KURadyo yayıncıları 2017’nin en iyi albümlerini sizler için seçti, yorumlarını da eksik etmedi. Keyifli okumalar!

Kendrick Lamar – DAMN.

Kendrick Lamar, To Pimp A Butterfly albümü ile yalnızca çağının önde gelen rap sanatçılarından biri olduğunu göstermemiş, aynı zamanda hip-hop tarihinin en deneysel ve en özgün eserlerinden biri olan bu albümle doğduğundan beri içinde bulunduğu toplumun sözcülüğünü devralmıştı. Tam iki sene sonra, yani bu sene çıkardığı DAMN. albümü ise onun hem Afro-Amerikan toplumunun yüzleştiği sorunları oldukça sert bir üslupla ifade etmeye devam ettiği, hem de iç dünyasının kapılarını bütün samimiyetiyle bizlere araladığı; bir de bunlar yetmezmiş gibi iki sene önce müzik dünyasına vurduğu damgayı yerinden söküp daha da yükseklere mühürlediği bir başyapıt. Özetle DAMN., hem Kendrick Lamar’ın manifestosu, hem de Kendrick Duckworth’ün günlüğü niteliğinde. FEAR. parçasında “What happens on Earth stays on Earth.” derken kastettiği yaşanmışlıklar, belki de bu iki karakterin kesiştiği, aynı düzlemde buluştuğu yegane anlardan. Ardında bırakmak istediği anıların ne olduğunu belki bilmiyoruz, ancak tek bildiğimiz, o sözlerde hepimizin ardında bırakmak istediklerimizi sığdırabileceğimiz kadar yer olduğu.

Yazan: Ege Kimyonşen

 

Bonobo – Migration

2000 yılında Animal Magic adlı albümüyle çıkış yapan Bonobo (Simon Green), 2017 Ocak ayında yeni albümü Migration’ı yayınlamış, ‘mış’ diyorum çünkü ben albümü eylülde keşfettim. Tam böyle okul açılmış, bütün yaz okulun açılmasını beklememe rağmen canım sıkkın falan, elektronik müziğe düşmüşüm bu sıralar. Spotify release radar’ımda bu albümü buldum. Gayet sakin ve dinlendirici bir tonu var albümün, depresyona dönüş yapmama da çok yardımcı oldu dinlediğim üç gün boyunca. Bonobo, bu albümü bir aile üyesinin ölümünün ardından, ailesinin diğer üyelerinin ülkenin farklı yerlerine dağılmasından sonra ürettiğini ve albümdeki şarkılarında, albümün adının da çıkış noktası olan göç temasını işlediğini söylüyor. Kendisi de bu dönemde Los Angeles’a taşınarak şehrin çokkültürlü özelliklerinden esinlenmiş. Kullandığı sesler açısından bana Nicolas Jaar’ın tarzını anımsatan albümde favori parçam, sanatçının kendi yorumunu da duyduktan sonra benim için farklı anlamlar kazanan Ontario. 2017 yılında Bonobo’yu hak ettiği yere getiren albümü bütün elektronik müzik seven arkadaşlara tavsiye ederim.

YazanEmir Sünnetçioğlu

 

Büyük Ev Ablukada – FIRTINAYT

Türkiye’de pek çok şeyin aynısı veya birçok taklidi var. Fakat Büyük Ev Ablukada gibi bir grup hiç olmadı, olacak gibi de gözükmüyor. Kuru gitar tıngırdatma, romantik akustikler, en bilinen pop beatleri gibi değil Büyük Ev’in müziği. Akustik gitara da, elektronik tınılara da, sözlere kattıkları anlamlar kadar çok şey veriyorlar. Kendilerinden veriyorlar. Büyük Ev Ablukada’nın müziği beni kaçacak yerim yokken evimde hissettiriyor.

FIRTINAYT, Büyük Ev Ablukada için çok farklı tarzda bir albüm oldu. Kötü bir farklılık olduğunu düşünenler de var. Ama bana göre, bu yepyeni tarzı Türkiye’ye ilk kez getirirken, 2008’deki hallerinde, sıcaklıkları ve hayat tarzlarında sabit kalmışlar. Hepimizin yıllardır tanıdığı Büyük Ev olarak duruyorlar. Hala bugünün en sıkılanları, samimiyetsiz veya kelleri, ama artık elektro-rock şekliyle.

Bir şarkının, yeni çıkanların özellikle, tüylerimi diken diken etmesini çok özlemiştim. FIRTINAYT’tan önce, dinlediklerimin beni çok heyecanlandırmadığı bir dönemim oldu. Daha da spesifik olursam, HOŞÇAKAL KADAR, beni En Güzel Yerinde Evin’i ilk dinlediğim zamanki gibi heyecanlandırdı. Spotify’da bu yıl en çok dinlediğim ikinci şarkı oldu. Nasıl anlatırım bu hissi bilmiyorum ama ben şarkının içinde gibiyim, şarkı da benim bir parçam gibi.

Albümdeki bütün şarkılarla bir bağım var, bence sizin de var. Hepimiz kendi boşluğumuzu arıyoruz, güneş yerindeyken her şey yolunda. Bizim mi bütün kurduğumuz hayaller? İnsan büyüdükçe, kusura bakmayın, giderek kendine benziyor ve de ihtimallerin heyecanına üzülüyor. Aklımıza biri gelecekse, elimiz hep ona gidiyor. Biz bu değiliz, bu bizden geriye kalan. Ceza da değiliz ama kafamıza esiyor. Fakat en kötüsü, hepsine alışıyoruz, hepsine ne fena.

Yazan: Sima Kaseyko

 

King Krule – The OOZ

Archy Marshall’ın sayısız projesinden biri olan King Krule’ün son albümü The OOZ 2017’nin en sağlam ve alkış toplamış albümleri arasında. Alternatif müzik sahnesinin son yıllardaki en önemli temsilcilerinden Marshall, albümde özgün vokalini caz, trip-hop ve punk ögeleriyle harmanlayarak janrlar arası bir yolculuk yaşatıyor. Doygun saksafonların, zamansız ve akortsuz gitar sound’una karıştığı 19 şarkılık bir yolculuk.

Yazan: Şeyma Taşel

Lorde – Melodrama

Hayatlarımıza henüz 16 yaşındayken SoundCloud üzerinden yayımladığı ilk EP’si olan The Love Club’la dahil olan Lorde yaklaşık 4 yıllık bir aranın ardından Melodrama albümü ile büyüsünü sürdürmeye devam ediyor. David Bowie’nin “müziğin geleceği” olarak nitelendirdiği genç Yeni Zelandalının ilk albümü Pure Heroin’in başarısının yarattığı baskıdan nasıl sıyrılacağını hepimiz merak ediyorduk. Lorde cevabını biraz gecikmeli de olsa albümün ilk teklisi olan Green Light’ı Mart 2017 yayımlayarak verdi. Lorde’a; albüm boyunca ilişkilerin telaşını ve kırgınlıklarını, iç dünyasıyla dış dünyası arasındaki farkları keşfederken eşlik ediyoruz. Albümünün açılış parçası Green Light’da iki farklı Lorde’un tartışmasına tanık olurken, (“Those Great Whites they have big teeth”, “Oh, they bite you”), Liability şarkısında ise kendimizi birden duygusal bir baladın içinde bulabiliyoruz. Müzikal anlamda da Pure Heroin’e göre daha farklı bir çizgi izleyen Lorde, 90’ların başında dans hitlerinde duymaya alışık olduğumuz house piano soundunu tekrardan pop literatürüne kazandırıyor. Sonuç olarak henüz 18 yaşında iken TIME dergisi tarafından “En İlham Verici Gençler” arasında gösterilen genç yetenek, ikinci albümü Melodrama ile 2017 yılına unutulmaz bir iz bırakıyor.

Yazan: Kerem Aydınol

 

Cigarettes After Sex – Cigarettes After Sex

2008’de kurulmuş olmasına rağmen Cigarettes After Sex yaklaşık iki sene önce Nothing’s Gonna Hurt You Baby şarkısı sayesinde bilinir hale geldi. Teksas çıkışlı grubun bu sene yayımlanan ilk albümleri Cigarettes After Sex  ise, onların tek şarkılık, geçici gruplardan olmadıklarının bir kanıtı oldu.

Albüme Greg Gonzalez’in Kristen ile olan ilişkisini dinleyerek başlıyoruz. Alışık olduğumuz sınırlar içinde ilerleyen “sıradan” bir ilişkinin derinleşmesi ve Gonzalez’in güvensiz hatta çaresiz bir şekilde “stay with me, I don’t want you to leave…” diyerek mırıldanmaları… Daha ilk şarkıdan dahil olduğumuz bir albüm haline geliyor Cigarettes After Sex. Kristen’ı anlatan şarkı K. ismini taşıyor. Albümün ilişkilerin hayatımızdaki önemini indirgediğimiz boyuta dair bir göndermeler barındırdığını sözler kadar daha ilk şarkının isminden de anlayabiliyoruz.

Kopuk iletişimler ve yüzeysel ilişkiler içinde yaşadığımız döneme ters düşmeyen şarkı sözleri ile karanlık, karamsar bir ruh hali içinde tüm şarkılar birbirini izliyor. Müzikal olarak her şarkıda tekrar eden elementler de sizi bu depresif akışın içine dahil ediyor. Hayali ilişkilere, yeni başlayan aşklara dair toz pembe şarkı sözlerindense olduğu gibi, gerçek ve bir o kadar da içten 47 dakika için Cigarettes After Sex’in ilk albümünü dinlemelisiniz.

Yazan: Anı Ekin Özdemir

 

The National – Sleep Well Beast

2013 yılında yayınladıkları Trouble Will Find Me albümü ile verdikleri 4 yıllık aradan sonra Ohio çıkışlı topluluk The National, Sleep Well Beast ile geri döndü ve beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı. Zaman zaman oldukça dinamik ve minimal elektronik alt yapılar ve baskın davullarla karşılaşırken; kimi zaman kendimizi, Berninger’ın etkileyici vokali ve Dessner Kardeşlerin naif melodileriyle, alıştığımız The National melankolisiyle buluyoruz. Albümün güçlü görsel dünyasını da ayrıca çok beğendik.

Yazan: Şeyma Taşel

 

Slowdive – Slowdive

20 yılı aşkın bir aradan sonra kendi isimlerini taşıyan albümleriyle geri dönen shoegaze/dream pop grubu Slowdive bu albümle bizi yaklaşık 45 dakikalık ruhani bir yolculuğa çıkarıyor. Dream pop soundunun ağır bastığı albümde grup atmosferik bir hava yakalamayı başarmış bunun yanına da insan ruhunun her duygusundan ufak ufak eklemeyi en küçük bir hesap kaygısına girmeden ekleyebilmeyi başarıyor. Her ne kadar ilk single olarak çıkardıkları Star Roving, 2010’lar nu-gaze soundunun tipik bir kopyası gibi görünüp albümden beklentinizi önceden düşerse de albümün geri kalanını dinlediğinizde bu kaygılarınızın yersiz olduğunu albümün özenlice işlenmiş melodilerinin arasında kendinizi kaybederken fark edebiliyorsunuz. Bu albüm için Slowdive’ın Souvlaki‘den sonra çıkardığı en iyi çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Haklı olarak 2017’nin enleri arasında yerini alıyor.

Yazan: Haktan Asalıoğlu

Kasabian – For Crying Out Loud

Kendilerini 2004 çıkışlı club foot singleları ve İngiltere premier ligi’nin de resmi şarkısı fire ile tanıdığımız Leicester (İngiltere) asıllı rock grubu Kasabian, sevenlerini yeni bir albüm için 3 sene beklettikten sonra 2017 yılında for crying out loud albümünü piyasaya sürdü. Albümün çıkış single’ı you’re in love with a pschyo ile de grup, Q ödüllerinde yılın şarkısı ödülünü aldı. 6. Stüdyo albümünde kasabian, bir önceki albümünün aksine, bu albümle aşina olduğumuz sound’una geri dönüş sinyalini veriyor. Grup, albümde hızlı gitar riffleri ve garaj sound’una yaklaşan gitar efektleriyle özlediğimiz halini anımsatıyor. Önceki albümlere kıyasla daha popüler bir sound yakalama peşinde olduklarını söyleyen grubun gitartisti Sergio Pizzorno, albümün kayıtlarının 1 ay gibi kısa bir sürede tamamlandığını söylüyor ve ekliyor: “Daha hızlı, daha eğlenceli ve daha direkt bir albüm yapmak istedik ve bu süreç de buna yakışır oldu.” Özellikle albümün en enerjik ve en keyifli bulduğum şarkılarından Wasted, içinde bulunduğumuz kış aylarında bile adeta çölde bir vaha etkisi yaratarak bizi güneşli bir yaz gününe götürüyor. Albümün şahsen çok sevdiğim bir diğer hiti Ill Ray (The King)’de ise, grubun solisti Tom Meighan ve solist/gitarist Sergio Pizzorno, onlara ünlü olmanın getirdiklerini kutlayıp, bir rock grubunda olmayan arkadaşlarıyla dalga geçiyor. Albüm şarkıların yanı sıra görsel çalışmaları ve klipleriyle de dikkat çekiyor. Teker teker yayınlanan single’ların kapaklarında, farklı farklı pozlarda gördüğümüz beyefendinin grubun yıllardır beraber çalıştığı turne görevlileri olması ise, gruba ayrı bir sempati duymamızın bir başka nedeni. Eğer grubun For Crying Out Loud albümündeki şarkıların demolarını merak ederseniz, kendileri bu kayıtları twitter hesaplarında bir süre önce paylaştılar. İngiliz gitar müziği veya indie rock dinlemeyi seven, sevmeyen herkesin kendine uygun bir şarkı bulabileceği albümü, 2017’nin en keyifle dinlenenlerinden.

Yazan: Ece Tugay

 

Listede yer alan albümlerden Fırtınayt (Büyük Ev Ablukada) ve Sleep Well Beast (The National) hakkında daha fazlasını okumak için Anı Ekin Özdemir’in theMagger’daki yazılarına göz atabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?