“O soğukta orada ne işiniz var, her yer kapalıdır, yapacak hiçbir şey bulamazsınız” uyarı ve nidalarına kulak tıkayarak Ayvalık yollarına düştük bir sabah. İyi ki de kafamızın dikine gitmişiz. Öyle güzel geçti ki zaman, ben gittim ama aklım o keyifli kahvehanenin bir köşesine takılı kaldı. 

Ayvalık’tan dönerken gerçekten aklım oralarda kaldı. Buraya yeniden geleceğime dair kendime söz vererek dönüş yoluna geçtiğimdeyse içimde bir miktar hüzün, bir o kadar da huzur vardı. Özellikle tek başıma buranın sessiz sokaklarında yaptığım sabah yürüyüşleri, yorulunca Şeytanın Kahvesi‘nde verdiğim molalar, burada iki üç amcayla sohbet edip taze çay ve koruk suyu eşliğinde yaptığım gazete keyifleri… Sırf bu saydıklarım için bile beş saat yol gitmeye değerdi.

Ayvalık

Cumartesi sabahı erkenden yola çıktık ve köprü sayesinde beş saatte Ayvalık tabelalarını geçmiştik bile. Ayrı bir yazıda bahsettiğim ve gerçekten bayıldığım otelimiz Cavlıhane 1855‘i bulduktan sonra, şömine başında hayata kısa bir mola verelim dedik. Bir yandan otelin bahçesinin keyfini çıkardık, bir yandan da biraz dinlenip kendimizi Macaron Bölgesi‘nde uzun yürüyüşlere ve Cunda‘yı yine yeni yeniden keşfe hazırladık. Nitekim mola sonrası hemen attık sokaklara kendimizi. Macaron Bölgesi’ni, tarihi evleri ve sahili görüp hissettikten sonra, keşfetmek istediğimiz birkaç yerde durakladık.

CavlıHane 1885 Adres: Hayrettinpaşa Mah., 13 Nisan Cd. 18. Sk. No:24, 10400 Ayvalık/Balıkesir

cavlihane.com/

İlginizi çekebilir: Naz Kavas’tan “CavlıHane 1885, Ayvalık”

Bu duraklardan biri olan Hane Ayvalık, buranın klasik evlerinin bir tanesinin içine kurulmuş bir mekan. Burası, hem lezzetli ve özel yemeklerin bulunabileceği bir yer, hem geniş bir kitaplık bölümüne sahip, hem de ortadaki masası kalabalık sohbetler için çok uygun. Kapıdan içeri girdiğimiz an güleryüzle karşıladılar bizi, fazlasıyla hoş bir atmosferin içinde kahvelerimizi içtik. Buranın özellikle hamburgerlerini denemeyi isterdim ancak yemek için aklımızda gitmemek olmaz dediğimiz Ayna vardı.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Hane çifteçesme sok 55 Ayvalik (@haneayvalik) on

Hane Ayvalık Adres: Çifte Çeşme sok. No:55,10400Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @haneayvalik

Cunda

Cunda’ya geçip de acıktığımızı hissettiğimiz an Ayna‘da bulduk kendimizi. Enfes deniz ürünleriyle yapılmış kuzukulaklı salata, meze tabağı ve şevketi bostan masaya bir bir geldiğinde damaklarımızın şenleneceği açıktı ama tatlı ve akşam planları için yer bırakmalıydık. Bunların hepsini yiyemeyiz derken, bir baktık silip süpürmüşüz.

Cunda pazarına göz atıp sokaklara dalınca, bir de üstümüze güneşten ve yorgunluktan hafif bir ağırlık çökünce, kendimizi bu sefer Dantela Cunda‘ya atalım dedik. Burada mekanın içerisindeki antika eşyaların ve duvara asılan tabakların her birinin satılık olduğunu öğrendim.

Antikalar bizde arabayı aldıklarımızla hınca hınç doldurma isteği yarattı ancak biz bu nostaljik ortamı Türk kahveleri eşliğinde değerlendirmeyi tercih ettik. Dantela’nın bahçesinde bulunan masada kış gününde yazı yaşarken gerçekten huzurla doldum!

Dantela Cunda Adres: Mithatpaşa Mah., Cumhuriyet Cd. No:14, 10405 Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @dantelacunda

Ayvalık’ta Ne Yenir?

Macaron Muhallebicisi

Seyahatimiz biraz da yemek yemekle geçti desem yalan olmaz çünkü Dantela’dan kalkıp Ayvalık’a döndüğümüz an kendimizi Macaron Muhallebicisi‘nde bulduk! Bir damla sakızlı, bir de bademli muhallebi sipariş ettik. Gün sonunda olan bademli muhallebiye oldu çünkü iki kişi bir tabağa tabir-i caizse dalmak durumunda kaldık :) Son zamanlarda yediğim en en en leziz tatlıydı!

 

View this post on Instagram

 

A post shared by MacaronMuhallebicisi (@macaronmuhallebicisi) on

Macaron Muhallebicisi Adres: Hayrettinpaşa Mah., Barbaros Cd. 15. Sk., 10400 Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @macaronmuhallebicisi

Akşam içinse aklımızda birkaç seçenek vardı: gerçek bir meyhane olduğunu duyduğum, özellikle ciğerlerini tatmak istediğim Tamam Meyhane, Şimdi Rum Meyhanesi ve önceden babamla ziyaret ettiğim Tık Mustafa’nın Yeri aklımdaydı. Ancak tavsiye üzerine apayrı bir mekanda akşamı geçirdik.

Aivali

Aivali, kocaman bir tarihi yapı içerisinde, bir kısmı sanat galerisi, diğer tarafı restoran olan özel bir yer. Akşamları canlı müzik oluyor ve mezeleri oldukça lezzetli. Müzik eşliğinde saatler nasıl geçiyor anlayamıyorsunuz.

Aivali Adres: Vehbibey – Fevzipaşa Mah. Barbaros Cad. No:69 Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @aivaliartandfood

No:90

“Biz akşam da dışarıda olmak istiyoruz, eğlenme peşindeyiz” derseniz No:90‘a gidebilirsiniz. No:90’da Tezgah isimli bir grup çıkıyor ve burada keyifli bir canlı müzikle zaman geçirmek mümkün. Aynı şekilde Babu da kendi istediğiniz müziği açabileceğiniz, kafa dinleyip bir şeyler içebileceğiniz güzel bir mekan.

Benim gibi “madem bu kadar yedim, sabah erken kalkayım kahvaltıya kadar yürüyeyim” diyenlerdenseniz, demin bahsettiğim plan size de uygun bence: uzun bir yürüyüş üstüne Şeytanın Kahvesi’nde çay molası.

No:90 Adres: 2.Gümrük Cad. 30/A (İnönü Cad.), 10400 Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @no_90_bar

Pino Cafe

Bir de üstüne şirin mi şirin Pino Cafe‘yi keşfedince keyfime diyecek olmadı tabi. Pino, ara sokaklarda bir taş evin içerisinde yer alıyor. Güzel müzikler, sıcacık sobanın verdiği enerji ve leziz kahveler eşliğinde gelen geçeni seyir pek güzel.

Pino Cafe Adres: 13 Nisan Cad. No 27, 3.sokak, 10400 Ayvalık/Balıkesir

Instagram: @pinocafe

Sabah kahvesinden sonra otele döndüm ve karşılaştığım manzara karşısında mutluluktan deliriyordum! Her biri doğal olan ürünler, ev yapımı reçeller, elde açılmış börek ve pişiler eşliğinde bir kahvaltı geldi önüme. Sadece bu kahvaltı için bile Cavlıhane’de birden fazla kez kalınır öyle söyleyeyim…

Ayvalık ve Cunda’ya yolunuz düşerse: Taksiyarhis Kilisesi, Rahmi Koç Müzesi, manastırlar ve pek tabi ki Şeytan Sofrası‘nı da mutlaka görün derim. Yiyecek olarak da Aşkın Tost Evi‘nin Ayvalık tostu da kaçmaz tabi! Yolculuk için küçük bir ipucu da, arabayla Susurluk’a geldiğinizde Yasa tesislerinin hemen yanında küçük bir mekan var: Düzdağ Tostçusu. Buraya mutlaka uğrayın.

Ayvalık’ı şimdiden özledim, yakın zamanda aklımda kalan diğer yerleri keşfetmek için yeniden gidebilirim, siz de gidilecek yerler listenize burayı benim gibi tekrar tekrar ekleyin derim!

İlginizi çekebilir: Neslihan Sancak’tan “Ayvalık ve Cunda Adası”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN