Güzel işler yapan güzel insanlarla tanıştım ve bunu sizlerle paylaşmazsam olmazdı! Nedir bu Foodback? Ek Biç Ye İç’i diğer mekanlardan ayıran şey nedir? Yemyeşil, sağlıklı bir yazı olduğuna inanıyorum…

Geçenlerde Taksim’de bulunan Ek Biç Ye İç’te yapılan Atıksız Mutfak Atölyesi’ne katılmıştım. İyi ki de katılmışım! Ne güzel şeyler öğrendim. Hem Ek biç Ye İç’i, hem de Foodback’i, bilmeyenleriniz için bu yazımda anlatmak istedim.

Atölye için gittiğimde ben de ne daha önce Ek BiçYe İç’e gelmiştim, ne de Foodback’i duymuştum. İçeri girince önce Tuğçe’yle tanıştık. Kendisine Foodback ile ilgili sorularımı sordum. Çünkü hem geldiğim atölyede neler anlatılacağına dair bir bilgim yoktu, hem de Foodback’in ne yaptığını hiç bilmiyordum.

Öncelikle Tuğçe kimdir ve ne yapar’ı anlatmak istiyorum sizlere;

Tuğçe Ergün Cireli, Imperial College’da girişimcilik üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra Türkiye’de kendi işini kurmak için çok heyecanlanmış olsa da, ilk hikayesinde istediği başarıyı yakalayamamış. Bunun üzerine hayatına daha önce yaşamadığı türden sinir ve stres ile alakalı bir takım hormonel problemler girmiş. Aslında her şey, Tuğçe için bu problemlerle başlayan bir yolculuk. Bu problemleri yaşadığı dönemde Türkiye’nin dört bir yanında iyi gıdaya ulaşmak için çabalamış. Cornell Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği Plant Based Eating sertifika programını bitirmiş ve böylece zaten ilgilendiği bu alanı tam anlamıyla keşfetmeye başlamış. İşin içine iyice girdikçe de gıdanın iyileştirici gücüne hayran kalmış. Tüm bunların akabinde 6 ay içerisinde kendisini yoga, meditasyon ve iyi gıda ile ilgili daha da iyileştirip geliştirdikten sonra bu konuda bir şeyler yapmaya karar vermiş.

Tuğçe’nin 2015 yılında başlayan gıda girişimciliği yolculuğu, OCHI markası ile Caffe Nero’larda sağlıklı atıştırmalıklar satarak başlamış. Ocak ayından beri “SAF” markası için leziz ve fonksiyonel atıştırmalıklar hazırlayan Tuğçe, Eylül ayında raflarda olacak yeni seri için oldukça heyecanlı gözüküyor!

“Yemek yapmayı, yedirmeyi ve iyi gıdayı anlatmayı çok seviyorum” diyen Tuğçe’ye ben de bol şans diliyorum. Açıkçası ben de çok heyecanlandım, denemek için yeni seriyi bekliyorum! :) Sosyal medya hesaplarını da hemen şuraya bırakayım; @ochifood sayfasından Tuğçe’nin tariflerini, @safnutrition.co sayfasından da ürünlerini görebilirsiniz. Son olarak @impacthubist sayfasından da tüm aktiviteleri takip edebilirsiniz.

Foodback

Şimdi gelelim Foodback’e, nedir bu Foodback? Ne yapar, tam olarak bileniniz var mı? Umarım duyanlar duymayanlara göre daha fazladır. Ey bilmeyenler! Gelin beraber öğrenelim…

“FOODBACK” tarım ve gıda girişimcileri için kurulmuş bir inovasyon ve network platformu. 2018’in başından beri European Innovation and Technology (EIT) Food tarafından desteklenmeye başlayan Foodback, EIT Food İstanbul olarak da görev yapıyor. 2017 yılında Impact Hub ile beraber gıda ve tarım dikeyinde sosyal bir etki yaratmak isteyen girişimcileri bir araya getirmek ve sektör liderleri ile buluşturarak kapasite geliştirici etkinlikler yapma planıyla ortaya çıkıyor.

Aslında her şey; Türkiye’nin, dünyanın en büyük tarım ülkelerinden biri ve büyük bir gıda sanayisi olmasına rağmen bu sektörde girişimcilik potansiyelinin artmadığının görülmesi ve bunun üzerine sosyal girişimcilerin etkisi ile daha iyi gıdaya ulaşmak isteyen, daha transparan bir gıda ve tarım isteyen halkın isteklerine cevaplar yaratılabileceği düşüncesiyle başlıyor. Bunun üzerine, birçok probleme (gıda atığı, iyi ve güvenilir gıda, akıllı tarım vb.) çözüm bulmak isteyen özellikle üniversite öğrencileri ve gönüllüler, düzenlenen etkinliklere, girişimleriyle beklenenden de yüksek bir katılım göstererek sürece dahil oluyorlar. EIT Food’un programları ve gücü sayesinde üniversiteliler, devlet görevlileri ve girişimciler birlikte çözüm yaratabilmek için aynı platformda bir araya gelme fırsatı buluyorlar.

EIT Food, sahip olduğu 400 milyon Euro’luk Avrupa fonu ile 13 gelişen Avrupa ülkesinde tarım ve gıda girişimciliğini büyütmek istiyor. Foodback de EIT Food’dan aldığı destek ile, ülkemizde inovasyon odaklı çalışan girişimcilere fon dağıtıyor, girişimcileri Avrupa’daki hızlandırma programlarına gönderiyor ve onları kurumsal firmalar ile bir araya getiriyor.

18-19 Eylül tarihlerinde Demo Day etkinliği yapacak olan Foodback, 13 Avrupa ülkesinde gerçekleşen yarışmaya katılan 12 Türk girişimcisine, ilk gün sektörün liderlerinden eğitim alma şansı, ikinci gün ise jürinin karşısında 3 dakikalık bir sunum yapma fırsatı sunacak. Birinciye 10.000 Euro, ikinciye de 5.000 Euro verilecek. İlgilenenler için; 19 Eylül’deki etkinliğin kapısı herkese açık!

Başvuru ve süreç ile ilgili detaylı bilgi almak için tıklayın.

Ekim ayında Food Awareness Day düzenleyecek olan Foodback; sektör paydaşlarının, girişimcilerin ve kurumsal firmaların bir araya gelip belli konular üzerinde tartışabileceği, birbirlerinden ilham alabilecekleri bir etkinlik düzenleyecek. Sonraki aylarda ise etkinliklerine Impact Hub İstanbul’da paneller düzenleyerek devam edecek. Bu etkinliklerin hepsine ilgilenenleri bekliyorlar. Foodback etkinlik detaylarını @foodback.co ve @impacthubist hesaplarından takip edebilirsiniz.

Sevgili Tuğçe’yi böyle güzel işler yaptıkları, genç girişimcileri ve güzel fikirleri bu denli destekledikleri için kendi adıma takdir etmek istiyorum! Böyle güzel işler yapan insanlarla tanışmak, onlardan bu fikir ve işleri dinlemek gerçekten çok güzel hissettiriyor. Başarılarınızın devamını dilerim Tuğçe!

Ek Biç Ye İç

Şimdi biraz da Ek Biç Ye İç’ten bahsetmek istiyorum. Ek Biç Ye İç’in genel koordinatörü Aycan Tüylüoğlu sizler için bu mekan hakkındaki tüm soruları yanıtladı. Ek Biç Ye İç’in ilk kurumsal görünürlüğü 2013’teki 2. İstanbul Tasarım Bienali’nde yaptıkları EK Biç Kütüphanesi yerleştirmesi ve onun çevresinde düzenledikleri etkinliklerle oluyor. Ek Biç Ye İç bir kişinin fikri olmaktan çok, sürdürülebilirlik konusunda düşünen ve artık bu konuda bir şeyler yapma ihtiyacı duyan genişçe bir grubun aynı zamanda, aynı yerde olmasıyla ortaya çıkıyor. İyi ki!

Peki, nedir bu mekanı diğerlerinden ayıran özellik? Öncelikle burası, İstanbul gibi mega şehirlerde sağlıklı, keyifli ve sürdürülebilir bir hayat kurgulamanın tekniklerini çözmek için kurgulanan bir oluşum. Bu ekip bunu bir mekandan ziyade, sosyal bir girişim olarak görüyor aslında. Kesinlikle de öyle! “Yaşadığımız yerlerde gıdamızı üretebilmenin farklı yöntemlerini denemek, üretmeyi öğrenerek tüketim odaklı şehir yaşamının kısır döngüsünden kurtulabilmek ve bu süreçte öğrendiklerimizi ilgilenen herkesle paylaşabilmek için yapıyoruz bu işi” diyor Aycan.

Kurulduğundan bu yana insanlardan gördükleri ilgi ve alakayı soruyorum, acaba gelen tepkiler nasıl, sevilmiş mi bu iş diye. “Bazen o kadar güzel geri dönüşler alıyoruz ki yanaklarımız kızarıyor” diyor Aycan. “Bir avuç insanın gönlüne bir ferahlık getirebildiysek, zihinlerinde bir umut ışığı yakabildiysek ne mutlu bize!” diye de ekliyor. Amaçları her şeyi ellerinden geldikçe iyi yapmak… Buranın deneysel bir yer olduğunu hatırlatıyor Aycan, “başarısızlıklarımızdan bir şeyler öğrenebildiğimiz sürece daha güzel yerlere gidebiliriz.” Ona katılmamak mümkün değil. İşlerini severek yaptıkları ve yaptıkları tüm bu çalışmaları insanlarla paylaştıkları için ne kadar mutlu oldukları yüzlerinden ve enerjilerinden o kadar iyi anlaşılıyor ki! Yapıcı eleştirilere açık olduklarını, bu işin arkasında motivasyonu yüksek, güzel bir ekibin olduğunu da vurguluyor kendisi.

Gümüşsuyu’nda bulunan cafe’lerinde benim katıldığım tarzda etkinlikler sık sık oluyor mu diye soruyorum Aycan’a; ekip biçmek isteyenlere yönelik; şehirde kendi gıdanı yetiştirme, toprak, mikroyeşillik yetiştirme ve daha pek çok yeme içmeyle de alakalı (probiotik turşu, kombucha, kefir vb. gibi) konularda uzman kişilerin verdiği atölye çalışmalarının olduğundan bahsediyor. Bunun yanı sıra yine konusunda uzman kişileri davet ederek, sürdürülebilirlik, iklim, enerji, ekolojik mimari gibi konularda söyleşiler gerçekleştiriyorlarmış. Haberdar olmak isteyenler sosyal medya hesaplarından takip edebilir ya da mail listelerine eklenerek yaptıkları/yapacakları etkinliklerle ilgili bilgi verdikleri aylık bülteni edinebilirler.

Ek Biç Ye İç’in sabit bir menüsünün olmadığını da hatırlatmak isterim bilmeyenler için. Kimyasal herhangi bir şey kullanmadan, her şeyi mevsiminde servis eden ve tüketen bir mekan diyebilirim. Glutensiz veya vegan beslenenler için de çok güzel bir detay burası! Kolajen takviyesi için kemik suyu ya da immun sistemini desteklemek için buğday çimi suyu içmek için de gidilebilir…

Bunların yanı sıra burayı sevmemin bir diğer nedeni ise, mutfakta çalışırkenki “atık” anlayışları oldu sanırım. Her atığın çöp olmadığı, atık olarak düşünüp çöpe attığımız birçok şeyi aslında ziyan ettiğimizi fark ettim. Maydonuzun sapı, soğanın kabuğu derken çöpe giden şeylerden aslında neler neler yapılabiliyormuş, burada görmüş oldum. Soyulan her şeyin kabuğunu kullanabileceğinizi de ekleyeyim. Özellikle çorbalarda, salatalarda, hatta tatlılarda bile kullanılabilirmiş. Daha önce denememiş olanlar için denenecekler listesine eklenebilecek bir tavsiye! Mekanın aşçısı olan Fırat Canik, her sebzeyi ve meyveyi de mevsiminde yemenin önemini vurguluyor.

Ek Biç Ye İç’in Akmerkez’in terasında da içinde 8 yükseltilmiş yatağın, 1 adet akuaponik, 2 adet hidroponik sistemin bulunduğu; bir mandala bahçesi, yağmur toplama sistemi, kış bitkileri için bir sera, 6 kompost ünitesinin bulunduğu, bunların yanı sıra da kuş yuvaları ve bir böcek otelinin yer aldığı sevimli mi sevimli ve son derece titiz çalışılan 750 metrekarelik bir tarım alanı bulunduğunu da hatırlatmak isterim. Tarımı şehrin tam ortasına getirmişler, ne de güzel yapmışlar!

Sorularımı yanıtladığı için Aycan’a ve mutfakta sürdürülebilirlik hakkında verdiği çok güzel tavsiyelerinden dolayı Fırat’a teşekkür ederim. Sosyal medya hesapları olan @ekbicyeic‘den daha detaylı bilgi alabilir ve gelecek etkinlikler için beklemede kalabilirsiniz.

Böyle güzel bir yerle tanıştığım ve böyle güzel işlerin yapıldığına şahit olduğum için çok mutlu oldum. Yapmış olduğunuz ve daha nice yapacak olduğunuz güzel işler için şimdiden size teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim sevgili Ek Biç Ye İç ekibi! :)

İlginizi çekebilir: Lisya Kalma’dan Narköy

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN