Pera’nın renkli günlerine tanıklık etmiş; güzelliğini, sıradışılığını, popülerliğini koruyan ve Galata’nın Serdar-ı Ekrem Sokağı’nda yer alan tarihi Doğan Apartmanı’nı benim gözümden görebilmeniz için biraz yazdım çizdim…

unnamed (8)

Ben theMagger’daki ikinci yazımın konusunun ne olacağını düşünürken, aklıma en iyi bildiğim ve hayatımda en çok yer tutan şeylerden bahsetmek geldi. Bu da beni, her gün işten çıkıp adeta koşarak gittiğim evimle ilgili bir şeyler yazmaya itti. Belki önünden geçtiğiniz, belki bir filmde, klipte ya da dizide gördüğünüz ve hiçbirinde görmediyseniz bile  Galata Kulesi’ne çıktığınızda size “Bu büyük sarı bina da neresi?” dedirtecek bir yerden bahsetmek istiyorum: Doğan Apartmanı.

Alman Lisesi’nde okuduğum yıllarda sınıflarımızın pencereleri Sarayburnu’na, Kız Kulesi’ne, kısacası mükemmel İstanbul manzaralarına bakardı. Tabii ilk yıllarda yalnızca bu manzarayı okulun çatısında bulunan kütüphaneye çıktıkça görebilirdik. Yaşımız büyüdükçe ve sınıf derecemiz arttıkça okulun üst katlarına yükselmeye başladık ve artık bu manzara bizim için oturduğumuz sıradan rahatlıkla gördüğümüz, hatta bir süre sonra alışıp umursamadığımız bir manzara olmaya başladı. Ancak manzarayı kesen, gözümüzün önünde dikilen kocaman sarı bir bina vardı ve o zamanlarda bile dikkatimi çekmiş, hatta üzerine bir araştırma ödevi yapmamı sağlamıştı. Araştırdıkça merakım arttı, annemi babamı ikna edip bir de yalandan sanki taşınacakmışız gibi bu apartmandan ev bakmaya sürükledim onları. Zira apartmanın bahçesine girmek mümkün değildi, ancak vitraylı dış kapısından burnunuzu dayayarak bahçeyi görebiliyordunuz. O zamanlardan aklımda yer etmiş olan bu binaya üniversiteyi bitirdiğim geçen senenin sonunda taşınmış bulundum. Boş ev bulmanın son derece zor olduğu Doğan Apartmanı’nda şans eseri aynı sabah boşaltılmış olan evi öğleden sonra heyecanla tuttum ve hala burada oturmanın mutluluğunu, heyecanını ve tabii ki ayrıcalığını yaşamaktayım. Peki ne özelliği vardır bu büyük, eski sarı binanın?

Doğan Apartmanı’nın Tarihi

1800’lerin sonunda (1894-1895) Belçikalı banker bir aile olan Helbig ailesi tarafından inşa edilen Doğan Apartmanı, o zamanki adıyla Helbig Apartmanı, İtalyan Mimari tarzına sahip. İnşa edildiği dönemde, zamanının yabancı uyruklu seçkin ailelerine kiralık konut olarak tasarlanmış. Yanında bulunan tenis kortuyla ve en üst katında her dairenin kendisine ait olan ve yan yana dizilmiş hizmetçi odalarıyla sakinlerine alışılmışın dışında lüksler sunan Doğan Apartmanı, Galata Kulesi’ne çıkan Serdar-ı Ekrem Sokak’ta 30 numarada bulunuyor. (Ancak günümüzde bu tenis kortu yıkılmış ve çeşitli anlaşmazlıklar sebebiyle apartmana ait bu arsa şu an boş, hizmetçi odaları ise dairelerin hususi depoları olarak kullanılıyor.) Yeşil panjurları ve sarı rengiyle tablo gibi bir görüntü çıkarıyor ortaya; insanın resmini yapası, fotoğrafını çekesi geliyor gördükçe. Şahsen her gün eve geldiğimde ya da evden çıkarken benim elim telefonumun kamerasına gidiyor, ister istemez. :)

Doğan Apartmanı, “u” şeklinde bir bina. Toplam dört  bloktan oluşuyor ve her bir blokun girişi farklı. İstanbul’un ilk asansörlü apartmanı olduğu söyleniyor ve tahmin edeceğiniz gibi asansörler eski, ızgara kapıları olan tarihi asansörlerden. Terasında ortak kullanıma açık bir kütüphanesi ve spor salonu bulunuyor. Spor salonu deyince bir “gym” beklememek gerek tabii. Bazı spor aletlerinin olduğu, günlük sporunuzu yapabileceğiniz basit bir salon ve hem kütüphaneden hem de spor salonundan Boğaz manzarasını görebiliyorsunuz.

Apartmana girdiğinizde sizi dünyanın en sevimli bahçesi karşılıyor, son derece bakımlı olan bu bahçenin güzelliği her mevsim farklı. Özellikle bahar aylarında ağaçlar çiçek açtığında şiirsel bir görünüm oluştuyor. Apartmanın her blokundan terasa çıkmak mümkün ve bu teras birçok filme, klibe, fotoğraf çekimine ev sahipliği yapmış. Bana göre apartmanın en müthiş yeri burası. Galata Kulesi sağ tarafınızda olmakla beraber, arkanızda Alman Lisesi duruyor ve önünüzde bütün İstanbul ayağınızın altına serilmiş gibi.

eskiya_19720

Yavuz Turgul’un yazıp yönettiği iki kült filme de ev sahipliği yapmış Doğan Apartmanı. Üstelik ikisinde de Şener Şen ve Uğur Yücel başrolleri oynamış: Muhsin Bey (1987) ve Eşkiya (1996).

Apartmanın magazinsel yanı da ilgi çekici. Teoman’ın doğup büyüdüğü, Okan Bayülgen’in yıllardır sakini olduğu etrafta dolanan dedikodulardan ve esasen doğru. Ancak söylenildiği gibi Tarkan, Sezen Aksu gibi komşularımızın olduğunu söyleyemeyeceğim, en azından ben denk gelmedim. Bunun dışında özel hayatlarına girmemek adına isimlerini vermek istemediğim birçok sanatçı, tiyatrocu, gazeteci de Doğan Apartmanı’nın toplamda 49 dairesinde ikamet ediyor.

Daha sonraki yıllarda apartman; Nahid Bey, Boton Apartmanı ve Viktorya Hanı gibi isimler alıyor ve en son ünlü siyasetçi ve Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu olan Kazım Taşkent apartmanı satın alıyor. Adını da İsviçre’de kayak yaptığı sırada kaza geçirip ölen oğlunun adı olan “Doğan” olarak değiştiriyor. Bu isim “Doğan Kardeş” çocuk dergisinin ismiyle aynı kişiden, Doğan Taşkent’ten esinlenerek verilmiş.

Galata Kulesi

Apartmana girmek maalesef biraz zor; gazeteci, mimar, yönetmen vs olduğunuzu, gerekli izinleri aldığınızı veyahutta apartmanda ikamet eden birini ziyarete geldiğinizi kanıtlamadığınız sürece dışarıdan girmek yasak. Dolayısıyla bu kadar överek anlattığım bu güzel apartmanın kendi çektiğim fotoğraflarını da theMagger okuyucularıyla paylaşmak istedim! :)

İlginizi çekebilir: Melisina’dan “Mısır Apartmanı: İstiklal’de Saygı Duruşu”

İlginizi çekebilir: “İstanbul’da Gözünüzden Kaçamayacak Güzellikteki 10 Tarihi Apartman”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN