Saat 18:00’den sonra beyaz yakasını ofiste bırakıp Clark Kent gibi başka bir hayata doğru akan bir adam. Mutfakta biraz şef kıvamında, eldeki sıradan şeylerden sıra dışı lezzetler ve hikayeler yaratan, açılışların, partilerin, lezzetlerin ve mekanların takipçisi, fotoğraf çeken bir sinema tutkunu…

Lifestyle blogger ve magger Cem Karakuş ile şehir yaşamı üzerine konuştuk.

IMG_0028

Blog yazmaya ne zaman ve nasıl başladın?

Zaten çok gezerdim, lezzetlerin ve iyi deneyim yaşayabileceğim yerleri takip eder, peşinden koşardım. E yemek de yapıyorum. Sinema, müzik, fotoğraf ve festivaller zaten hayatımın hep içinde. Bu deneyimlerin artık kafamın içinde sadece bana ait durmasındansa kolayca ulaşılabilir halde herkese açık olmasını istedim.Vaktim de vardı. Uğraştım. 2014 Şubat ayında internet sitemi açtım. Çok uğraştım. O sebeple de sadece bir buçuk senede kocaman bir fark yarattım. Herkes evinde otururken ben 18:00’de işten çıktıktan sonra hep bir yerlerdeydim. O gün bugündür zaten 19:00’da evde olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. 

Bir lifestyle blogger’ı olarak yeme-içme, mekanlar, etkinlikler, sanat, moda gibi birçok farklı konuda yazıyorsun. Aralarında kendini en yakın hissettiğin, sana en çok zevk veren bunlardan hangisi?

Aslında mekanlar benim amiral gemim diyebiliriz. İnternet sitemdeki yazıların en büyük kısmı mekan deneyimleri ve lezzet üzerine… En çok yazı mekanlar üzerine olsa da, belki kimse farkında değil ama “ilişkiler” kısmı en çok okunanlar. Çünkü mekan yazdığın zaman aslında onunla ilgilenme ihtimali olan bir avuç kişiye hitap ediyorsun. Uzak Doğu mutfağı, fine dining, kebap, burger vs… Bu gibi yazılarda sadece bu ürünlere / mutfaklara ilgi duyan insanlar seni görüyor. Diğerlerinin umurunda bile değil. Ancak ilişkiler hakkında yazdığım zaman, 15 yaşından 70 yaşına, kadın-erkek ayırmaksızın Türkiye’nin her yerinden okunuyor. O sebeple bu iki başlık için bana en çok keyif verenler diyebilirim.

IMG_8951

Bir restorandaki mükemmel akşam yemeğini tanımlar mısın? Nasıl bir ortamda, mekanda olmalı, neler tatmalısın?

İş için gitmediğimi var sayıyorum. Yanımda fotoğraf makinem yok. Yemek benim için bir keyif. Bu sevişmek gibi bir şey. Oradan aldığınız haz gibi yani. Dolayısıyla tüm duyularıma hitap etmeli. Hoş bir görüntüsü olmalı, pek çok şefimiz food styling konusunda harikalar yaratıyor… Güzel kokmalı, tadına bakmadan önce kokuyu hissetmek hoş olacaktır. Dokusunun zıtlıklarla tamamlanmış olması hoşuma gider. Yani çok yumuşaksa aradaki kıtırlar beni şaşırtabilir.  Bu doku aynı zamanda benim yemeği duymamı da sağlayacaktır. Çıtırtısız bir gofret düşünün! Tadına direkt etki etmeyen bir şey olsa da ses ne kadar önemli değil mi? Ardından lezzet. Bazen ilk lokmada “ummmmmm” diye sesler çıkarabiliyorum. İşte o an, kendimden geçtiğim andır.

Türkiye’de ve dünyada takip etmekten zevk aldığın lifestyle blogları hangileri? 

Aslında iyi bir takipçi olduğumu pek söyleyemeyeceğim.O sebeple bu soruna da tam istediğin yanıtı veremeyeceğimi düşünüyorum. Özellikle lifestyle ve blog dediğin vakit hele ki bir de erkek olsun dersen biraz eller kollar bağlanıyor. Ya da ben pek bilmiyorum. Ama takip ettiğim iki tane var aklıma gelen: Cupofcouple.com (@cupofcouple) ve Prestonkonrad.com (@prestonkonrad)

IMG_9098b

Bu aralar seni sabırsızlandıran, merakla beklediğin etkinlik nedir?

13 Kasım’da yapmayı düşündüğüm bir parti var. Şimdilik onun heyecanı biraz…

En son hangi…

…filmi izledin? Bir hafta önce Southpaw.

…albümü dinledin? Lise yıllarımdan beri albüm dinlemiyorum. O zamanlar kaset alırdık, walkmanlerimizde albümleri ezberleyene kadar dinlerdik. Müzik artık ulaşması o kadar kolay ki. Kendi listelerimi oluşturup bunların üzerinden gidiyor, farklı karmalar dinleyerek yeni şeyler keşfetmeye çalışıyorum.

…kitabı okudun? Şu anda başlayıp da bitiremediğim en az 10 kitap sayabilirim. Ama hepsini bitireceğim. En son bitirdiğim değil de en son okumaya başladığım kitap Steve Jobs’tu. Henüz bitmedi. Ne zaman bitecek emin değilim.

…konsere gittin? Zorlu PSM’de Akbank Caz Festivali kapsamında David Sanborn Electric Band

…şehri keşfettin? Keşif anlamında Adana… Adana rehberim de internet sitemde

20150705_193526

Aşağıdaki durumlar için İstanbul’da mekan önerilerin/tercihlerin neler olur?

İlk Date: Bütçe anlamında sıkıntınız yoksa Mikla, biraz daha mütevazi olsun derseniz Leb-i Derya da ilk buluşma için çok etkili bir manzara sunacaktır.

Pazar Kahvaltısı: Nezih

Rakı-Balık: Misina Balık

İtalyan Mutfağı: Antica Locanda

Arkadaşlarla Kahve: Moc İstanbul

İş Toplantısı: Arola’nın hafta içi 12:00-14:30 arası sunduğu 60 TL’lik öğle menüsü ve geniş oturma alanları tam toplantı için.

İyi Bir Kokteyl: Alancha

Dans: Babylon, Gaspar

IMG_9580

Senin hakkında pek bilinmeyen 3 şey söyler misin?

_Dünyanın en sakin, soğukkanlı insanlarından biriyim sanırım. Sinirlendiğimi annem, babam ve kardeşim dışında kimse görmemiştir.

_Bir masaya oturduğunda 4 saat kalkmadan çalışabilenlerden değilim. 20 dakikadan fazla bir işin başında oturamam.

_3 tane gitarım var ancak en az 3 senedir hiçbirine dokunmadım.

Sanal ortamda seni nerelerden takip edebiliriz, dışarıda seninle nerelerde karşılaşabiliriz?

http://www.cemkarakus.com/

https://instagram.com/c_karakus/

https://twitter.com/kitle_cekimi

Teşvikiye’de oturduğum ve Karaköy’e duygusal bağım olduğu için bu bölgelere gidiyorsanız beni görme ihtimaliniz çok yüksek. Bunun dışında Cihangir, Beyoğlu diyeceğim ancak oralar çok kalabalık. Denk gelemeyiz bence…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN