Kökenleri antik Britanya’ya ve pagan inanışlarına dek dayanan fakat günümüzde neredeyse evrensel bir eğlence etkinliğine dönüşmüş Cadılar Bayramı’nda yapılabilecek en keyifli şeylerden biri de evde kalıp klasik korku filmleri izlemek. 31 Ekim gecesi kostümler giyip şeker toplamaya çıkmayacaksanız ya da tematik partilerden hoşlanmıyorsanız, Halloween gecesi izleyebileceğiniz 10 korku filmi önerisi bu yazıda!

halloween filmi

 

10. Sleepaway Camp (1983, Robert Hiltzik)

Ailesini trajik bir kazada kaybettikten sonra içine kapanık bir çocuğa dönüşen Angela, beraber yaşadığı halası tarafından yazı geçirmeleri için kuzeniyle birlikte Arawak Kampı’na gönderilir. Kampa yerleştikten sonra ise açıklanamayan vahşi olaylar vuku bulmaya başlar. 80’lerdeki teen slasher furyasına ayak uydurarak klasik bir kamp dehşeti anlatısını takip etse de karakterlerin yaş grubunu alışılmışın biraz altında tutarak akran zorbalığı ve cinselliğin keşfi gibi konulara da el atan film, absürt mizansenleriyle ve gerilimin altına yerleştirdiği mizah unsurlarıyla türdaşlarından ayrılıyor. Özellikle de şok edici final sahnesiyle türün konvansiyonlarıyla oynayan Sleepaway Camp, döneminin öne çıkan örneklerinden biri.

IMDb Puanı: 6.3/10

9. It Follows (2014, David Robert Mitchell)

19 yaşındaki Jay’in hayatı, yeni tanıştığı Hugh adındaki bir erkekle yaşadığı cinsel birliktelik sonucu kabusa döner. Öncesinde Hugh’a musallat olan ve şekil değiştirerek sürekli takip eden bu şeytani varlık, artık Jay’e geçmiştir. Jay’ın bu musallattan kurtulması için başka biriyle birlikte olması gerekmektedir. Bir grup eleştirmen tarafından ahlakçı olarak yorumlansa da toplumsal bellek korkusuna dayalı muhakemesini kendi anlatısında çözümleyen It Follows, düşünmeyen, belli bir şekli olmayan ve amacı belirsiz bir şekilde sürekli takipte olan bir varlığın korkusu üzerine oldukça yaratıcı bir korku denemesi.

IMDb Puanı: 6.8/10

 

8. Fright Night (2011, Craig Gillespie)

Las Vegas banliyölerinde annesiyle mutlu mesut yaşayan lise
öğrencisi Charley, sınıf arkadaşlarının teker teker ortadan kaybolmasıyla tedirgin olmaya başlar ve kayıpların ardında mahalleye yeni taşınan gizemli ve seksi komşusu Jerry’nin olduğundan şüphelenir. Pencereleri sürekli kapalı olan ve eve girebilmek için davet edilmeyi bekleyen Jerry’nin vampir olduğunu anlaması ise uzun sürmeyecektir. 1985 yapımı aynı adlı kült filmin yeniden yapımı olan Fright Night, yerinde komedi tercihleri ile orijinal filmin ruhunu korumayı başarırken pop kültürüne referansları ve Colin Farrell’ın muhteşem ekran aurası ile oldukça eğlenceli bir seyirliğe dönüşüyor.

IMDb Puanı: 6.3/10

 

7. Jeepers Creepers (2001, Victor Salva)

Bahar tatillerinden eve dönmekte olan iki kardeş, Darry ve Patricia, ıssız bir yolda gizemli bir adamın küçük bir tünele bir ceset attığına tanık olurlar ve bu olayı çözmeye karar verirler. Tüneli incelediklerinde ise dehşet verici bir manzarayla karşılaşırlar ve daha da kötüsü o gizemli adam bu iki kardeşin farkına varmıştır. Bu noktadan sonra bildikleri tek şey kaçmak zorunda olduklarıdır; fakat neyden kaçtıklarının henüz farkında değildirler. Bu gerilim dolu kovalamaca hikâyesinde ana kahramanların iki kardeş olması filme dramatik bir etki katarken korku objesinin giderek aldığı şekil, bu türde çok rastlamadığımız türden bir ürperti yaratıyor.

IMDb Puanı: 6.2/10

 

6. The Faculty (1998, Robert Rodriguez)

Bir grup lise öğrencisi, okuldaki öğretmenlerinin davranışlarında birtakım değişiklikler fark etmeye başlar. Bu olayın peşine düştüklerinde ise öğretmenlerinin bu dünyaya ait olmadıklarını anlarlar ve adını koyamadıkları bu varlıklar okuldaki herkesi ele geçirmeden önce harekete geçmek zorundadırlar. Türler arasında dolaşan oyuncaklı hikâyeleriyle meşhur Robert Rodriquez, bu sefer bilimkurgu soslu bir gençlik korkusuna soyunuyor ve 90’ların kült filmlerinden birine imza atıyor. Gücünü en çok “kim onlardan, kim bizden?” paranoyasından alan The Faculty, özellikle Famke Janssen’ın yerde yürüyen kafası gibi unutulmaz anlara ev sahipliği ediyor.

