Pazartesi sabahları bir türlü yataktan çıkamayan bedenimizi tatillerde sabahın beşinde ayağa diken tek sebep keşfetme arzumuz değil mi? Yine böyle bir sabah muson yağmurları yağıyor, Phuketteyiz. Resepsiyondan bizi bir fil barınağı olan Elephant Jungle Sanctuary’e götürecek aracın hazır olduğu telefonu geliyor. Bu sabahın ilk misafiri biziz. Daha önce hiç tecrübe etmediğim yanları açık araçta kıvrıla kıvrıla bu kocaman adanın yollarında ilerliyoruz. Her uğradığımız otelde bize katılan dünyanın farklı yerlerinden gelen turistlerle harika bir sabaha başlıyoruz. Araç yemyeşil ormanlara girdiğinde henüz saat sabahın yedisi…

Vardığımız noktada ilgi çekici hiçbir şey yok, uzunca bir masanın etrafına toplanıyoruz ve barınağın temsilcisi bizlere barınakta yaşayan her filin hikayesini anlatmaya başlıyor. Kimi artık iş göremez olduğu için, kimi çok yaşlandığı için bir kenara atılmış. Fillerin arasından benim favorim, 2 yaşındaki minik yaramaz Choke’nin annesi Natalie. Yıllarca otellerde, şovlarda, sahillerde çalışmış, bir süre dik yokuşlarda taşımacılık yapmış, 2004 yılında yaşanan tsunamide yaralıların kurtarılmasına yardım etmiş. Belki bu yüzden aralarında insanlarla iletişimi en kuvvetli olan Natalie. Onlara nasıl davranmamız gerektiğini, nasıl besleyebileceğimizi, zarar vermememiz için dikkat etmemiz gerekenleri dinliyoruz. Sonrasında ekipten sesler yükselmeye başlıyor. Oturduğumuz noktadan yukarıya doğru baktığımda 6 tane kocaman, 1 tane de yine bana göre kocaman ama aralarında en ufak olan filin bakıcılarıyla birlikte bize doğru yürüdüğünü görüyorum. İşte benim o ormanın ortasından asla ayrılmak istemediğim anlar tam olarak burada başlıyor.

Koşarak yanlarına gidiyoruz, bakıcıları adeta bebek gibi gözlerinin içine bakıyor. Önce ellerimizi her türlü kremden, kozmetikten arındırıyoruz. Sonra teker teker kovalardan mısır, ananas, şeker kamışı alıp onları beslemeye başlıyoruz. Derisi, dokunduğunuzdaki sert yapısı, tüyleri hiç hayal ettiğim gibi değil ama tabii hissettirdikleri de tahmin edebileceğimden çok öte. Hepimizin şaşkın bakışları arasında binbir çeşit oyunla ve ustalıkla elimizdeki yiyecekleri midelerine götürüyorlar. Bu anların çekildiği ilk fotoğraflarda aramızdaki mesafe açık, elimden mısırı kaptığı andaki yüz ifadem şaşkın. Birbirimize ısınmamız Natalie’nin daha fazla şeker kamışı için omuzuma bir öpücük kondurmasıyla başlıyor. Onların karnı bizim de ruhumuz iyice doyunca çamur banyosu yaptırmak için havuza doğru ilerliyoruz. Burada bizim yaramaz Choke kendini bir anda yere atarak hepimizi bir güzel çamura buluyor. Diğerleri de hortumlarına aldıkları suyu etrafa püskürterek eşlik ediyorlar ailenin bu en küçük üyesine. Benden onlarca kat büyük bir nefesle çamurun içinde iki çocuk gibi eğleniyoruz. Sanırım hepimiz kendimizi o sabah gözlerimizin içine sımsıcacık bakan fillerin insanları gibi hissediyoruz.

Çamur banyosu ve duştan sonraki aktivitemiz, Tayland’ın meşhur yemeği Pad Thai’nin nasıl pişirileceğini anlatan bir sunum ve ikram. Tatilde yediğim en iyi Pad Thai burada mıydı yoksa ben o an yaşadığım mutluluktan mı böyle büyük bir zevk aldım bilemiyorum ama asla aç kalmadığıma eminim. Yemek sonrasında herbirimize geleneksel bir tür kıyafet dağıtılıyor ve son kez fotoğraf çekerek vedalaşmak için dostlarımızın arasına karışıyoruz yeniden. Bu sefer hissettiklerim bambaşka, onlara dokunmadan, bir yerlerde zarar görmüş kocaman bedenlerini öpmeden duramıyorum. Veda vakti yaklaştıkça her birine son kez uzun uzun sarılıyorum. Daha önce böyle bir tecrübe yaşamadığıma eminim bir daha ne zaman olur onu da bilemiyorum. Bizim için verilen süre sona erdiğinde ve arabalara binip yine aynı kıvrımlı orman yolundan geri dönerken bir sonraki ziyaretimizi tüm gün ya da fillerle geçirilebilecek bir kaç gün olarak yapmayı planlıyorum.

Eğer yolunuz Tayland’a düşerse birden fazla bölgede bulunan fil barınaklarından birisini seçerek siz de yeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Aramızdan ilk kim giderse benim için de küçük bir öpücük kondurmayı unutmasın!

https://elephantjunglesanctuary.com

tripadvisor.com/ElephantJungleSanctuary

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN