Sizleri Bebek’in Mayıs ayında açılan, huzur dolu ve özellikle de pet-friendly olmasıyla gönlümde taht kurmuş mekanıyla tanıştırayım: Patio. Birçok yerinde yer alan minyatür limon ağaçlarından girişte yer alan büyük bar bölümüne, bana sorarsanız burası şimdiden birçoğumuzun uğrak noktası olmaya aday. 

Patio” Portekizce, İspanyolca ve İngilizce başta olmak üzere tam 6 dilde ortak kullanılan ve Türkçe’de “veranda, avlu” anlamına gelen bir kelime. Tam da adına yakışır şekilde, sizlere yerinizde rahatlıkla oturup keyif yaparken dışarıda olan bitenleri izleme fırsatı sunan mekanın üstü kışın kapatılıp yazın açılabilen bir tasarıma sahip. Söylemeliyim, Patio’ya girdiğiniz ilk anda kendinizi bir sahil kasabasında gibi hissediyorsunuz. Girişte bulunan dev limon ağacı sizleri selamladıktan sonra ilk olarak duvarlardaki muhteşem çizimler dikkatinizi çekiyor. Rıdvan Özdengülsün’e ait olan ve mekana her mevsim baharı getireceğinden emin olduğum desenler, beni kendine hayran bıraktı diyebilirim.

Smart casual konseptini benimseyen Patio’nun menüsüne gelirsek… Mekanın menüsü ağırlıklı olarak İtalyan mutfağı olmak üzere Akdeniz ve Ege yemek kültürünün izlerini taşıyor. Patio’nun kokteyller konusunda da oldukça iddialı olduğunu söyleyebilirim. Batuhan Altav’ın hazırladığı, özel reçeteli 9 imza kokteylden damak zevkinize en çok uyanı mutlaka denemenizi öneririm, her biri ayrı güzel! Bu kokteylleri her hafta Cuma ve Cumartesi saat 19.00 – 02.00 arası gerçekleşen canlı DJ performansı eşliğinde denemenizi tavsiye ederim.

Bir karides tutkunu olarak Patio’ya gittiğimde menüde ilk gözüme takılan Melitzana Karides oldu. Çoğumuzun daha önce denemediğini düşündüğüm, mükemmel bir ikili geldi önüme: sotelenmiş karides ve soya soslu patlıcan. Bu ikilinin uyumuna inanamazsınız! Sonraki seçimim Ördek Roll’du. Yumuşacık tiftik ördek etini sıcacık yufka ekmeklerinde keyifle yedim, müthiş lezzetliydi. Evet, doymadım ve Kokoreç Pizzette ile devam ettim! Provolon peyniri, kızarmış kokoreç ve acı biber turşusu üçlüsünün yarattığı lezzet inanılmazdı. Yalnız acı ile arası pek iyi olmayanların tercih etmemesinin iyi olacağını söyleyebilirim, çünkü fazlasıyla acı bir lezzetti. Ama acıya bayılan biri olarak, ben bayıldım, orası ayrı.

Son olarak Paccheri alla Vecchia Bettola’yı da denemek istedim, iyi ki sipariş etmişim! Cherry domates, fesleğen, ricotta peyniri, havuç ve kabak ile servis edilen makarnanın en çok hoşuma giden detayı, votka krema sostu. Gerçekten çok yerinde bir dokunuş olmuş.

Unutmadan, Patio’da veganlar için mükemmel bir lezzet var: Vegan Bowl. Avokado salatası, kırmızı pancar, semizotu, yeşil mercimek ve badem ile hazırlanan bowl, oldukça doyurucu ve lezzetliydi. Ve görsel şölenimi tabii ki tatlı ile taçlandırdım: Şekersiz İncirli Hurma Tatlısı! İncir, hurma, Hindistan cevizi süsü ve vanilyalı dondurmadan oluşan bu lezzet, bana sorarsanız sıcak havalarda biraz serinlemek için birebir.

Yazımı sonlandırmadan, Patio ile ilgili yakın zamanda gerçekleşecek olan bir gelişmeyi benden duyun isterim: mekanda Haziran sonu kahvaltı servisi de başlıyor! Patio’yu ister sevdiklerinizle keyifli bir öğle yemeği yemek, ister laptop’unuzu kapıp sessizce çalışmak için tercih edebilirsiniz!

İlginizi çekebilir: İstanbul Flaneur’den Celery Bebek

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN