Bali’ye gitme sebebiniz kesinlikle turkuaz deniz beyaz kum olmamalı, “e o zaman ne işimiz var dünyanın öbür ucundaki adada?” demeyin, anlatayım. Bali, Endonezya’nın geri kalanından epey farklı, çok turist çeken, çok güzel oteller, restoran/barlar ve dükkanlar bulabileceğiniz acayip hareketli ama huzur istediğiniz anda da alasını veren bir ada.

Zaten, ille de turkuaz deniz derseniz yakındaki Nusa Takımadaları’na tekne turu yaparak bu eksiği giderebilirsiniz, bir de Ubud yakınında yeni keşfedilen Virgin beach’e gidebilirsiniz.

Seminyak ve ya Jimbaran deniz tatili için, Ubud’da doğayla iç içe olmak için tercih edebileceğiniz yerler. Biz Seminyak ve Ubud’u seçtik. Seminyak’ta 6 gece, Ubud’da ise 3 gece kaldık, çok yeterliydi diyebilirim.

Ada nüfusunun neredeyse tamamı Hindu olduğu için çok fazla sayıda Hindu tapınağı ziyaret edebilirsiniz. Aslında, “daha hijyenik” Hindistan tatili gözüyle de bakabilirsiniz Bali’ye. Bali’de okullarda 3 dil öğretiliyormuş halka: Endonezya dili, Bali dili ve İngilizce. Dolayısıyla hemen hemen herkes işini görecek kadar yabancı dil biliyor, sanırım Bali’yi yabancı turistler gözünde bu da ön sıralara taşıyor.

Bali’de Trafik

Adada trafik korkunç! Bunu iki anlamda söylüyorum: hem yoğun trafik var hem de birbirlerine çok yakın gidiyorlar, heryer motorsiklet dolu ve trafik tersten akıyor. Araba ve ya motor kiralamayı önermiyorum, taksi de kullanmayın. Ya Grab (Uzakdoğu’nun Uber’i) kullanın ya da otelinizin transfer araçlarını tercih edin. Grab şöförleri de biraz tedirgin, taksicilerin düşmanca tutumlarına biz zaten ülkemizden alışığız. Tek fark bizde devlet de Uber’e karşıyken Endonezya’da devlet Grab şoförlerinin yanında.

Bali Tapınakları

Adadaki en görülesi tapınaklar Danu Baratan, Tanah Lot, Tirta Gangga ve Lempuyang Tapınakları.

Lempuyang’ın sonsuzluğa açılan kapılarında fotoğraf çektirmek için minimum 1 saat sıra beklemeniz gerekecek uyarayım. Telefonunuzu fotoğrafçıya verip, toplam 30 saniyede 4 farklı poz verip alanı boşaltmanız beklenecek. Biz tabi ki o sıraya girmedik.

Uluwatu Tapınağı da serbest gezen hırsız maymunları (yerler kırık gözlük dolu!) ve gösteri kadrosuyla listeye girebilir.

Bali’de deniz yüzmek için değil; sörf yapmak ve ya dalgalarla oynamak için düşünülmeli. Dünya üzerindeki depremlerin %81’i Bali’yi de kapsayan “Pasifik Ateş Çemberi” üzerinde olduğundan tsunami tehlikesi var ve fakat bugüne kadar çok büyük bir tsunami yaşanmamış. Depremse dediğim gibi çok sıradan ve bizden 10 gün önce komşu Lombok Adası’nda 5,000 kişinin ölümüne yol açan bir deprem yaşanmış maalesef. Biz gittiğimizde artçıları sürüyordu ve bir sabah 5.2 büyüklüğünde kısa bir depremle uyandık, ertesi gün plajda “yüzmek yasak” bayrağı olmasına rağmen (biz dahil) çoğu turist okyanusa girmeye devam etti.

Doğal felaketler bununla sınırlı da değil, yine bizden bir ay kadar önce Agung Yanardağı patlamış ve oluşan küller yüzünden günlerce tüm uçuşlar iptal olup gelen giden turistleri yıpratmış. Biz zamanlama açısından oldukça şanslıydık. (Tahtaya vurdum!)

Seminyak’ta Konaklama

Phuket’te tecrübe edip beğendiğimiz Anantara otel zincirine Seminyak’ta da şans verdik ve hem konumu, hem odaları, hem personeli ve hem de spasıyla bizi pişman etmedi. Deprem dolayısıyla teras barı tadilattaydı ama plajdan da gün batımları aynı güzellikte izlenebiliyordu.

anantara.com/en/seminyak-bali

Günbatımı deyince aklınıza 21:00 suları gelmesin, 18:15’te güneş ortadan kaybolmuş oluyor, akşam yemeklerinde günbatımı izlemek imkansız, bu sebeple otelinizdeki günbatımı fotoğraflarını gitmeden inceleyin ve buna göre otel seçin. Akşam yemeklerinizi de karanlıkta yiyeceğinizi bilin ve manzaralı masa talep etmeyin.

Seminyak’ta Yeme-İçme

Dediğim gibi inanılmaz çok sayıda şık restoran-kafe var adada. En beğendiğimiz Jimbaran’da Bvlgari Otel’in yerel restoranı Sangkar oldu. Harika da bir falez manzarası var ama insan akşam yemeğine 18:00’de oturamıyor maalesef. Bu yüzden manzara için değil ama aşırı lezzetli yemekler için gidebilirsiniz. Otelin ambiyansı da inanılmaz. Kalmak için de tercih edebilirsiniz tabi ama küçük bir serveti gözden çıkarmak kaydıyla.

İkinci en beğendiğimiz restoran Seminyak Alila Otel’in içerisindeki Seasalt oldu. Şef Vivian’ın harika lezzetlerini tadarken Gypsy Lydia Rose’u dinlemek çok keyifliydi, Lydia’nın çıktığı bir akşam gitmenizi öneririm. Yemeklerinizin yanında restoranın adıyla müsemma çeşit çeşit baharat karışımlı tuzlar geliyor.

Güzel bir İtalyan gecesi için Da Maria’yı sağlıklı alternatifler için Mama San’ı, okyanus kenarında akşam yemeği ve ya drink için Ku De Ta’yı ya da Anantara’nın restoranları Moonlite ve S.O.S (Sunset on Seminyak)’ı tavsiye ederim. Akşam yemekleri için çoğu restoranda rezervasyon şart. Bali çok turist çeken bir ada, ömrünüz sırada ve ya restoranlarda boş masa arayarak geçmesin, rezervasyon yaptırın.

Bizim hiç vakit bulup gidemediğimiz sağlıklı bowl kahvaltıları için Kynd Community, Shelter&Nalu Bowls ve Cafe Organic’i deneyebilirsiniz.

Deniz çok yüzülesi olmayınca oteller havuzlarına epey yatırım yapmış, pek çok tasarım harikası otel havuzu var, instagram fotoğrafları için birebir. E tabi bu durum havuz partilerine de sebebiyet vermiş. En meşhurlarından Seminyak’taki Potato Head’in sabah açılışından itibaren kapısında metrelerce kuyruk oluyor, bizim gibi öğleden sonra giderseniz kuyrukta beklemeden girer, sabahtan gelip dönenlerin boşalttığı localarda da yer bulursunuz. Gün batımına doğru herkes eşyalarını koyduğu kutularıyla havuz başına yöneliyor, suyun rengi çok çekici olmasa da alkol ve parti modu insanları suya itiyor.

Ben diz kapağıma kadar ancak girebildim, Fufu’nun hep dediği gibi hijyen konusunda tek rakibim rahmetli Micheal Jackson!

“Biraz daha hijyenik olsun, parası neyse vereyim” derseniz adresiniz Jimbaran’daki Omnia. Las Vegas’ın meşhur parti mekanı Bali’de de harika bir iş çıkarmış ortaya. Havuza girmek için locadan kalktığınız anda havlularınızı yenileyen ekip, güvenlik, garsonlar ne kadar profesyonel olduklarını sürekli ispat ediyorlar. Havuzun içi inanılmaz steril, kimse kendi havlusunu kullanamadığı için zemin tek renk, gün boyu ve akşam dj’ler eşliğinde çok kaliteli ve çok çılgın eğlence. Kalabalık gruplar tabi ki en çok eğlenenler, ama yan gruplarla kaynaşmanız da an meselesi.

Bali’de gece nereye gidelim deyince iki bar öne çıkıyor: Motel Mexicola ve La Favela. Çılgın sörfçü dansları izlemek ve dağıtmak için birebirler.

Seminyak’ta yeterince partilediysek biraz kafa dinlemeye Ubud’a geçelim.

Ubud’da Konaklama

Ubud Village Resort&Spa kesinlikle önereceğim bir otel, doğa içinde harika bir büyük havuz ve çok izole havuzlu villaları var. 3 günde Nirvana’ya ulaşma garantili. Akşam yemekleri içi şehir merkezine otelin servisiyle gidip dönebilirsiniz.

theubudvillage.com/

Ubud Seminyak’a göre daha küçük; haliyle daha az restoran ve mağaza var. Burada, Michelin yıldızlı Chris Salans’ın yeri Mozaic Restaurant’a mutlaka uğrayıp şovunu izlemeniz gerekiyor.

Yemeklerde kullanılan malzemelerin masada tutulması ve her tabağın içindeki yerel gıdaların tanıtımının yapılarak sunulması oldukça bilgilendirici. Yemeğin sonunda masada hazırlanan tatlıyla perde kapanıyor.

Pirinç tarlaları, salıncak, şelale, Kutsal Su Tapınağı ve Yazlık Saray Taman Ujung Ubud bölgesine gelmişken görmek isteyeceğiniz yerler. Tabi bir de Maymun Ormanı. Biraz korkutucu olsa da Avatar setindeymiş gibi hissederek maymunların oyunlarını ve kavgalarını seyretmek oldukça eğlenceli.

Luwak Kahvesi

Az kalsın misk kedilerinin özel üretimi Luwak kahvesinden bahsetmeyi unutuyordum, dünyanın en pahalı bu kahvesini ben bile tattıysam herkes içebilir ve sevebilir! Kediler bildiğiniz kafein bağımlısı olmuşlar, kahve çekirdeklerinin kafeinini emip çekirdekleri atıyorlar(!), size de kafeini azaltılmış yumuşak içimli bir kahve kalıyor. Bali Salıncağı’nda 12 farklı kahve/çay ile Luwak kahvesini de tadıp beğenirseniz paket paket alabilirsiniz.

İstanbul’dan Bali’ye direkt uçuş olmadığı için Kuala Lumpur’dan aktarma yaparsanız diye orayla ilgili de birkaç başlık bırakayım:

Desa Park’ta yürüyüş, El Meson’da kahvaltı, Petronas Kuleleri’yle fotoğraf çekimi, Suria AVM’de alışveriş, Batu mağaraları ve Kelebek Parkı’nda turlama, Publika AVM’deki Publika’da akşam yemeği sonrası Bukit Bintang’da eğlence 1-2 günde Kuala Lumpur’da yapabileceğiniz sıkıştırılmış program. Bu programın mimarı @let_us_move_on’a da tekrar teşekkür edelim yeri gelmişken!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN