Karşınızda güzelliği ve şıklığıyla hayranlık derecesinde beğenilerek takip edilen, 200 bin takipçisiyle hepimizin gözdesi Meriç Küçük, yani Maritsa. O başarılı bir moda blogger’ı olmanın yanında dünya tatlısı küçük bir kıza sahip, çiçeği burnunda bir anne! Onu ayağında Louboutin’leri, elinde kahvesi ile Nişantaşı sokaklarında fotoğraf çektirirken veya kendi rafine zevkini yansıttığı Akatlar’daki Maritsa Mağazası’nda bulabilirsiniz. Maritsa’yla geçtiğimiz senelerde yaptığımız röportajın detayları bu yazıda!

Bu röportaj Ağustos 2012’de yapılmıştır.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Meriç Küçük (@maritsanbul) on

Boğaziçi mezunu Meriç Küçük, “moda benim iç motivasyonum” diyen, hepimizin tanıdığı oldukça başarılı bir moda blogger’ı. Kariyerine dergicilikle başlayan, oradan Vakko ve 1v1y.com’a geçen Maritsa, şimdilerde Akatlar’da bulunan ışıl ışıl mağazasında. Aynı zamanda Maritsa.co bloğunda stil tüyoları paylaşıyor, moda ve güzellik hakkında detaylı bilgiler veriyor. Gelin, Maritsa’yla ettiğimiz keyifli sohbete göz atalım…

Röportajımıza geçmeden önce Meriç Küçük’ü yani Maritsa’yı fotoğraflarla daha yakından tanıyalım:

Meriç! Seni ve Maritsa.co’yu daha yakından tanıyabilir miyiz? Blogunun hikayesinden bahseder misin biraz?

Tabi, iki sene önce gelecek kaygılarıyla boğuşmakta olduğum üniversite son sınıfta, hayallerimin “iş yeri” modaya bulaşmak için iyi bir fikir buldum: blog! Ve sonra, her şey tahmin  ettiğimden de hızlı gelişti.

Gittiğimizde seni bulma ihtimalimizin yüksek olduğu, sık sık uğradığın café/restoranları öğrenebilir miyiz?

Teşvikiye mahallem olduğu için çoğu vaktim burada geçer. Corner The House Cafe’ de günün her saati kahve içerken, toplantı yaparken ya da komşularla laklak ederken görebilirsiniz beni. Orası benim mahalle kahvem. Tünel, vakit buldukça kaçtığım yerlerden. Son dönemde yakın bir arkadaşımın doğum gününde keşfettiğim Gram’a sık uğruyorum. Sadece kocaman bir kahve ve küçük atıştırmalıklar için.

Öğle yemekleri için favori mekanım The House Cafe, Atiye şube. Ev yemekleri istiyorsam Kantin, hızlıca atıştırıp geçeceksem Bread&Butter.

Zuma uzakdoğu mutfağında en favori mekanım. Yazın daha sık uğramakla birlikte, kışı da boş geçmem.

Haftasonları Bebek sınırlarına uğrarsam arada Mangerie, sıksık Lucca ve daha bolca Happily Ever After’da olurum.

Anjelique, Koridor, küçük Otto, MiniMüzikhol şuan aklıma gelen ilk gece mekanları. Gece 00.00 itibariyle buralarda bir yerlerde karşınıza çıkabilirim.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Meriç Küçük (@maritsanbul) on

100 kişiye sorsak (erkek kadın fark etmez) minimum 99’u senin harika giyindiğini söyleyecektir. Bunu nasıl başarıyorsun? Güzel giyinmek ne anlama geliyor sence?

Bilmem. Güzel giyinmek için uğraşmıyorum, yani aslında güzel giyinmek ne demek bilmiyorum. Belki diğerlerinden daha farklı, daha cesur giyiniyor olabilirim. Ya da onların bakıp göremediği uyumu kolayca çıkarıyor olabilirim. Ama sonunda giyinirken, tam olarak kendimi ifade edebilmeyi umarak giyiniyorum. Stiliniz, dolayısıyla aslında kıyafetleriniz sizin hakkınızda çok fazla ipucu verir. O yüzden aynada gördüğüm kadının o gün taşıdığım kadını yanısıtıyor olması çok önemli. Onu başarıyorsam, iyi giyinmişim demek olabilir.

Maritsa’nın giymekten en çok hoşlandığı iki renk nedir? 

Siyah ve beyaz. Biliyorum çok sıkıcı ama siyahtan hiçbir şekilde vazgeçemiyorum. Kendimi en iyi, en kötü, en güzel, en kadınsı, en erkeksi, en salaş, en şık hissetiğim renk siyah. Beyazı ise siyahla yarattığı kontrast ve oldukça beyaz tenimle yarattığı garip uyum yüzünden seviyorum.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Meriç Küçük (@maritsanbul) on

Meriç, aşağıdaki kelimeleri cümle haline getirebilir misin?

Moda…İç motivasyonum.

Aşk…Önce kendinle başlayıp, her yere, herkese yayılan ama bazen tek bir kişide beden bulan.

Kadın olmak…Bir kere daha doğsam yine kadın olmak isterdim.

İstanbul…Ruhumu, kalbimi, beynimi büyüten, gözlerimi başka bir hayata açan şehir. En vazgeçilmezim.

Paris…Küçük bir kız çocuğu için annesinin gardolabı neyse o.

İstanbul Fashion Week…Yolun çok başında.

Chanel…Geçmiş, şimdi ve gelecek.

Dior…is a girl’s best friend!

Aşağıdaki ürünlerin yanına favori markalarını yazar mısın? Meriç Küçük favori markaları

Ayakkabı…Choo ve Blahnik.

Çanta…Celine

Bikini…Norma Kamali

Güneş gözlüğü…Prada

Takı…Mawi London

Hangi parfümü kullanıyorsun? Meriç Küçük Maritsa Parfüm

Yaklaşık 12 adet parfümüm var, günüme göre seçiyorum. Ama bu aralar elim en sık YSL Cinema’ ya gidiyor.

Hangi dünyaca ünlü moda fotoğrafçısının seni fotoğraflarını çekmesini isterdin?

Çok klişe belki ama Mario Testino bu işleri bırakmadan benim bir siyah beyaz fotoğrafımı çeksin isterdim. 

Blogun, kendin ve moda ile ilgili daha gelecek planların var mı? Bizimle paylaşabilir misin?

Elbette var, henüz yolun çok çok başındayım ve yapmak istediğim bir sürü şey var. Hayatta, işimde ve her yerde biraz uğraşıp, deneyim kazanıp, büyüyüp, bir sonraki adıma geçmeyi tercih ederim. O kazan günün birinde fokurdayacaksa da henüz en kısık ateşte.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Meriç Küçük (@maritsanbul) on

Maritsa.co Viral Video! Maritsa Meriç Küçük Blog Röportaj

www.maritsa.co

Maritsa Mağaza Adres: Ebulullah Cad. Meydan Sok. Edin Suner Plaza No:14/1. Akatlar/Beşiktaş

@maritsanbul

İlginizi çekebilir: theMagger Circus by Raisa Vanessa! 

Fotoğraflar: maritsa.co

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. meriç hanım gerçekten tasarımların harika ayrıca dünya görüşünüz veya bakış açınız pozitif

    sizi sanal olarakta takip etmek heyacan verici röportajlarınızı okudum harika ve siz harikansınız gerek yüz güzelliğiniz vucut güzelliğinizle muhteşemsiniz sizleri tebrik ediyorum ayrıca ıstanbulu ve aşkı tanımlarken yaşıyomuş gibi bir hisse kapıldım gerçekten süpersini başarılarınızın devamını dilerim