En güzel keşiflerimi her zaman sokaklarda yürüyerek hatta bazen kaybolarak yapıyorum. Yoğun tempo sebebiyle Beyoğlu’nun sürprizli sokaklarında keşif turlarına çıkmayı erteleyip duruyordum. Uygun vakit gelince ben de kendimi hiç gecikmeden bu sokaklara attım. Sokaklarda dolaşırken molalarımı kimi zaman sevdiğim mekanlarda kimi zaman da o anda karşıma çıkıveren bilmediğim mekanlarda verdim, kısa kısa notlar aldım ve bu notları paylaşayım dedim. İlk durak Cihangir ve Çukurcuma!

*Yazıda geçen Patisserie D’oret, Ay Şarküteri, İstanbul Momo, Datlı Maya ve Holy Coffee maalesef kapandı.*

Cihangir

_Cihangir Caddesi’nin girişindeki Patisserie D’oret günün başlangıcı için güzel seçim olabilir. Mekanın içi ve renkleri çok güzel, kahvaltının malzemesi bol, her biri ayrı lezzetli. Burası bir butik pastane olduğundan böreklerin, tatlıların hepsi elden çıkma; kahvaltının üzerine deneyecek şey bol anlayacağınız.

_Kahvaltı demişken Kahve6′yı atlamak olmaz. Nefis kahvaltı tabağı, ev yapımı poğaçası, mis gibi sucuklu yumurtası ve arkadaki kış bahçesi yani tam bir keyif için aranan her şey burada.

kahve6

_Kahve6’nın hemen yanında Ay Şarküteri isimli mini mini bir mekan keşfettim geçtiğimiz günlerde ve o gün girişteki tahtada “boyoz var” yazıyordu. Girer girmez Tomris Hanım’ın ellerinden çıkma güzel bir kahvaltının içinde buldum kendimi. Şarküteri olunca peynirlerin hepsi ayrı güzel, reçellerin hepsi ev yapımı. Tabii ki evinize de alışveriş yapabilirsiniz.

_Yürüyüşler arası kahve hatta biraz da kitap molası vermek şart. Favori kahve noktalarımdan biri olan 1kahve‘yi önereceğim. O kadar rahat ve ev gibi bir mekan ki uzunca bir süre kalkamıyorum genelde. Sadece kahve ve güzel kekler var burada. Kahvenin yanında verdikleri mini Mabel çikolatalar da ekstra puan.

1kahve

_”Ben sadece kahve alıp çıkacağım ya da kısa bir mola vereceğim” diyorsanız o zaman Akarsu Caddesi’ndeki İstanbul MOMO‘ya yolunuzu düşürebilirsiniz. Küçük ve sevimli bir yer. Kahvenizi alıp leziz bir dilim kiş veya sandviç ile doğrudan öğle yemeğine de geçebilirsiniz.

_Öğle yemeği için seçenek bol ama ben ısrarla Datlı Maya‘yı önereceğim. Günlük değişen ürünlerinin yanı sıra oduna tesşinde pişen nefis pide ve lahmacunları var. Antakya usulü lahmacunu mutlaka denemelisiniz. Nar ekşili ve inanılmaz hafif bir lahmacun. Mekanda her şey ev yapımı ve son derece sağlıklı. Kola satılmıyor ama ondan çok daha güzel olan Niğde Gazozu var mesela.

datli maya

_Evinize dönmeden biraz da alışveriş yapmak şart. Antre Gourmet‘den peynir ve şarküteri ürünleri, Asri Turşucu‘dan da erik  ve acur turşusu almanızı öneririm.

Çukurcuma

_Son zamanlarda en çok keyif aldığım mekanlardan biri olan Cafe Cuma benim için semtin en güzel kahvaltı noktası oldu bile. Her şey taze ve ev yapımı. O ayva reçelinin tadı damağımda. Klasik kahvaltı istemezseniz bazlama üzerinde Kars gravyerli ve çıtır prosciuttolu poşe yumurtayı tavsiye ederim.

mekan 1

_Kahve molası için bir Çukurcuma klasiği olan Holy Coffee her zaman güzel seçimdir. Sade bir Americano ve tost iyi bir ikili; hatta hafif bir öğle yemeği bile olur.

_Yeni bir kahve dükkanı keşfetmek istiyorsanız 7 Gr Coffee aradığınız adres. Hava güzelse önündeki masada, hava soğuk ve biraz bilgisayarda çalışmak istiyorsanız pencere önündeki yüksek masa-sandalyede, biraz okumak istiyorsanız da koltuğa kıvrılın derim. Mekan küçük ama gördüğünüz gibi her isteğe çözüm var. Çalışanlar çok hoş sohbet, kahveler güzel, sokak güzel; daha ne istenebilir ki?

7 gr coffee-2

_Öğle yemeği için bu aralar favorim Pizza Vegas‘ta dilim pizza yemek. Dilimi 3 TL olan pizzalar çok lezzetli ve doyurucu. İsterseniz bütün pizza da yiyebilirsiniz tabii. Jalapenolu dilim pizzaya denk gelirseniz ve acı seviyorsanız tam ağzınıza layık.

_Daha uzun oturmalı ev keyif yapmalı bir öğle yemeği isterseniz Corinne Hotel & Brasserie‘de deniz mahsullü linguine veya Çukurcuma köftesini tavisye ederim. Hele bir epencere tarafındaki masa boşsa sokağı izleyerek uzun vakit geçireceğiniz garanti.

Bir sonraki yazıda kaybolmaya Pera-Tünel-Galata hattında devam edeceğiz. Karaköy‘de kısa kısa fazla kaybolamayacağız çünkü oradan yine pek çok haber var. O da ayrı bir yazının konusu olsun!

Fotoğraflar: Deniz Özdağ

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?