Black Bag: Stilize ve ‘Cool’ Bir Casusluk Gerilimi
Daha önceki film yazılarımda olduğu gibi buna da sonda söyleyeceğimi başta söyleyerek başlıyorum: Black Bag, son yıllarda seyrettiğim en başarılı casus filmlerinden biri. Le Carré’nin derinlikli romanlarından uyarlanmış hissi veren sağlam bir hikâyeye ve senaryoya dayanan ve eski usul casus gerilimleri geleneğine yeni bir soluk getiren film baştan sona büyük bir merakla izleniyor.

Çocukluğumdan beri espiyonaja; bir başka deyişle casuslara, onların dünyasına ve yaşamına sonsuz bir ilgi duyarım. Büyük hayranı olduğum John Le Carré’nin romanları başta olmak üzere bu alanda yazılmış önemli kitapları ve çekilmiş filmleri büyük bir beğeniyle takip ederim. Dolayısıyla da sinemaya basit bir eğlence, vakit geçirme aracı olarak bakmanın ötesine geçerek onu entelektüel-sanatsal bir eylem olarak görmeye başladığım yıllarda çağdaş bağımsız sinema ile tanışmama vesile olan Sex, Lise, and Videotapes (1989) filmini seyrettikten sonra yaptığı her filmi merak ettiğim Steven Soderbergh’in bir casusluk film çektiğini öğrendiğimde sabırsızlıkla filmin vizyona girişini beklemeye başladım.

Filmin konusuna gelirsek; çok önemli bir istihbaratçı olan George Woodhouse (Michael Fassbender) teşkilat içinde bir sızıntı olduğunu ve bir hafta içinde bu sızıntıyı yapan haini bulamazsa on binlerce masum insanın yaşamını kaybedebileceğini öğreniyor. Karısı Kathryn Woodhouse (Cate Blanchett) da şüpheliler listesinin üst sırasında yer alıyor. Bu noktada George evliliği ile ile ülkesi arasında kalmasına rağmen misyonunu tamamlamak için hızlı ve yoğun bir şekilde karısı da dahil tüm şüphelileri araştırmaya başlıyor.
Gişe başarısı dikkate alındığında sinema tarihinin en başarılı dördüncü senaryo yazarı olan David Koepp niçin bu kadar önemli bir senaryo yazarı olduğunu bu filmle bir kez daha ortaya koyuyor. Derinlikli bir romanın kalitesine yaklaşan senaryoda Koepp, eski tarz, Soğuk Savaş dönemini anımsatan ve zekice örülmüş bir kurguya dayanan hikayeyi her biri incelikli olarak oluşturulmuş kaotik/kompleks karakterleriyle zenginleştirmeyi başarıyor.

Kendi kuşağının en büyük yönetmenlerinden biri olan Steven Soderbergh de yine usta işi bir yapıt ortaya koyuyor. Black Bag, bağımsız sinemanın en önemli yenilikçilerinden olan ve kariyerinin sonraki yıllarında stüdyo sistemi içinde bağımsız sinemanın özelliklerini koruyan üslup açısından yaratıcı filmler yaparak kendine özgü bir sinema yaratan yönetmenin sinematografisi içinde önemli yapıtlar arasında girmeyi hak edecek derecede iyi bir film. Koepp’in senaryosunun da katkısıyla yarattığı gerilimli atmosfer, ışık ve kamera açılarının kullanımı ve filmin olduğundan daha kısaymış (ki 95 dk süresiyle çok uzun bir film değil) algılanmasını sağlayan hızlı çekimleriyle film yönetmeninin damgasını vurduğu bir tür ‘auteur’ eserine dönüşüyor. Özellikle George’un şüphelileri bir tür sorgulama için davet ettiği evindeki akşam yemeği sahnesi sinema tarihine geçecek derecede müthiş.

Filmin başarısına elbette oyunculukların katkısının da altını çizmemiz gerekiyor. Öncelikle George karakterini canlandıran ve filmi sürükleyen Michael Fassbender’den bahsetmek gerekli. Kalın gözlüklerinin arkasında herkesi izleyen, değerlendiren, soğukkanlı, cool ve tam bir görev adamı olan George rolünde çok başarılı ve inandırıcı bir oyunculuk sergiliyor. Karısı Kathryn rolünde son dönemin en önemli kadın oyuncusu olarak nitelendirdiğim Cate Blanchett benzer bir şekilde başarılı oyunculuk göstermekle kalkmıyor Fassbender ile, klişe eleştirmen tabiriyle, beyazperde bir kimya yaratmayı başarıyor. Blanchett ve Fassbender’in bu uyumunun filmi bir üst seviyeye taşıdığı rahatlıkla söylenebilir. Onlara eşlik eden Marisa Abela, Tom Burke, Naomie Harris ve Netflix’in tarihi draması Bridgerton’dan bu yana oyunculukta çok sağlam bir yol aldığını gördüğümüz Regé-Jean Page de filme büyük destek veriyorlar.

Oyunculuklardan bahsetmişken elbette filmde istihbarat teşkilatının başındaki Arthur Stieglitz karakterini canlandıran Pierce Brosnan’a özel olarak değinmek gerekli. Son dönemde üstlendiği kötü adam rolleriyle sadece aksiyon, romantik komedi ve komedilerde değil farklı tür ve rollerde de başarılı olduğunu gösteren bu büyük oyuncu az ama öz gözüktüğü Black Bag’e da damgasını vuruyor ve vurmakla kalmıyor; sadece varlığıyla bile bir sahneyi özel hale getirebilen oyunculular arasına katılarak bir sinema efsanesine dönüştüğünü de gösteriyor bize.
Filmin atmosferini güçlendiren ve farklı türleri elektronik bir potada eriterek özgün bir film müziği yaratmayı başaran David Holmes ve özellikle Fassbender ve Blanchett’in canlandırdığı karakterlerin ‘cool’ çekiciliklerini sağlayan kostüm tasarımlarıyla Ellen Mirojnick de filmin başarısına kendi alanlarından büyük katkı sağlıyorlar.
Sonuç olarak sadece türü sevenlerin ve Soderbergh hayranlarının değil; şık, seksi, cool, iyi yazılmış, iyi yönetilmiş ve iyi oynanmış bir gerilim seyretmek isteyenlerin de zevk alacağı bir film var karşımızda.
Kapak Fotoğrafı: ITC
İlginizi çekebilir: Eralp Alper’den Black Bag

Bülent Tunga Yılmaz







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!