Bir mekana gönülden bağlandığımda arkasında ufak ama benim için önemli detaylar olur genelde. Öyle büyülü tabak sunumları, ihtişamlı iç tasarımlar veya popülerliği etkilemez çoğu zaman beni. Basit ama damakta tat bırakan bir lezzet, bazen çalan ve çalarken bana güzel anlar yaşatan bir müzik, bazen de aldığınız servisin samimiyeti, insanların gülen yüzleri ve sokakların da ruhunun olduğunu bildiğimden bulunduğu sokağı beni etkiler. Bunları yakaladığımda o mekana gitmemin anlamı değişir; her bir gittiğimde aldığım keyif katlanır. Geyik’te de işte aynen böyle oldu.

Bu defaki gönül bağımı daha hiç açılmadan, tanımadan kurdum. Cihangir sokaklarını yürüdüğüm bir sabah küçücük bir ilanı görmemle başladı. Kapılar ardında tadilatın sürdüğü belli olan bir köşede camın üzerinde asılı kağıtta “Geyik Coffee Roastery & Cocktail Bar” yazıyordu. Görür görmez de adında coffee-roastery-cocktail yazan bir mekandan kötü bir şey çıkmayacağından eminim. Hemen kafamda konsept oluşutu o anda. “Kahvelerini kendileri kavuruyorlar, belli ki geceleri de farklı kokteyller içeceğiz, e yeri desen sokağın en güzel köşesi. Yaza sokak muhabbetine buradayız o zaman” cümleleri sıralanıverdi bende. Tam bir hafta sonra bir gece yolumuzu mekana düşürünce yanılmadığımı anlamış oldum. Henüz ilk günleri olmasına rağmen servisteki samimiyeti ve heyecanı görünce kanımız ısındı; kokteyllere geçince de sıkı ilişkimiz başlamış oldu. Ama henüz kahve ve kokteyllerin detaylarına girmeden önce hikayenin başına bir dönelim.

geyik 2

Geyik, kısa bir zaman önce Akarsu Caddesi’nin çok güzel bir noktasında kapılarını açtı. Asıl mesleği iç mimarlık olan Yağmur Engin bir yandan da iyi ve taze kahveye gönül vermiş birisi. Kafasında bu işi detayıyla öğrenmek ve bunu bir mekanda hayata geçirmek varken yolu bir gün Serkan İpekli ile kesişiyor. Serkan, uluslararası ve ulusal yarışmalarda başarılar kazanmış deneyimli bir barista. Daha önceden baristalık yaptığı mekanda başlıyor Yağmur’la arkadaşlıkları. Serkan’ın kahve deneyimi ve sunumlarını gördükten sonra önce şaka yollu başlayan ortaklık hayalleri gerçeğe dönüşüyor ve Geyik hayata geçiriliyor.

geyik

Klasik bir kahve dükkanından farklı olarak adından da anlayabileceğiniz gibi Geyik kahvesini kendi kavuran ve bunu taze şekilde sunan bir mekan. Farklı demleme teknikleriyle dünyanın farklı bölgelerinden kahveleri taze ve güzel bir sunumla içiyorsunuz. Ayrıca haftasonları da kahvaltı eşlik ediyor. Kahvem genelde flat white oluyor Geyik’te. Sunumuna da tadına da bayılıyorum. Mekanın girişindeki kahve kavurma makinesi elbette ki dekoratif amaçlı değil. Şanslı bir günümde Serkan’ı kahve kavururken izleme fırsatım oldu. O kavrulma sırasında çıkan kokunun güzelliğini anlatamam. Hafif yanıksı ama bir o kadar da cezbediciydi.

cable car

Geyik’in kokteyl kısmına gelecek olursak bu da geceleri müdavimi olmak için bir başka sebep. Milano’da Mag Cafe’nin barmenlerinden Flavio’nun katkılarıyla hazırlanan kokteyl menüsünde çok ilginç karışımları bulmanız mümkün. Cumartesi ve Pazar geceleri özellikle çok keyifli. Bar sandalyesinde başlayan muhabbet, zamanla kapı önüne ve sokağa doğru taşıyor. Her zaman çok iyi müzikler çalıyor; e bu da keyfimi arttırıyor. Deneyip de memnun kalmadığım kokteyl olmadı şu ana kadar. İlk açıldıkları gece Her Zamankinden’i deneyip bir süre hep onunla devam ettim. İçinde rakı olan bir kokteyl bulunca alışkanlık yaratması çabuk oldu. Cable Car’a geçişim ise bir gece aniden oldu. Bardağının etrafındaki şekerle çıtır çıtır; içtikçe içesi geliyor insanın. Ama bu aralar gözdem Blackberry Cobbler. Taze böğürtlenler ile hazırlanan kokteylin tadı ve o şahane rengi ilk yudumda bağladı kendine. Bir de Murat’ın bir karışımı var ki henüz içeriğini çözemedik. Kendisinden sırrı alana kadar art arda içerek çözmeyi planlıyoruz.

blackberry cobbler

Geyik’te beni en mutlu eden şey ortamın rahatlığı ve çalışan herkesin samimiyeti oluyor. Serkan ve Yağmur devamlı mekanda ve işin başındalar. Haftasonları da mutlaka Yağmur’un çok yakın arkadaşı Naz sizi karşılıyor ve birbirinden güzel kokteyl önerilerinde bulunuyor. Sohbeti ayrı güzel. Gitmeden önce soruyorum bazen; “Naz, mekandasın değil mi? Ona göre geliyorum.”

geyik

Cihangir müdavimlerinin yeni bir yere alışmaları zor gelir. Özellikle de Akarsu Caddesi bölgenin pek çok eski mekanını barındırdığından her mekanda devamlı aynı yüzleri görürsünüz. Bence Geyik bu caddeye farklı bir hava ve tazelik getirdi; kısa sürede kendi müdavimlerini yarattılar. Henüz yolu düşmemiş olanların bir gece uğramalarını tavsiye ederim. Sonrasında zaten sık sık kendilerini orada bulacaklar.

Geyik Coffee Roastery & Cocktail Bar Adres: Akarsu Cad. Kılıçalipaşa Mah. No:22/A Cihangir / İstanbul

Görseller: Deniz Özdağ & Naz Özyaseminler

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Deniz, bu yazıyı yazarak yüce bir görev üstlenmiş bulunuyorsun: beni Geyik’e götürmek. Önce o kahveden sonra da kokteyllerden deniyorum, sen de beni yönlendiriyorsun. Hatta maggerlar olarak bir akşam üstü uzun uzun Geyik yapalım mesela?:)

  2. burası kapandı bir daha da açılmadı ya yenileme mi yapiolar acaba ama yeni açılmıştı