28 Aralık 2012’de hayatlarımızı birleştirdiğimiz eşim Zeynep’le o günlerde balayı yapamamıştık. Bunun gayet geçerli sebepleri vardı. Onun çok isteyerrek girdiği Garanti Bankası’nda o kadar kısa süre içinde izne çıkmak istememesi, benim muhabir olduğum o günlerde Galatasaray’ın devre arası hazırlık kampını kaçırmamın doğru olmaması ve tabii mevsimlerden kış olması gibi…

Biz de o günlerde, (gecikmeli) balayını yazın hakkıyla yapmanın hayalini kurduk. Alışveriş çılgınlığı ile geçecek bir ABD seyahati, klasik balayı konsepti olan çok uzaklarda cennet arayışı, ve Avrupa’da roadtrip öncelikli alternatiflerimizdi. Ancak benim stratejik bir hamle ile gündeme alışveriş seçeneğini getirmem, otomatikman Bahama, Bora Bora gibi destinasyonları devre dışı bıraktı. Yani kısa bir müzakere sonunda önümüzde ABD ve Avrupa kalmıştı. Sonunda da ağır basan roadtrip oldu. Peki nereye gidecektik? Bu konuda çok fazla seçenek vardı. Amsterdam, Berlin, Kuzey Avrupa?…  İspanya?.. Cote D’Azur?… Ya da yukarıdan aşağıya Çizme turu?

Burada da mantıklı olduk, kompakt bir tur dizayn ederek İspanya, Cote D’Azur ve İtalya’yı 12 güne sıkıştırdık, iyi de yaptık. Bu, yaklaşık 1700 km yol, toplamda aşağı yukarı 20 saat araba yolculuğu demekti ama aynı zamanda bambaşka farklı mutfaklar, kültür ve çok daha fazla açılmış bir cennet yelpazesi demekti. Bu uzun girişle başlayan yazıda da, gittiğimiz yerleri, tesadüfen keşfettiğimiz koyları, bize sıcak davranan cafe/restoran sahiplerini insanlarla paylaşalım istedik. Aklımızda kaldığı kadarıyla yemeklerin en azından fiyatlarını da yazmaya çalışacağım, çünkü bu tarz bir tatilde bütçe çok önemli ve en azında not edebilirseniz ne mutlu.

CATALONIA

Biz rotamızı, 4 gece 5 gün Barselona, devamında 2′şer gün Cannes, Nice ve San Remo olarak düzenledik, yani ilk durak Katalunya’ydı!

Sanırım ayrılmakta en fazla zorlandığımız yer de orasıydı. 7 gün 24 saat durmayan hayat akışı, insanların özgürlüğü, genç nüfus, nefis tapas’lar, harika paella, hepsi burada, daha ne olabilir ki?

Barselona’da konakladığımız yer Center Plaza adında bir Guest House. Gecikmeli balayında Guest House’da kalınır mı diyenler olacaktır, ama aldığımız en doğru ve keyifli karar belki de buydu. Çünkü günlük 70-80€ verip soğuk bir otel odasında kalmak yerine, aşağı yukarı aynı fiyata kendimizi gerçek bir İspanyol evinde hissetmemizi sağlayan, yüksek tavanlı, balkonlu bir oda tutmak bizi o topraklara daha çok bağladı! Bizi kapıda karşılayan, inanılmaz sıcak ve yardımsever sahibi de, bilmediğiniz bir şehirde olmazsa olmazlardan.

Barselona’da Tapas Nerede Yenir?

İspanyol yemek kültürünün bence, bizce en hoş yanı şüphesiz tapas kültürü. Yerel halkın özellikle ögleden sonra rağbet ettiği tapas barlardan şehrin her köşesinde bulmak mümkün. Dolayısıyla bizim gittiklerimizin yanında sizin kendi bulduklarınız da bir o kadar güzel olacaktır. Zaten bizden 1 ay önce Bcn’a giden arkadaşlarımızın tavsiye listesinin yarısından fazlasına uyamadık, ama fena da olmadı :)

BOURNEMOUTH / Barselona’daki ilk durağımız. Bizi karşılayan İrem, tapasa aşerdiğimizi görüp bizi buraya getirdi. Ne de iyi etti, çünkü her şey harikaydı.

CAL PEP/ Şehrin en fazla isim yapan tapasçılarından biri. Fakat fiyatlar, ortalama bir tapasçının yaklaşık 3 katı. İlla denemek isterseniz gidin, siz bilirsiniz :)

LA CATALANA II / Hemen Cal Pep’in önünde bulunan iki restorandan biri. Zaten, Cal Pep’e girip sıra beklerken önümüzdeki çiftin yediği sıradan tapa menüsüne 120€ hesap geldiğini görünce kaçıp sığındık :) Fakat başka hiçbir tapasçıda görmediğimiz (belki de denk gelmedik) güveçte karidesi burada yedik. Tek kelimeyle inanılmazdı, denemeden gelmeyin! Diğer kızartılmış biber, patata bravas ve kalamar da standart. Yani gayet iyi…

KIOSKO BURGER / Barselona’ya gidip deniz mahsülü dururken hamburger mi yiyeceğim diye düşünebilirsiniz, ama tadılası bir lezzet. Geniş bir menüden değişik ekmek, et, garnitür ve patates seçeneklerini tamamen zevkinize göre seçip hayal ürünü bir hamburger bile yiyebilirsiniz. Tamamen sizin elinizde! Fiyatlar çok uygun. Ve hamburgerler bitmiyor :)

Taller de Tapas

TALLER DE TAPAS / Kayınpederim Sinan Abi’nin şiddetli tavsiyesi üzerine gittiğimiz ve çok beğendiğimiz bir diğer tapas bar. Yine yediğimiz her şey (biber, patatas bravas, kalamar, ahtapot, karides) çok güzeldi demek, kalite algısını düşürmesin. Her tapasçı gibi burası da leziz. İlk defa burada catalan creme brulée yedik, fazlasıyla güzeldi. Restoranın görünümü sizi ürkütmesin, fiyatlar makul ve yemekler çok lezzetli!