IMDb Puanı: 6.5/10

 

5. Pet Sematary (1989, Mary Lambert)

Maine’in küçük bir kasabasına yerleşen Creed ailesinin huzurlu ve mutlu hayatı, kedilerinin bir otobüs kazasında ölmesiyle sekteye uğrar. Ailenin babası Louis, bir komşusunun tavsiyesiyle ölen kedilerini ormanın içinde bulunan ve yerel insanlar tarafından ölüyü geri getirme gibi mistik güçleri olduğuna inanılan hayvan mezarlığına gömer. Bu noktadan sonra Louis ve
ailesinin ölüm ve yaşamla bağları çok farklı bir boyuta geçecektir. Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan film, sevdiklerini kaybetmenin ve geri getiremememin korkusu üzerine dramatik bir hikâye anlatırken korku türünün geleneklerini de yerine getirerek tarifi zor bir deneyim yaşatıyor.

IMDb Puanı: 6.6/10

 

4. An American Werewolf in London (1981, John Landis)

Amerikalı iki üniversite öğrencisi, David ve Jack, Kuzey İngiltere’nin kırsallarında bir tatile çıkarlar. Yol üzerinde denk geldikleri küçük bir barda oldukça tuhaf davranan yerel halk tarafından yoldan ayrılmamaları konusunda uyarılan ikili, yürüyüşleri sırasında bastıran yağmur ve sis sonucu arazide kaybolurlar ve bir kurtadam saldırısına uğrarlar. Bir hafta sonra Londra’da bir hastanede uyanan David, saldırıda öldüğünü öğrendiği Jack’in ruhu tarafından sık sık ziyaret edilecek ve vücudunda birtakım değişikliklerin de farkına varacaktır. Döneminin çok ilerisindeki efektleri ve yabancı-yerel anlatısındaki çelişkili bakış açısıyla kült filmler listesinde kendine yer bulan kurtadamımız, sonrasında Avrupa’nın bir diğer merkezlerinden Paris’i de ziyaret edecektir.

IMDb Puanı: 7.5/10

 

3. The Texas Chainsaw Massacre (1974)

Yıl 1974. İki kardeş, Sally ve Franklin, içinde büyükbabalarının mezarının da bulunduğu bir mezarlığın yağmalandığı haberi üzerine endişelenirler ve mezarlığı kontrol etmek için arkadaşlarıyla beraber Texas’ın kırsal bölgelerine doğru yola çıkarlar. Yolculuk sırasında aldıkları bir otostopçuyla yaşadıkları tuhaf olaydan sonra benzin bulabilmek umuduyla girdikleri yakınlardaki bir çiftlik evinde ise motorlu testere ile gezen deri maskeli Leatherface ve yamyam ailesi ile tanışacaklardır. Vahşet dolu bir hayatta kalma mücadelesi anlatmasına rağmen türün geleneklerine ters düşerek oldukça az kan gösteren film, ismini gerçek bir katliam hikâyesinden aldığı iddiasıyla kendi anlatısı içerisinde gerçekçilik anlamında güç kazanırken yıllarca da birçok ülkenin yasaklı filmler listesinde kalmıştır.

IMDb Puanı: 7.5/10

 

2. The Evil Dead (1981)

Bir grup arkadaş, sakin ve huzurlu bir tatil geçirmek için Tennessee ormanlarının derinliklerinde bir kabine yerleşirler. Issızlığın ortasındaki bu evde Necronomicon adında bir kitap ve evin sahibine ait bir ses kaydı ellerine geçer. Kitabın içerisindeki tılsımlı sözleri sesli okumalarıyla ormanın derinliklerinden şeytani bir varlık uyanacak ve bu beş arkadaşa güneş doğana kadar cehennemi yaşatacaktır. Bu hikâyeyi daha önce izlemiş olabilirsiniz; fakat Sam Raimi’nin vizyonundan kötülüğün absürt tasvirini kaçırmak istemezsiniz. Praktikal efektleri ile görsel anlatımın sınırlarını zorlayan ve sonu gelmeyen vahşetin içerisinde mizahi bir gore estetiği yakalayan The Evil Dead, hâlâ daha türün öncülerinden biri olarak gösteriliyor.

IMDb Puanı: 7.5/10

 

1. Halloween (1978)

1963 yılı, Cadılar Bayramı gecesinde ablasını bıçakla öldürdükten sonra akıl hastanesine gönderilen Michael Myers, aradan geçen 15 yılın ardından tekrar öldürmek için kasabaya geri dönmüştür. Çocukların kapı kapı gezerek şeker topladığı sakin bir Cadılar Bayramı akşamında, komşusunun çocuğuna bakıcılık yapmakta olan Laurie ise dışarıda yaşanacak vahşetten ve başına geleceklerden habersizdir. Slasher filmlerinin atası olarak da bilinen John Carpenter’ın başyapıtı Halloween, yaşanan katliamın sebepsizliği ve olağanlığı üzerine bir terör yaratırken beyazperdeye unutulmaz bir çığlık kraliçesi de armağan ediyor.

IMDb Puanı: 7.8/10

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN