Mesleği reklamcılığı, tutkusu müzikle birleştiren ve dünyanın en sıcak müzik organizasyonlarından Sofar Sounds’u İstanbul’a taşıyan Eda Demir ile müzik dünyasını, Sofar İstanbul’u ve daha fazlasını konuştuk.

edafoto

Biraz kendinden, biraz da Sofar Sounds ile nasıl tanıştığından bahseder misin?

Reklamcılık okudum, geleneksel ve dijital ajanslarda reklam yazarlığından işin sosyal medya tarafına geçtim, o sırada Amerika’ya taşındım. Music Business okudum, dönmeye karar verdiğimde müzik ve eğlence dünyası ile pazarlama, reklam adına bildiğim şeyleri birleştirebileceğim bir iş kolu olmadığına ayınca reklamcılığa geri döndüm. Büyük markaların büyük işlerini yapan ekiplerde çalıştım, sonra bir trend danışmanlık şirketinde global ve Türk markalara dünyada nelerin yükselişte olduğuna dair danışmanlık verdim, ardından Twitter Türkiye operasyonunda görev aldım. Trendleri inceleme olayına meslek olarak bakarken Sofar Sounds’u keşfettim, hakkında Türkçe bir makale yazdım. O makaleyi gören eski bir arkadaşımın Sofar ekibini Londra’dan tanıyor olmasıyla global ekibe ulaştım. 2,5 yıl önce bu iş için ne kadar yetkin, ne kadar meraklı olduğumu ölçmelerinin ardından hazırlıklar başladı, araya Gezi’nin girmesi bizim de parklarda olmamız sebebiyle 2 yıl önce Moda’da bir evde ilk konseri verdik. Seviyorum. Şu an Shazam’ın Türkçe müzikten sorumlu danışmanı olarak çalışıyorum ve Upcoming adında içerik /deneyim pazarlaması projeleri yazan bir şirketim var.

2015_1031_164858

Sofar Sounds Türkiye’ye uyarlanırken dünyadaki diğer örneklerinden farklılaşmak zorunda kaldı mı?

Kaldı. Biz kalsın istedik. Songs from a room açılışı aslında Sofar’ın, hep oturma odasından yükselen sesler olarak baktık. O yüzden diğer ülkelerden farklı olarak kafelerde, barlarda, restaurantlarda, sanat galerilerinde, ofislerde konser vermedik, evin salonundan hiç çıkmadık. Onun haricinde diğer ülkeler gibi gelişmiş ve oturmuş bir bağımsız müzik sahnesi olmadığı için onlar gibi ayda birkaç konsere çıkaralım sayıyı diyemedik, hala ayda 1 konser yapıp her seferinde 3, bazen 4 grup ağırlıyoruz.

Yurt dışındaki konserlerde giriş ya ücretli, ya da şapka gezdirme dedikleri gelenek uygulanıyor. Biz de ikisi de yok çünkü kültür sanata bakış açımız biraz daha farklı, ücretsiz tuttuk. Marka işbirliği olursa dünyamızda işi devam ettirebiliyoruz. Olmadığında da ettiriyoruz, o ayrı. Bu tür farklılıklar var dünyanın diğer Sofar’larıyla.

Yurt dışındaki birçok şehirde müzisyen akustik gitarını alıp çok basit bir teknik altyapı ve ekipman varken çıkıp şarkısını söyleyip inebiliyor. Biz ise 12 olmadan evde oluyoruz ve akşam 6’ya 7’ye yani konserin başladığı ana kadar kurulum ve soundcheck ile ortalama 6 saatimizi harcıyoruz. Sofar İstanbul dünyada 185 şehir arasındaki en popüler Sofar olduğu için müzisyenlerin kariyerleri anlamında bir kırılım olabiliyor, o motivasyonla da çok kalabalık geliyorlar ve ciddi bir sahne kuruluyor. Gitgide de bu altyapı ve sahne gereksinimleri büyüyor, beklenti artıyor, işimiz zorlaşıyor. Böyle bir fark da var diğer şehirlerle.

2015_1128_213306

Bugüne kadar bir Sofar Sounds konserinde karşılaştığın en ilginç olay neydi? 

Çok fazla vardır ama 1. yıl partisinde mekan ev değilken, yerde halı yokken ve yere oturulacak bir ortam hiç yokken hoş geldiniz konuşmam başladığı anda herkesin meksika dalgası efektiyle yere oturuşunu unutamıyorum. Sağ olsunlar.

Bugüne kadar Sofar Sounds sayesinde öğrendiğin en ilginç şey neydi?

Öğrendiğim en ilginç şey yazdığı sözlere, bestelediği şarkılara bakarak hiçbir insanın aklımdaki gibi biri olduğu kanısına varmamam gerektiği. Daha romantik bir yanıt bekliyor olabilirsiniz ama yalan söylemek istemedim.

2015_1031_202636

Sence müzik endüstrisinin bağımsız müzisyenlere olan bakışı Türkiye ve Türkiye’nin dışında nasıl farklılıklar gösteriyor?

