İstanbul Avrupa yakasında sanat galerilerinin Beyoğlu bölgesinde toplanmasından yakınan loft sakinleri ve plaza çalışanları için soluk olabilecek bir galeri “Bergsen & Bergsen Galeri ve Muse İstanbul Kolektif Dükkan”, 13 Şubat akşamı yeni bir sergiyi sanatseverlere sundu.

hicbir yer

Galeriyi ilk kez ziyaret ettiğim için kısaca galeriden bahsedeyim. Brüt beton duvarları, V şeklinde sirkülasyon alanı ile oldukça modern ve havalı bir galeri. Duvara ne asılsa “art object” olabilecek güzellikte (zaten sanat eserleri asılıyor). Aydınlatma tasarımı da oldukça başarılı. Galerinin içerisinde butik hediyelik eşya ve Bergsen Marin’e ait tekneler satılıyor.

Küratörlüğünü Öznur Güzel Karasu’nun üstlendiği sergideki fotoğraf çalışmalarında zamandan ve işlevinden soyutlanan mekanlar ve insanlar durağan bir düzlemde ele alınıyor.

hicbir yer

Sergi tanıtım yazısında “Biçimsel yaratının sınırlarını aşabilmenin temelidir doğaya karışmak” yazıyor. Burdan yola çıkarak işlere bakınca oldukça anlam yükleniyor ve fotoğrafın çok çok dışına çıkarak sizin tamamlamanız gereken birer hikayeye dönüşüyorlar.

IMG_0801

Ayşegül Açıkgöz’ün fotoğraflarındaki mekanlar, yapılar genel olarak “Baraka” olarak adlandırılan ve işlevden yola çıkan mimari(!) yapılar. Fotoğraflarda tanımsızlaştırma hedef alındığı için devamını tamamen hayalgücümüz belirliyor.

hicbir yer

Özellikle hiçbir yere ait olan video çalışması sizi kafanızda olmak istediğiniz yere götürüyor.

Ayşegül Açıkgöz’ün genel olarak işleri bende, ‘insan’ı kadrajdan çıkardığımız an mekana anlam olarak katkısını kaybettirdiğimizi hissettirdi. Yani bu külübelerden birinde balıkçı diyebileceğimiz bir adam görsek kulübe direkt balıkçı kulübesi gibi adlandırılabilecekti. Bu yüzden sergi konsepti ile oldukça örtüşen çalışmalar…

Tuna Uysal’ın işlerindeki fark ise, kurgularından dolayı işlerin alan tanımı ve sınırının sanatçı tarafından belirleniyor olması. Fotoğraflarda görülen insanlar herhangi bir zaman diliminden zihnimizde kalan donuk izler gibi diyor sergi metninde.

hicbir yer

Fotoğrafların fotoğrafını çekmek çok anlam ifade etmiyor, yerinde gidip görmeniz lazım mutlaka. Tuna Uysal’ın bu işi favorim. Sokak aydınlatmasının mekansızlığı, sadece modelin durduğu yerdeki ampülün aydınlatıyor olması çok güzel bir kurgu.

hicbir yer

Bu fotoğraf detaylı incelendiğinde uzun pozlamadan dolayı, oradan geçmiş araçların izleri ve reklam tabelasının belirsizliği bizi odak dışına çıkarıyor. Tıpkı karşıda oturan modele odaklanmdığımız sırada önümüzden geçen, dikkat etmediğimiz ama gördüğümüz şeyler gibi … Oldukça güzel.

hicbir yer

Bu da fotoğraflar arasında 3. favorim. Tıpkı sokağa atılmış poşet gibi, zaten sokağa atılmış olmanın kendi kaderi olduğu bir sokak köpeği. Tabii ki bu benim alt metnim :)

Açılışa daveti için galerinin sanat direktörü B. Canan Eren Arditi’ye çok teşekkür ediyorum . Sayesinde Tophane-Karaköy-Taksim üçgeninden çıkıp farklı bir galeri tanımış oldum.

Sergiyi 20 Mart 2014 tarihine kadar Gayrettepe – Selenium Panaroma’da bulunan Bergsen & Bergsen Galeride ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?