Yeni mekanları keşfetmeyi seviyorum. Bu mekan türlerinden biri de sevimli, çok fazla kişinin bilmediği ama bir kez fark edenlerin müdavimi olduğu, pek büyük olmayan ama hem tatlı ortamıyla hem çalışanların tavrıyla insanın içini ısıtan kafeler. Özellikle bir pazar sabahında lezzetli bir kahvaltı yapabileceğiniz, gününüzü güzelleştirecek bir Ankara kafesini tanıtacağım şimdi size: Dem Kafe. Ankara’da yaşamıyorsanız bile adını aklınızın bir köşesine not edin, bu şehre yolunuz düştüğünde kahvaltı için iyi bir seçeneğiniz olmuş olur. Sadece çay-kahve içmek ve kurabiye, börek, poğaçadan birini yemek için de gidebilirsiniz. Kitaplıklarındaki kitap veya gazetelere de göz atarak vakit geçirebilirsiniz.

Kahvaltı dışında bazı basit yemekler ve bazı günler için akşam fiks menüleri de var sanırım ama, ben iki kez kahvaltı için gittiğimden bu yazıda da ondan bahsedeceğim. O halde başlayalım!

Aşağı Ayrancı semtinde bulunan Dem Cafe, önceleri önünden geçtiğim ama hiç oturmadığım bir minik kafeydi. Kahvaltı için yeni bir mekan ararken karşıma internette çıktı ve hakkında çok güzel şeyler okudum. Zaten kafe de böyle minik, sevimli, sade ve kendi halindeki havası ile aklımdaydı ancak kahvaltısını özellikle, bu kadar da öveceklerini beklemiyordum. Okuduğum güzel yorumlar üzerine orada bir kahvaltı yapmaya karar verdik.

Sahibinin ve çalışanlarının güleryüzlü olduğu, çok kibar, tatlı insanlar olduğunu en başından söyleyeyim. Benim hiç katılma fırsatım olmadı ama Cuma akşamları kafe etrafında oturan bir komşunun hazırladığı yemekleri beraber (rezervasyonla gelip) yiyorlarmış, bu fikir benim hoşuma gitti. Şu an her hafta düzenli olarak devam ediyorlar mı bilmiyorum, giderseniz bilgi alabilirsiniz. O yemeklere de çok güzel geridönüşler alıyorlar bildiğim kadarıyla.

İmece usuluyle oluşturdukları bir menünün afişi.

İmece usuluyle oluşturdukları bir menünün afişi

Kahvaltıya dönecek olursak; okuduğum yorumların genelinde kahvaltıda sunulanların çok çeşitli olduğu ve fiyatının çok uygun olduğu yönünde bir kanı hakimdi. Gerçekten de fiyatı da gayet iyiydi, kendisi de güzeldi kahvaltının. Peynirinden reçeline, salatalığından yumurtasına, zeytininden yemişine (kuru kayısı, kuru üzüm, ceviz vs.) düşünülmüş bir kahvaltıydı. Kahvaltının yanındaki çay da sınırsız, bittikçe hemen dolduruyorlar.

Daha lüks veya büyük bir cafede ödeyeceğiniz fiyat burada vereceğinizin 1.5 hatta yaklaşık 2 katı bile olabiliyor. İki kişi 35 TL verdik, ek olarak istediğimiz iki poğaça dahil. Aynı kahvaltıyı kafenin çok yakın olduğu Tunalı, Kuğulu taraflarında yapmak isteseydik diğer türlü olurdu örneğin. Tabii elbette ki bundan daha ucuza kahvaltı edebileceğiniz yerler vardır ama hem tatlı, hem huzurlu bir mekanda zaman geçirmek, hem bunu şehir merkezine çok yakın ama gürültüsüz, ne pek kalabalık ne de ıssız bir sokakta yapabilmek, hem de güzel, çeşitli ve temizliğine güvenebileceğimiz bir şeyler yemek adına gözden çıkarabileceğiniz bir fiyat. Özellikle bizim gibi öğrenciler için iyi bir alternatif olabilir. Üstelik tıka basa değil, tam kıvamında doyduk bana göre. Geniş bir ev kahvaltısı, ziyafeti gibiydi.

Gelen her şeyin tadı lezzetliydi dediğim gibi, ben özellikle zahtere burada alıştım. Dışarıda yediğim kahvaltılarda genellikle zahteri görmüyorum o yüzden artık kahvaltıda zahter için aklıma direkt burası geliyor. Bilmeyen var mıdır bilmiyorum, zahter Ortadoğu kökenli bir çeşit baharat, Arapça ismi de “zaa’htar’ aslında. Zeytinyağına ekmeği banıp sonra da zahtere banıp afiyetle yiyorsunuz. Bu kahvaltıya ne eklenebilirdi diye soracak olursanız; sigara böreği veya reçellerin yanına nutella da eklenebilirdi; ama dediğim gibi zaten masa da mideniz de getirilenlerle tamamen doluyor. Kahvaltınız anında getiriliyor, el yapımı poğaça gibi ek bir isteğiniz olursa, o da hemen sıcacık geliyor; yani serviste hiçbir sorun yok. Eğer bir omletseverseniz belirtmem lazım ki; maalesef burada kahvaltı için omlet vs. yapmıyorlar, bizim için çok önemli değildi.

12687863_10153426055826705_2510968521561928420_n

Kafenin hemen yakınında Armoni Müzik Evi ve ‘Mahal’ diye harika, yaratıcı ürünlerin satıldığı bir hediyelik eşya dükkanı da var. Oraya da uğrayıp tasarımlara göz atabilirsiniz hazır gelmişken.

Kısacası, gitmenizi mutlaka öneriyorum. Eğer yazıyı okuyup gitmeye karar verirseniz veya daha önceden gittiyseniz yorumlarınızı beklerim.

Dem Cafe Adres: Gerede Sok. No:3/A, Aşağı Ayrancı / Ankara

Fotoğraflar: thecellist

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. artık omlette var, menemen de sucuklu yumurta da ve hatta DEMBURGER, gözleme, schnitzel, ve sosisli de :))

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?