Müzik endüstrisinin bağımsız müziğe bakışını sıkıntılı bulmuyorum açıkçası, endüstriler kendi çıkarını gözeterek ve hesaplarla büyür. Şu an o hesabı yukarı çıkaran şey bağımsız müzik mesela, gerçekten ‘çok bağımsız’ dediğiniz müzisyen ayda 4-5 konser verebiliyor şu an. Ha bağımsızlık konser verememek mi demek tabii ki o bağlamda söylemiyorum. Bağımsız müzik plak şirketleriyle alakadar bir konu aslında, sadece ismi öyle kalmış bir şekilde ‘müzik türünün’. Ben endüstrinin onlara değil, bağımsız müzisyenlerin bağımsız müziğe ve endüstriye bakışının değişmesini isterdim. Para kazanmaktan, para kazandığının bilinmesinden, müzik projelerinin para kazanmasından, marka işbirliklerinden, bilet fiyatından korkan bir müzisyen profili var, yaptıkları şeyin ne kadar kıymetli olduğunu görmediklerinden bahsetmiyorum, sadece yargılanmaktan korkunun büyük olduğunu düşünüyorum. Halbuki eğer markalar sponsorluk yapıyorsa ne değerliyse ona yapsın, organizatörlerin gözü buraya çevrilsin, projeler ve müzisyenler destek alsın, bundan doğal bir süreç yok.

Türkiye ve Türkiye dışındaki farklılıkları saymakla bitmez tabii ki. Her şeyden önce insanların kendi gibi olan insanlara olan zulmünün ve önyargısının bitmesi gerek, ardından herkes bağımsız müziğin artık belirli bir ölçekte de olsa popüler müzik olduğuna alışacaktır.

2015_1031_164124

Bu aralar seni sabırsızlandıran, merakla beklediğin etkinlik nedir?

SXSW 2016’ya gitmeyi bekliyorum. Benim Mekke’mdir.

Kendi mahallende ya da en çok zaman geçirdiğin semtte en son açılan mekanlardan nereyi önerirsin?

Mahallem Teşvikiye ve en çok zamanı burada geçiriyorum zaten. Yeni açılan mekanlar arasında Kruvasan ve Kruton var. En son açılanlardan hiçbir yeri özellikle tavsiye edemiyorum çünkü ezber dekorasyonlardan ve konsept mekanlardan açıkçası bıktım. Başta biz de destekledik ama sonra çok bozdu. Cihangir’de Greecology diye yeni bir mekana gittim ve yunan usülü damla sakızlı muhallebi gibi bir şey yedim, çok iyiydi. Mekanları işletmecilerine göre değerlendirdiğim için o mekanı puanlayamıyorum, tanıyacak fırsatım olmadı.

En son hangi…

…filmi izledin? Amy

…albümü dinledin? İşim gereği her akşam mesai gibi albüm dinliyorum, kendi rızamla açıp dinlediğim albüm ise Ezgi Aktan’ın yayınlanmak üzere olan albümü, Sofar için keşfettim onu, bir Birsen Tezer hayranı olarak müziğini, sesini, edasını çok seviyorum. Ada Müzik’ten çıkacak albümü.

…kitabı okudun? Dare To Dissapoint, Sade ve Kedittin Direniş. Aynı anda aldım aynı anda başladım, hangisi sararsa ilk o bitecek.

…konsere gittin? Ben olmuşum konser, geçen Cumartesi Sofar’a gittim :) Ondan önce en son Adamlar ve Duman’ı izledim.

…sergiyi gezdin? Geçen ay MoMA’daki tüm sergiler. Kaçırmadan şimdi SSM’deki Zero’yu ziyaret edeceğim.

…şehri keşfettin? P-O-R-T-L-A-N-D!

unnamed

Aşağıdaki durumlar için İstanbul’daki mekan önerilerin/tercihlerin neler olur?

İlk Date: Mekan öneremem bunun için, en iyisi konsere gitmek birlikte. Birbirinizden başka odaklanabilecek bir şeyler lazım.

Pazar Kahvaltısı: Kesinlikle Kahve6, Cihangir.

Rakı-Balık: Rakı kısmını es geçeceğim özür dilerim, en sevdiğim balıkçı Sarı Osman, Karaköy’de bir balık tezgahı. Kendisi bir CEO.

İtalyan Mutfağı: Dışarıda yemek yediğimde İtalyan mutfağı olmalı, uzak doğu mutfağı olmalı diye hesap yapan biri değilim, böyle bir klasörüm yok bilgiyi çağıramadım. Ama gittiğim yerlerde İtalyan usülü bir şey yiyeceksem Mis Pizza ve Juno’yu beğeniyorum.

Arkadaşlarla Kahve: Den Cafe, Nişantaşı.

İş Toplantısı: Allah ne verdiyse orada toplantı yapıyorum, ben seçiyorsam Cihangir’deki Journey olabilir. Soho House üyeliğim bitmeden üyeliğimi göstermek için orada toplantı yapabilirdim ama yeri ters. Teşvikiye’de masası geniş, içerisi az kalabalık neresi varsa orası ve tabii ki plazaların 10. katları uğrak toplantı mekanlarım.

Dans: Dansa giden biri değilim evde kimse yokken salonda dans ederim.

2015_1128_200259

Senin hakkında pek bilinmeyen 3 şey söyler misin?

_Hayatımda en sevdiğim şey ikinci el bir şeyler keşfetmek, ve kendiminkileri satmak.

_Yüzünü ve elini o an görüyorsam karşımdaki kişi burnuna dokunduğunda ben de kendiminkine dokunuyorum. Tik.

_Tekerleği olup da sürmesini bildiğim tek şey süpermarket arabası.

1

Sanal ortamda seni nerelerden takip edebiliriz, dışarıda seninle nerelerde karşılaşabiliriz?

https://twitter.com/edademir

https://www.instagram.com/edademir/

https://www.facebook.com/edademir

http://edademir.tumblr.com/

%80 Teşvikiye ve %20 Cihangir. Genelde evimin etrafındayım evden çalışan biri olduğum için.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?