Barselona’da Kahvaltı Nerede Edilir?

MILK / Bizden bir ay önce Barselona’ya gelen arkadaşlarımızın bize önerdiği ve o öneri listesinden yakalayabildiğimiz yerlerden biri daha. Özellikle kahvaltısını dostlarımız bize önerdiği için kahvaltıya geldik. Güzel sandviç ve kahvaltı tabakları mevcut. Biz Monte Cristo isimli tabağı seçtik ve çok beğendik. Bir nevi Croque Monsieur… Ancak ben en çok smoothie’lerini beğendim. En güzeli de kırmızı meyveler ve muzdan yapılan Very Berry smoothie, tavsiye edilir!

Barselona’da Paella Nerede Yenir?

LA MAR SALADA / Port de Barcelona’da yer alan, Barceloneta’ya giderken sıra sıra restoranların arasında, hoş bir restoran. Son 5 senesini Barselona’da geçiren ve geçirmeye de devam eden İrem’in önerisiyle gittiğimiz bu restoranda, belki de 12 günlük tatilimizin en güzel yemeğini yedik. Paella! Gerçekten nefisti, hatta sonra Zeynep’in “Neden daha çok paella yemedik?” şeklindeki eleştirlerine sebep oldu. Uzun lafın kısası mutlaka gidin ve paella yiyin! Şampanya fiyatlarının makullüğüne de şaşırmayın :)

Naturice - Barselona

NATURICE / Yine tesadüfen keşfettiğimiz bir dondurmacı. Fakat biz dondurma yemedik, harika krep yapıyorlar. Özellikle Zeynep hayatının en iyi krebini burada yediğini söylüyor. Bir bakın…

BOUQERIA

BOUQERIA / Barselona’ya gidecekseniz, zaten bu yazıyı okumadan önce öğrenmiş olabileceğiniz yer, açık market. İçinde inanılmaz meyvelerin, şarapçıların, tapasçıların, balıkçıların, krepçilerin, hatta sushi barın bile bulunduğu küçük bir cennet.

Barselona’da Sangria Nerede İçilir?

UPIAYWASI / Barselona’ya ayak bastığımız andan itibaren tapas çılgınlığımız yüzünden unuttuğum Sangria ancak 3. Günün sonunda aklımıza geldi, ve El Born’da Güney Amerikalı bir ailenin işlettiği bu cafeye attık kendimizi. Zaten içeriye girdiğiniz anda ailenin kökenini dekorasyondan hissediyorsunuz. Sangria da güzeldi tabii :)

NUMERO NEUVA / Yine El Born bölgesinde küçük, hoş bir cafe/bar. Biz sangria içmek için uğradık, 2 gece üstelik. Daracık sokağa attığı 3-4 küçük masa ve bar konseptine sahip cafenin işletmecisinin Türk olduğundan şüphelendim durdum. Adam hiçbir uyuşuk İspanyol’un göstermediği atikliği gösterip muhtemelen bekarlığa vedaya gelen 15 kişilik İngiliz kız grubuna shot ısmarladı, anında içerisi doldu taştı :)

Barselona’da Görülmesi Gereken Yerler Nereleri?

Yemek koordinatlarının dışında tabii ki Barselona gibi tarih ve sanat kokan bir şehirde görülmesi gereken çok yer, müze, park, meydan, mahalle var. İsteseniz bile kaçamayacağınız Gaudi gerçeği, şehrin dört bir yanında sizi içine çekiyor. Müzesine, Park Guell’e, yaptığı evlere gitmeseniz bile, imzasını attığı birçok şey önünüze çıkıyor. Biz bu sebeptendir ki, Casa Mila ve Casa Battlo’ya girmek yerine, tüm motivasyonumuzu Parc Guell’e verdik, çok ama çok keyifli birkaç saat geçirdik o masalsı alanda. Farklı noktalarına konuşlanan sokak çalgıcıları zaten sizi alıp götürüyor.. Biz de onlara bunun için izin verdik. Eğer vaktiniz yeterliyse tabii Casa Battlo ve Mila’ya da zaman ayırın. Ama program sıkışıksa, hepsinden ufak ufak, kursakta kalarak keyif almak yerine, Guell’da nirvana’ya ulaşmak bizim tercihimizdi…

Barselona’da Nerelerde Denize Girilir?

Adı Barceloneta olan oldukça geniş ve uzun bir halk plajı var. Turist yoğunluğundan dolayı özellikle öğleden sonra çok kalabalık olabiliyor. Bu yüzden Barceloneta’nın biraz daha ilerisinde Mapfre binasına doğru daha sakin plajlar da yok değil. Küçük bir ücret karşılığında şezlong ve şemsiye kiralayabildiğiniz plajlarda bizim gittiğimiz Bogatel. Denizi güzel, o sıcakta mutlaka serinletiyor, fakat özellikle şehir sınırları içerisinde inanılmaz bir deniz beklentisi yanlış olur. Yanlışdan da öte hayal olur. Fakat rotamızda önümüze çıkan cennetleri bir sonraki yazıda paylaşacağım…

Bu yazıda Barselona’ya doyamadıysanız Deniz Yılmaz’ın Barselona’da alternatif mekan ve gezi önerileri veren “Yeni Başlayanlar için Barselona” yazısını da okuyabilirsiniz!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN