Bebek’e gitmek istiyorum ama korna sesi istemiyorum, aynı zamanda manzara seyretmek istiyorum, bir de çok lezzetli yemekler görmek istiyorum masamda. Mekanın bana huzur vermesini istiyorum. O zaman Baylan’ın karşısındaki Lulu’s adlı barın tam yanındaki merdivenlerden yukarı çıkıyorum; spor yapan bir insan olmasam kesin zorlanırım, çünkü çok merdiven var Mangerie’ye ulaşmak için çıkmam gereken. Sonunda değiyor ama; tüm istediklerimi bu kendine özgü, beni evimde gibi hissettiren caféde buluyorum..

Mangerie’den içeri girdiğimde ve gözüme ilk çarpan sağda duran tatlı köşesi oluyor. Beyaz çikolatalı brownie’yi veya elmalı keki hemen söylemek istiyorum ama dur diyorum kendime; önce güzel bir yemek ye, sonra tatlısı bugünün kaçamağı olur diye düşünüyorum. Mangerie’nin iç dekoru da harika; ahşap masalar, minimalist detaylar, her caféde olması gereken coffee table book’lar, günün saatlerine göre değişen asla yormayan müzik.. hepsi içine çekiyor beni. Yine de ben Mangerie’nin terasında oturmak, Bebek manzarasını deneyimlemek istiyorum..

Dışarı terasa geçip, menüyü elime alıyorum. Yaban mantarlı ve keçi peynirli bruschetta ile bir başlangıç yapacağım kesin. Ama sonrası? En sevdiğim kuzu etli ve kesme erişteli salatadan mı sipariş edeyim; yoksa canım balık mı çekiyor? Levrek de alabilirim, hafif acılı karideslerden de. Yanında da sebzeli buğday pilavım gelecek, onu istiyorum. Çok abartmadan hazırlanmış, zengin ve lezzetli bir menü Mangerie’ye her gittiğimde orayı daha çok sevmemi sağlıyor.

İçecek olarak, limonata da alabilirim. Canım biraz alkol çekiyor aslında; İstanbul’da az yerde lezzetli olan Sangria’dan içebilirim. Evet evet, Sangria son kararım..

Yemek bitiyor; hayalini kurduğum beyaz çikolatalı brownie, yanında her yemek sonrası olmazsa olmaz çayımla beraber masama geliyor. Benden mutlusu yok..

Her gittiğimde minimum 3-4 saat oturduğum bir mekan Mangerie. Arkadaşlarımla, erkek arkadaşımla, ailemle veya yalnızca kendimle huzur bulduğum, hem şehri dinleyip aynı zamanda yüksekte olduğum için fazla gürültüyü duymadığım bir yer. Bebek’i sevenine, aynı zamanda sevmeyenine Mangerie’yi tavsiye ediyorum.

Not: Mangrie’ye giderseniz, instagram’la çektiğiniz fotoğrafı #mangeriebebek olarak hashtag’leyin. Sizin fotoğraflarınızdan Mangerie karpostalları bastırıyorlar.

Cevdet Paşa Caddesi 69, Küçükbebek

Tel: 0212 263 51 99

www.mangeriebebek.com

Fotoğraflar: İnstagram @mangeriebebek & @lisyakalma

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?