.

Bu bireylerin varlıklarını biliyoruz, onların hakkında sürekli olarak bir şeyler duyuyoruz, ama gerçekte neler yaşadıklarının ne kadar farkındayız? Yaşayan Kütüphane bu farkındalığı yakalamak adına bana ve etrafımdaki bir çok insana büyük katkı sağladı, bizleri bilinçlendirdi, olaylara ve insanlara daha farklı bir gözle bakmamızı sağladı. Bir eski anoreksik ‘kitap’la konuştuktan sonra aslında kendisinde de yanlış giden bir şeyler olduğunu fark edip terapiye gitmeye başlayanlar, kendi kimliklerini bulmak ya da yalnız olmadıklarını hissetmek adına LGBTQ+ bireylerle konuşanlar, HIV+ bir bireyle konuşup bu hastalığın aslında hiç de filmlerdeki gibi olmadığını fark edenler iki senedir okuyuculardan aldığımız dönütlerden sadece bazıları.

Yaşayan Kütüphane Nasıl Çalışır?

Yaşayan Kütüphane aslında bildiğimiz kütüphane sisteminden çok da farklı değil. Alıştığımız kütüphane sisteminde okuyucular gelir, istediği kitabı seçer ve okur, değil mi? Yaşayan Kütüphane’de okuyucular geliyor, ‘kitabı’ seçiyor ve onunla konuşuyorlar. ‘Kitabın’ hayat hikayesini dinleyip belli sınırlar dahilinde istedikleri soruları sorabiliyorlar.

Karşındaki kişiyi anlamak için konuşmaktan, diyalog kurmaktan daha etkili ve kaliteli bir yol olduğunu sanmıyorum ve etkinlikte yaptığımız tam olarak da bu iletişimi sağlamaya çalışmak.

Ben okuyucu olarak katıldığım ilk sene ve etkinliği düzenlediğimiz sonraki iki sene boyunca inanılmaz güzel insanlarla tanıştım. 3 sene öncesinde belki tanışmaya bile çekineceğim insanlarla aynı masada yemekler yedim, duyulması gereken tecrübeleri ve anlatacak hikayeleri olan bu insanlarla hala sürdürdüğümüz arkadaşlıklar kurdum.

Yaşayan Kütüphane’yi Nerede Bulabilirsiniz?

Türkiye’de Yaşayan Kütüphane henüz kendi başına çalışabilen bir yapıya sahip değil. Okulların ve belediyelerin bünyesinde varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: Bogazicitog ve Kocyasayankutuphane

İlginizi çekebilir: Merve Uzun’dan “Bidestek: Sibel Karamaraş ile Sosyal Fayda Üzerine”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. ODTÜ’de TOG’un sürdürdüğü Yaşayan Kütüphane’yi de takip etmenizi öneririm..