Ürdün’ün kireç rengi başkenti Amman’da şehrin merkezindeyken baş döndüren kaos, trafik ve gürültü; şehre uzaktan bakınca tek renkliliğin oluşturduğu harmoni var.

Sabahın erken saatlerinde Ürdün’e doğru alçalırken, uçak camından gördüğüm tek şey hiçlikti. Sarımtırak toprak rengi bir çöle iniş yapmıştık. Havaalanından çıktıktan sonra yüzüme çarpan sıcak da bunu doğrular nitelikteydi. 6 günlük Ürdün turumuzda bize eşlik edecek arabamıza atlayıp, Arapça tabelaları takip ederek Amman şehir merkezine doğru yola düştük.

Amman’da dikkatimi çeken ilk şey, şehirleşmenin tek renkten ibaret oluşuydu. Yüksek katlı apartmanlar, müstakil evler, hastaneler, üniversite binaları, lüks zincir oteller… Tek renk: Kireç rengi. Sonradan öğrendiğime göre, yapıların tek renk paleti ile boyanması bir şehir yasasıymış, Şehirde muhteşem bir uyum oluşturuyor, özellikle Amman Citadel’den şehre kuşbaşı bakınca gördüğünüz harmoni enfes.

Amman’da Gezilecek Yerler

Amman Downtown

İlk iş yürüyerek Amman Downtown’a gidiyoruz. Şehir merkezi tam bir kaos. Trafik yoğun, araçlar şerit tanımıyor, herkes kornaya yükleniyor. Gürültüden başım dönüyor. Esnaflar dükkanların önünde, turistleri ikna etmeye çalışıyor, küçük bir Sultanahmet havası var diyebiliriz. Sokaklarda kaybolup insanlara karışıyor, biraz çarşı pazar geziyoruz. İlerleyen zamanlarda yolumuz Roman Theater’a düşüyor. Amman’ın Philadelphia olduğu zamanlar olan 2. yüzyıldan kalma ama hiç bozulmamış dev bir tiyatro.

Amman Citadel

Her şehri tepeden izleyebileceğiniz bir yerler illa ki olur ve ben de bunu çok severim. Bana şehir hakkında genel izlenim verir, yapısını kafamda oturtmama yardımcı olur. Amman Citadel de Amman’ı tepeden izleme noktası. İçeride kalıntılar ve arkeoloji müzesi bulunuyor. Giriş 3 Ürdün dinarı. Kaos ve gürültüden uzak, tek renkliliğin oluşturduğu uyuma bakmaya doyamıyorsunuz.

Rainbow Street

Citadel’da Amman’ı bol bol fotoğrafladıktan sonra, Downtown’da eski şehrin havasını fazlasıyla soluduğumuza karar verip bol yokuşlu ara sokaklardan Rainbow Street’e çıkıyoruz. Burası Amman’ın modern yüzü, genç nüfusun vakit geçirdiği yer. Geniş ve ferah bir cadde boyu tatlı kafeler, publar ve restoranlar… Yol üstünde murallar. Özellikle gün batımından sonra hava serinleyince cıvıl cıvıldı burası. Cadde üzerinde bulunan Turtle Green Tea Bar’da soğuk bir şeyler içip biraz soluklandıktan sonra akşam yemeği için tekrar Downtown’a dönüyoruz.

Amman’da Yeme-İçme

Akşam yemeği için aklımızda tek yer var: Hashem Restaurant. Çok kalabalık, hem yerliler hem yabancılar Ürdün lezzetlerinin tadını çıkarıyorlar. Küçük bir masaya ilişiyoruz. Herhangi bir menü yok, sabit bir sunumları var. Akışına bırakıyoruz biz de. Az sonra soframız humus, babagannuş, falafel, patates kızartması, salata ve pita ekmekleri ile donatılıyor. Hatay humusunun aksine üstü bol malzemeli değil, ancak İsrail humusu gibi bol tahinli de değil. Bol limonlu ancak kıvamı ipek gibi, enfes. Yediğimiz her şeyi çok beğeniyoruz, yemekten sonra gelen koca bardak çayımızı da içip mutluca ayrılıyoruz Hashim’den.

Hava karardıktan sonra tekrar Rainbow Street’e çıkıyoruz. Copas Central’da kokteyllerimizi yudumladıktan sonra Buffalo Wings& Rings’e gidiyoruz. Gündüz gördüklerimizin aksine, burada oldukça dinamik bir gece hayatı olduğunu görmek bize iyi geliyor.

Ürdün, umduğumuzdan güzel başladı. Amman tüm kaosuna rağmen kendimizi oldukça güvende hissettiğimiz bir şehir oldu. Seyahatimiz Amman’dan sonra Jerash, Dead Sea, Wadi Mujib, Petra ve Wadi Rum rotası ile devam etti. Hepsinin yazısı yolda, takipte kalın!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN