Çok bekledik, özledik ve yaz sonunda geldi çattı. Öyle bir deniz, güneş, sıcak özlemiymiş ki hemen ilk günlerinde Yunanistan’da buldum kendimi. Daha önce Kavala ve Selanik’i ziyaret etmiş, hatta maggerla da bu yazım sayesinde tanışmıştım. Bu kez Halkidiki’deydim…

halkidiki 1

Hazır tatil planlarına sonradan dahil olmaya bayılıyorum. Her şey düşünülmüş, seçilmiş oluyor; banaysa sosyal medya mecralarında gideceğimiz yerin fotoğraflarına bakıp deliler gibi heveslenmek kalıyor. Halkidiki, bugüne kadar gittiğim yerler arasında en çok merak ettiklerimdendi diyebilirim. Biraz bahsedecek olursam;
Halkidiki, Yunanistan’ın kuzeyinde bir yarımada. Orta Makedonya bölgesine dahil bir il. Ege Denizi’nin kuzeyinde ve üç parmaklı el gibi bir görünümü var. Kassandra, Sithonia ve Atos bunlar. Atos 3.ayak ve bu kısma dini sebeplerden ötürü yalnızca erkekler girebiliyor, o da özel izinle.

halkidiki 2

Beş ilçeye bölünen Halkidiki’de (Aristotelis, Kassandra, Nea Propontida, Polygyros ve Sithonia) biz ilk olarak Kassandra’daki Polychrono bölgesine gitmeyi tercih ettik. Burası küçük bir köy gibi. Bana biraz Ayvalık’ı anımsattı. Buranın en turistik bölgelerinden bir tanesi ve oldukça kalabalıktı diyebilirim. Denizin rengi, insanların sıcaklığı, bir yandan evinizde gibi hissederken bir yandan da bu kadar uzaklarda olmak harika hissettirdi ama her şeyden önce kaldığımız otelin çok doğru bir seçim olduğunu söyleyebilirim. Sadece 4 odaya sahip olup, her bir odada ayrı konsepti ve titizliği bulabileceğiniz Flegra Beach Boutique Apartments’ı şiddetle tavsiye ederim. Odalardaki manzara enfesti. Çalışanlar ve otelin sahibi de öyle misafirperverdi ki akşamları da hemen altındaki tavernada yemek yemeyi tercih ettik. İlk gün yorgunluğumuzu atıp koşarak suya girdikten sonra, Yunanistan klasiklerinden incecik kabak kızartmaları ve meşhur yunan birası Mythos eşliğinde keyif yaptık.

halkidiki 3

Akşam yemeğinin ne denli harika olabileceğini gelen kokulardan anlamıştım; ama bu kadarı fazlaydı! Kızartmalar, greek salad, kalamar, karides ve diğer deniz ürünleri fazlaca lezzetliydi. İlk gece heyecanıyla menüdeki çoğu şeyi masada görmek istememizi anlayabiliyorum; ancak bu kadar uygun fiyatlarla karşılanacağımızı tahmin edememiştim. Kendi ülkemizde böyle bir masaya neler ödeyebileceğimizi bir düşünün. Dolayısıyla Yunanistan’ın bu konuda da büyük bir avantajı mevcut. Ne yersen ye o masadan inanılmaz paralar ödeyip kalkmamak çok güzel.

halkidiki 4

Bu arada belirtmeden geçmeyeyim, otelde kahvaltı da çok güzeldi. Yemek kültürümüzdeki yakınlık burada da kendini belli ederek, sabahı laz böreği ve enfes peynir çeşitleriyle geçirmemizi sağladı.

halkidiki 5

Son gün Neos Marmaras tarafına gitmeye karar verdik ve yola koyulduk. Halkidiki’nin bu kısmında (Sithonia) Sarti’ye doğru devam ettik. Burada karşılaştığımız deniz de sakin ve berraktı. Özellikle sabah erkenden kalkıp denizin keyfini çıkarmak, biralarımız ve yunan kahvelerimiz eşliğinde deniz kenarı kitap okumaları en güzeliydi.

halkidiki 6

 

halkidiki 7

Bana sorarsanız bir kez daha gidersem daha çok Polychrono bölgesini tercih edebileceğimi söyleyebilirim; ama Sarti de oldukça huzurluydu diyebilirim. En son Kavala’ya uğrayıp, balığımızı yiyip eve doğru yola çıktık. Yunanistan’ın büyüsü çok farklı gerçekten. Özellikle Halkidiki’ye mutlaka gitmenizi öneririm!

halkidiki 8

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Naz ne güzel yazmışsın, kalemine sağlık! Umuyorum ki biz de Ağustos sonu yapacağız bu programı; Halkidiki veya Thassos yapmayı düşünüyoruz. Bakalım :)

  2. Bütçe olarak ortalama ne ayırmalı bu kaçamak için, kalemine sağlık :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?