Güzellik Tükenmişliği: Güzellik Algımız Bizi Yoruyor Mu?
Güzellik kavramının yıllardan beri kadının yükümlülüğü haline geldiğini ve aynı zamanda para kazanma aracı olarak görüldüğünü bir süredir çok daha net fark etmeye başladık sanıyoruz ki. Bitmek bilmeyen estetik ideallere uyum sağlama baskısı, mükemmellik arayışını birçok kadın için yorucu, maddi olarak zorlayıcı ve duygusal açıdan bunaltıcı hale getiriyor. Makyaj trendleri, cilt bakımı ritüelleri, fit olma zorunluluğu ve daha birçok “gerekli” olarak sunulan güzellik pratiği filmlere bile konu olacak kadar hayatımızın içinde artık. Bu sürekli koşturmacanın sonucu olarak, pek çok kişi kendini “güzellik tükenmişliği” olarak adlandırılan bir durumun içinde buluyor.
Bugün güzellik rutinleri bize genellikle birer öz-sevgi eylemi olarak sunulmaya devam ediyor: “Kendinizi şımartın”, “Kendinizi ifade edin” ve “Özgüven kazanın”. Ancak bir yerden sonra kadınlar için bu ritüeller keyiften çok bir zorunluluk haline gelmeye başlıyor. Sürekli bakım, bitmek bilmeyen randevular, kendini durmaksızın denetleme, ürün bombardımanı, hiç durmayan güzellik içerikleri ve sürekli değişen trendlere ayak uydurma baskısı, sayısız kadını tükenmiş hissettiriyor. Mükemmellik arayışının kişileri fiziksel, duygusal ve maddi olarak yıprattığı bir olgu durumuna geliyor. Eğer siz de bu selin ortasında kaybolmuş hissediyorsanız güzellik tükenmişliğinden mustarip olabilirsiniz.
Psikolojide tükenmişliğin ve herhangi bir türden zihinsel sıkıntının temel sebeplerinden biri, kişinin kendi koşulları üzerinde kontrol sahibi olmadığını hissetmesi olarak görülüyor. Eğer güzellik ritüelleri alışkanlık, beklenti veya toplumsal koşullanma nedeniyle yapılıyorsa ve içten gelen bir istekle gerçekleştirilmiyorsa, beynin ödül devreleri yerine stres yolları aktive olabiliyor. Instagram, TikTok gibi platformlar, estetik kaygılarımızı zaten uzun süreden beri doruk noktasına çıkarmış durumda. Filtreler, Photoshop ve yapay zeka ile düzenlenmiş görüntüler, gerçekçi olmayan bir güzellik standardı yaratıyor. Bu durum, bırakın kabul görmeyi, kendimizi yeterli hissetmemizi bile zorlaştırıyor.
Diğer yandan sürekli değişen trendlerle beraber, her ay yeni bir makyaj veya cilt bakımı trendi gündeme geliyor. Bir yıl önce popüler olan bir uygulama bugün demode olarak görülebiliyor. Bu değişim hızı, yetişme zorunluluğu hisseden bireylerde hem maddi hem de psikolojik baskı yaratıyor. Dahası kozmetik ve kişisel bakım sektörü artık milyar dolarlık bir endüstri. Markalar, ihtiyacımız olmasa bile bıraktığımızda eksik hissedeceğimiz ürünler yaratmaya devam ediyor. “Daha parlak bir cilt”, “yaşlanmayı geciktiren formül”, “mucizevi değişim” gibi birçok farklı vaatle sürekli yeni ürünlere yönlendiriyor, haliyle tüm bunlar da tükenmişlik hissini arttırıyor.
Daha kötü olan ise bu durum ilerledikçe hazırlanmanın yük haline gelmesi nedeniyle sosyal etkinliklerden kaçınma, görünümünüz ‘mükemmel’ olmadığında panik hissetme, kaygı, aşırı öz-farkındalık, depresyon ve evden çıkmak istememe gibi durumlar ortaya çıkabiliyor.
Nasıl çıkacağız bu tükenmişlik hissinden?
Güzellik rutininizde hangi uygulamaların size gerçekten iyi geldiğini belirlemek ve bunu tam bir farkındalık içerisinde yaparak başlayabilirsiniz. Kendinize sorun: “Bunu yapmak bana keyif mi veriyor, yoksa zorunluluk mu hissediyorum?” Gerçekten sevdiğiniz bakım ritüellerine odaklanın ve diğerlerini bırakmaktan korkmayın. Duyusal deneyime tamamen dahil olmaya çalışın – kokulara, dokulara ve hislere odaklanın. Örneğin; yüz yogası yapmak çok zahmetli olabilir ve size en iyi gelen uygulama olmayabilir. O halde bunu gerçekleştirmenize gerek yok. Belki yerine koyabileceğiniz şey nemlendiricinizi masaj yaparak sürmektir, hepsi bu.
Dijital detoks ile güzelliğinizi ifade etme biçiminizi kişiselleştirin
Sosyal medyanın, güzelliğin her şey olduğu bir ortam yarattığı kesin; güzellik standartlarına uyanlar platform, statü ve hatta finansal fırsatlarla ödüllendiriliyor. Artık çekiciliğimiz sabit bir gerçeklik değil, makyaj, estetik, filtreler ve düzenleme uygulamalarıyla sürekli manipüle edilebilen değişken bir unsur haline geldi. Sosyal medyada tükenmişlik ve yetersizlik hislerini arttıran hesapları takip etmeyi bırakın. Belki bir süre sadece keyifli aktiviteler yapan içerikleri inceleyebilir, güzellik dünyasından bir süreliğine uzaklaşabilirsiniz. Ne kadar zor olduğunu bilsek de arada dijital mola vermek, zihinsel yorgunluğu azaltabilir.
Güzellik, bir zorunluluk değil, bir oyun alanı olmalıdır. Renklerle oynayabilir, farklı makyaj teknikleri deneyebilir, hatta sadece kendinizi iyi hissettirdiği için tamamen makyajsız cildinize pigmentli bir farla tek bir nokta bile koyabilirsiniz. Hatta belki makyajsız dışarı çıkmayı da artık normalleştirmeye başlayabiliriz. Kuralları başkalarının koyduğu bir sistem yerine, kendi kurallarınızı belirlediğiniz bir alan yaratın.
Minimalizm ile birlikte gerçekçi standartlar belirleyin
Bazı zamanlar sadece güzellik standartlarını takip etmek değil, en basit güzellik alışverişleri bile bunaltıcı hale gelmiyor mu? O kadar fazla marka, o kadar fazla seçenek var ki, en basitinden bir maskara seçmek bile inanılmaz yorucu olabiliyor. Öte yandan kaç tane siyah maskara çeşidine ihtiyacımız olabilir ya da kaç farklı nemlendiriciyi cildimiz kaldırabilir? Bu anlamda, daha az ürün de aslında, daha az stres anlamına geliyor. Cilt bakımı ve makyaj rutininizi sadeleştirin, ihtiyacınıza göre gerçekten işlevsel olan ürünleri seçin. Az ama etkili bir yaklaşım hem zaman kazandıracak hem de ekonomik olarak rahatlatacaktır.
Medyada görülen güzellik imgelerinin çoğunun gerçek olmadığını da kendinize hatırlatın. Vücudunuz ve cildiniz, sosyal medyada filtrelenmiş karelerle aynı olamaz ve olması da gerekmez. Her gün makyaj yapmak zorunda olmadığınız bir rutin düşünün, dışarı çıkma rutininiz çok daha stressiz olabilirdi. Gerçek şu ki, kimse her gün filtrelerdeki gibi ya da bir dergi kapağından çıkmış gibi görünmüyor, bu standartlara ayak uydurmaya çalışmak asıl yorucu olan şey. Kendinizi en iyi hissettiğimiz haliyle kabul etmek, tükenmişliği azaltmanın en önemli adımı.
Kapak Fotoğrafı: unsplash/@see-plus
İlginizi çekebilir: Beauty Magger’dan Makyajsızlığın Yükselişi

Beauty Magger 











Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!