Bir yer düşünün ki topraklarında sadece huzur ve sevgi büyütsün, güneş ışınları altın pırıltılar bıraksın dokunduğu her yere. Bu küçük belde içinde, milattan önceki dönemden bugüne dek farklı medeniyetler barındırmış, tarihin kutsal dönemlerine ev sahipliği yapmıştır. İşte bu hikâye Assos’un hikâyesi…

Ege Bölgesindeki en bereketli topraklardan biri olan Çanakkale’nin bu huzur veren sakini insana sessizliğin melodisini dinletiyor. Ayvacık ilçesinden kalkan dolmuşlarla ulaşılan bu beldenin diğer bir adı ise Behramkale. Bu isim günümüzdeki adı olsa da, burası her daim Assos olarak bilinmeye devam ediyor.

IMG_1535

Sabahın ilk ışıklarıyla gözünü açtığınızda, taş odalı pansiyonda önce şömineyi görürsünüz. Sonra kulağınıza koyun çıngırakları, kuş sesleri ve rüzgârın sevimli uğultusu gelir konar bir kelebek gibi. Onu korkutmamak için kıpırdamadan bu anın tadını çıkarırsınız. Kapıdan dışarı çıktığınızda yemyeşil bir orman, zeytin ağaçları ve rengârenk çiçekler karşılar sizi. Burnunuz limoni bir kekik kokusu ile dolar. Ve karşınızda yeşil, mavi, gri tonlarında size gülümseyen, sınır tanımayan bir deniz… Gözleriniz kapatıp biraz meditasyon yaptığınızda içinizdeki tüm kötü enerjiler bir bir atar kendini dışarıya. Sonrası ise krallara layık kahvaltı sofrası!

Burada zeytin, zeytinyağı bol. Kızarmış ekmeklere zeytinyağı sürüp, üzerine kekik ve pul biber ektiğinizde lezzetine inanamayacaksınız. Ev yapımı peynir, yine ev yapımı köy ekmeği, koyunların / keçilerin sütünden yapılan tereyağı, bahçeden koparılan domates ve salatalık, semaverde mis gibi çay… İnsanın bu manzara karşısında iştahı açılıyor. Buradan kilo almadan asla dönemiyorsunuz!

Rivayete göre Pavlus (Aziz Paul) Assos’u ziyaret etmiş. Dahası, Aristoteles’in burada yaşadığı, bir akademi açıp, zooloji ve biyoloji araştırmaları yaptığı söylenmektedir. Assos’un girişinde bulunan Aristoteles heykeli de 2009 senesinde yapılmıştır. Heykel, bir yandan akvaryuma benzeyen denizi ve doğanın eşsiz güzelliklerini selamlarken diğer yandan da Assos’un geçmişle bugünü bir çatı altında tutan özelliğini gözler önüne sermektedir.

IMG_1524

Assos’un suyu Bozcaada’nınki gibi soğuk olmasına karşın, pürüzsüz denizi insanın iştahını kabartır. Esen rüzgâra aldırmadan denize girip soluklanmak isteği duyar insan. Kadırga plajında hayallere dalar, kitap kahramanları etrafında dans eder ve denizin dingin suları terapi gibi gelir; akıp giden zaman tüm stresi ve yorgunluğu da beraberinde götürür.

Denizden çıkıp Athena Tapınağı’nın olduğu tepede tapınak kalıntılarını, tarihi limanı, eski yerleşim yerini, uçsuz bucaksız, alabildiğine berrak denizi ve zeytin ağaçlarını seyretmek insana tarifi imkânsız bir huzur sağlar. M.Ö. 530’da, Akropol’ün en yüksek yerine (236 metre yüksekte) kurulan Athena Tapınağı, Assos kalıntılarının en önemli yapısıdır. Yunan mitolojisinde Zeus’un kızı bilgeliğin sembolü Athena, el sanatlarının ve zanaatın koruyucusu olarak da bilinmektedir. Assos’taki Athena Tapınağı’ndan ancak iki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir. Kazılarda ana bölümde bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak, daha sonra yok olmuştur. Tapınağın kabartmaları, Paris, Boston ve İstanbul Arkeoloji müzelerindedir.

IMG_1484

Buraya gelmişken taş kaldırımlı sokaklarda hediyelik eşya, kekik, Ege otları satan köylü kadınların tezgâhlarına uğramadan olmaz. Kendi elleriyle işlediği iğne oyalı yazmalar, tahta kaşıklar, kolye ve bileklikler ve biblolar arkadaşlarınız ve aileniz için ideal hediye olacaktır.

IMG_1471

Peki, ne yemeli? Her yönden bereketli olan Assos’ta önce balık yenmelidir. Assos’ta her damak zevkine hitap eden cafeler ve restoranlar mevcut. Mevsimine göre lüfer, çipura, levrek ya da kalamar, karides yenilebilir. Ayrıca buranın meşhur fincanda pişen sakızlı Türk kahvesi de mutlaka denenmeli. Yoğun bir kıvamı olan bu kahveyi içerken damakta bıraktığı sakızlar keyfinizi yerine getirmeye yetecektir.

Nerede kalmalı? Burada birbirinden şirin taş pansiyonlar konaklamak için hem ideal hem de hesaplı. Hatta tatil planlarını Ramazan Bayramı sonrasına yapanların en çok rağbet ettiği Ağustos ayında, buradaki yerli halk kendi evlerini pansiyon olarak hizmete sunuyor. Hem onlarla sohbet etmek, hem de kendi elleriyle pişirdikleri ekmekten yemek keyif verici.

IMG_1481

Nasıl gidilir? İstanbul’dan her gün kalkan otobüslerle ya da uçakla Çanakkale’ye ulaşabilirsiniz. İskeleden Öğretmenevi’ne doğru ilerlediğinizde sabah saat 09.00’a kadar direkt Ayvacık ilçesine giden dolmuşları göreceksiniz. Çanakkale- Ayvacık arası yaklaşık bir saat sürüyor. Oradan taksi ya da dolmuş ile Asssos’a ulaşmak sadece 20 dakikanızı alacak! Yolu virajlı olsa da kekik kokan yollar boyunca ilerlemek size iyi gelecektir.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN