Olivier Assayas imzalı Clouds of Sils Maria, Randevu İstanbul Film Festivali gösterimlerinin ardından 20 Aralık’ta vizyon filmleri arasındaki yerini aldı. Juliette Binoche’un tıpkı kendisi gibi dünyaca ünlü bir Fransız oyuncuyu canlandırdığı ve izleyenleri oyunculuk mesleği hakkında düşünmeye iten bu filmi fırsat bilerek oyuncunun 2000’li yıllardaki performanslarını hatırlamak istedik.

juliette binoche - clouds of sils maria 1

Kaliteli oyunculuk seven herkesi heyecanlandıran bir film Clouds of Sils Maria. Öncelikle başrolünde gerçekten inanılmaz bir oyunculuk sergileyen Juliette Binoche var. Ayrıca film zaten oyunculukla, tiyatro ve film endüstrisinin ilişkisi ve oyunculuğun felsefesiyle ilgili. Kristen Stewart ve Chloe Grace-Moretz’in performanslarının da Binoche’tan kalır yanı olmadığını söylemek gerek. Film, uluslararası üne sahip bir oyuncu olan Maria Enders’e gelen bir rol teklifiyle başlıyor: Oyuncunun kariyerinin başlangıç noktası kabul edilen bir oyunun 20 yıl sonra yeniden sahneye konuluşunda rol alması isteniyor ondan, fakat bu kez genç, tutkulu ve güçlü kadın rolünde değil, onun karşısındaki orta yaşlı, tükenmeye başlamış ve güçsüz kadın rolünde. Rolün kabul süreci, oyunun okuma provaları, genç rol arkadaşı ile tanışması ve asistanı ile olan ilişkileri her yönüyle bir oyuncu portresi çiziyor ve durmaksızın düşünmeye itiyor izleyiciyi.

juliette binoche - clouds of sils maria

Clouds of Sils Maria ile kariyerinin en güçlü oyunlarından birini ortaya koyan Juliette Binoche’un Michael Haneke’den Lasse Halstörm’e, Anthony Minghella’dan Abbas Kiarostami’ye birçok ünlü yönetmenle çalıştığı son yıllardaki 10 performansını bir araya getirdik.

Clouds of Sils Maria dışında bu hafta vizyonda bir başka Randevu İstanbul Film Festivali filmi Samba (Hayatımın Şansı), Peter Jackson’ın Hobbit üçlemesinin son filmi The Hobbit: The Battle of the Five Armies (Hobbit: Beş Ordunun Savaşı), Filmekimi filmlerinden, Shailene Woodley’nin başrolünde yer aldığı White Bird in a Blizzard (Karda Bir Beyaz Kuş), Hugh Grant’li komedi The Rewrite (Çapkın Profesör) ve yerli yapımlar Gittiler: Sair ve Meşhul, Rüzgarla Bir ile Vay Başıma Gelenler! İki Buçuk var.

***

En İyi Juliette Binoche Filmleri

Chocolat | 2000, Lasse Halström

Daha önce “Mevsimi Güzelleştirecek 10 Kış Filmi” listemizde, “Birçok insan için karşı konulmaz iki şeyi, çikolata ve Johnny Depp’i barındıran “Chocolat”, Joanne Harris’in romanından uyarlanmış. Fransa’nın dağlık bir bölgesindeki kasabaya kızıyla beraber taşınan Vianne Rocher’in hikayesini, açtığı çikolata dükkanını, onun ve dükkanının kasabayı nasıl değiştirdiğini anlatan film güzel kış tasviri ile mevsimi sevmenizi sağlayacak, çikolataları ve romantizmi ile de içinizi ısıtacak.” demiştik Chocolat için. Juliette Binoche’un Oscar ödülü kazandığı The English Patient’ın ardından tekrardan Akademi’nin radarına girmesini sağlayan bu film, kendisinin en iyi performanslarından birini barındırıyor aynı zamanda.

Code inconnu /Code Unknown | 2000, Michael Haneke

Çiftlikten şehre kaçan bir genç adam, Kosova’daki savaştan Paris’e yeni dönmüş bir başka genç adam, bir göçmen, bir dilenci ve ilişkisini yoluna koymaya çalışan bir kadın. Tüm bu insanların yaşamları, Paris sokaklarındaki bir dilencinin üzerine sinirle fırlatılan bir yemek artığı ile kesişiyor. Günümüz Avrupa sinemasının tartışmasız en iyi yönetmenlerinden Haneke’nin 2000′lerdeki ilk filminin kadrosunda Juliette Binoche da yer alıyor.

Le heuve de Saint-Pierre / The Widow of Saint-Pierre | 2000, Patrice Leconte

Aynı yılda üç filmde birden karşımıza çıkan Juliette Binoche’un diğer filmi ise 1849′da geçiyor. Bir Fransız kolonisinde adam öldürme suçuyla yargılanan ve giyotinle idama mahkum edilen bir adamın, giyotin ve celladın uzaklardan gelişini beklediği sürede geçirdiği dönüşümü konu alan filmde Binoche, bu adamın koruyucu meleği rolünü üstleniyor.

Caché / Hidden | 2005, Michael Haneke

Binoche’un Daniel Auteuil ile başrollerini paylaştığı Haneke filmi, hem iki oyuncusunun hem de yönetmeninin en iyilerinden. Parisli bir çift, kapılarına bir zarf içinde bırakılan ve içinde 7/24 evlerini gözetlediği belli bir kişi tarafından kaydedilmiş kamera görüntülerinin bulunduğu bir zarfla dehşete düşüyor. Zarf ve içeriği hakkında düşündükçe ve zarfın kaynağını araştırdıkça değişen ilişkilerini gözlemlemek ve filmin dinmek bilmeyen gerilimli yapısı Caché’yi bambaşka bir deneyim haline getiriyor.

Breaking and Entering | 2006, Anthony Minghella

Londra’nın saygın mimarlarından biri ofisine giren hırsızın peşine düşünce, yolu şehrin dışında yaşayan göçmenlerle kesiştiriyor. Onun hırsızın annesi Amira ile yakınlaşması, bize sağlam toplumsal gözlemlerle dayalı bir film bahşediyor. 2008′de kaybettiğimiz yönetmen Anthony Minghella’nın son filminde başrolleri Jude Law, Juliette Binoche ve Robin Wright paylaşıyor, Juliette Binoche The English Patient’tan 10 yıl sonra bir kez daha yönetmenle bir araya geliyordu.

Le voyage du ballon rouge / Flight of the Red Balloon | 2007, Hou Hsiao-Hsien

Paris’te, küçük bir çocuk ve Uzakdoğulu çocuk bakıcısının ortak hayellerini, dostluğunu ve şehrin sokaklarında gezen bir kırmızı balonu izlediğimiz film, 2000′lerin hatırda kalanları arasında yer alıyor. İlk kez Çinli bir yönetmenle çalışan Juliette Binoche, filmde tiyatro oyuncusu bekar anne Suzanne’i canlandırıyordu.

L’heure d’été / Summer Hours | 2008, Olivier Assayas

Clouds of Sils Maria’dan önce de Olivier Assayas ile çalışma imkanı bulan Juliette Binoche, yönetmenin en başarılı filmlerinden L’heure d’ete’nin başrolünde karşımıza çıkmıştı Annelerinin ölümünün ardından çocuklarının geçtiği küçük bir Fransız kasabasına dönmek zorunda kalan kardeşler, kendilerine miras kalan ev ve eşyalar ile çocukluklarını kaybettiklerinin bilincine varıyor, annelerini ve değerlerini daha iyi anlıyordu.

Copie conforme / Certified Copy | 2010, Abbas Kiarostami

İran sinemasının ustalarından Abbas Kiarostami’nin 2010 tarihli filmi Copir conforme, “Sanat eserlerinin kopyaları, kopya olduğunu bilmediğimiz durumlarda, aslı ile aynı etkiyi yaratır mı?” sorusuna ve bu sorunun insan ilişkileri üzerindeki izdüşümüne cevap arıyordu. Toskana’ya kitabının tanıtımı için gelmiş İngiliz bir yazar ve Fransız bir kadının kesişen yollarının onları uzun felsefi diyaloglara sürüklüyor, bir soru yaşamlarında unutamayacakları bir güne ve deneyime dönüşüyordu. Juliette Binoche, filmin başrollerini İngiliz opera sanatçsı William Shimell ile paylaşıyordu.

Camille Claudel 1915 | 2013, Bruno Dumont

Fransız heykeltıraş Camille Claudel’in yaşamının büyük kısmını geçirdiği akıl hastanesindeki günlerine odaklanan filmde, ünlü heykeltıraşı Juliette Binoche canlandıryordu. Sanatçının tek tesellisi abisinden gelmesini beklediği mektuplar olurken, ağır koşullar, yalnızlık ve sanatından uzak kalmak onu günden güne bitiriyordu.

A Thousand Times Good Night | 2013, Erik Poppe

Juliette Binoche’un savaş fotoğrafçısı Rebecca’yı canlandırdığı film, bir fotoğrafçının ölüm tehlikesine rağmen mesleğinden uzaklaşamaması ve ailesi ile mesleği arasında kalmasını konu alıyordu. Binoche, filmin başrollerini Nikolaj Coster-Waldau ile paylaşıyordu.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN